- Kategori
- Güncel
AB'nin şark kurnazlığı
Papodopulos'un son mesajı biraz karambole geldi.
Adam diyor ki "AB'nin son kararı kabul edilemez."
Biliyorsunuz geçen hafta Sarkozy'nin çığırtkanlığını yaptığı bir komite Türkiye'nin AB işini zora soktu.
Aslında iki cesur kişi var. Birisi Sarkozy diğeri Merkel. Bunlar gerçekleri açık açık söylüyorlar. "Yok kardeşim, bu kapıda boşuna beklemeyin. Size buradan ekmek yok."
Diğerleri ise kapalı kapılar ardında aynı şeyleri mırıldanıyor ama ticari kaygılarından dolayı yüzümüze karşı umut dolu ifadeler kullanıyorlar.
Bir elma ağacı düşünün. En tepede Merkel ve Sarkozi var. Diğer dallarda AB'nin öteki üyeleri. Bir çocuk ise ağaca doğru tırmanıyor fakat Sarkozi ve Merkel elmalarla öyle vuruyor ki çocuk her defasında aşağıya düşüyor. Çocuk (Türkiye) asla pesedecek birisi değil. Hatta "şu ağaca bir çıkarsam ben biliyorum yapacağımı" diye de mırıldanıyor. Burada ilginç olan şey küçüklerin büyükleri kullanması.
Papadupulos da bunlardan biri. Konuşmasından şunu anlıyoruz.
Sakın ola ki Türkiye'ye "seni AB'ye kesinlikle almayacağız" demeyiniz. "Sürekli umut veriniz ki bu büyük ülke başka limanlara yelken açmasın. "
Bir alman profesörün sözünü hatırlayınız.
"Türkiye cumhuriyeti dev bir çınardır. Ne fazla su verilerek büyüsün, ne ne de az su verilerek kurusun."
Rumlar, yunanlılar ve diğerleri.. bu yöntemi temel strateji olarak kullanıyorlar.
Türkiye hep uslu çocuk rolü oynuyor. Güvercin. Başka alanlarda olduğu gibi burada da bir türlü şahin olamıyor.
Oysa şöyle yapabilir:
Genel Kurmay'ın sitesine bakınız. Aman Allah'ım! Türkiye mülteci köprüsü. Geçen geçene.
Bu, Türkiye için iyi bir koz. İpleri gevşetirseniz mülteciler öte tarafta yığılmaya başlar. Yunanistan ve batı ciyak ciyak bağırır.
Türkiye bunu kullanmalıdır.
Diğer bir koz ise uyuşturucu kaçakçılığı.
Türkiye öyle bir noktada ki, uyuşturucu borsası gibi fiyatta belirleyici olur. İsterse Paris'te uyuşturucu fiyatlarını yirmiye katlar, isterse dip yapar.
Bunu perde arkasından gerçekleştiren güce ne Sarkozy dayanabilir ne de diğerleri.
Politika risk alma sanatıdır. Hile ve kurnazlık politikanın kardeşidir. Birleşmiş milletler bile kimlerin oyuncağı oluyor, hep birlikte izliyoruz. İçi entrika dışı etikle sıvanmış duvar gibi..
Bu duygu insanoğluna var olduğu günden itibaren verilmiştir. Nuh tufanı inanmayanların aldatılmasıdır.
Hira mağarasındaki örümcek olayı da öyle. Burada mücadelede hilenin rolü anlatılmak istenmiştir.
Ama bu yöntemi başkaları çok iyi kullanıyor biz kullanamıyoruz.
Piyer Lermit'in "Hurra , Kudüs elden gidiyor..Haydi öl ve cennete git..."sözleri haçlı savaşlarındaki hile yöntemidir.
Sarkozy'nin Kaddafi'yi sarayda ağırlaması, ona özel bir önem vermesi! sonuçta 10 milyar Avroluk uçak, tank vs. satması hile ve aldatma yöntemidir.
Kısaca Türkiye Madagaskar cumhuriyeti değildir. Şeytanların cirit attığı bir coğrafyada ağaca tırmanmaya kalkarsan adamı iç ederler. Kimi yerde şahin, kimi yerde timsah olmalıdır. Fakat güvercin, asla...