​ ABD, Türkiye'de, "imam-vali" ve "imam-bürokrat"lardan oluşan bir yönetim istiyor - 2 / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '15

 
Kategori
Siyaset
 

ABD, Türkiye'de, "imam-vali" ve "imam-bürokrat"lardan oluşan bir yönetim istiyor - 2

ABD, Türkiye'de, "imam-vali" ve "imam-bürokrat"lardan oluşan bir yönetim istiyor - 2
 

Bu ziyaretin amacı, Fethullah Gülen'in Türkiye'deki İslam liderliğini dünya çapında bir konuma getirmek. Buluşmayı organize eden de ABD'dir.


FETHULLAH GÜLEN ABD TARAFINDAN RESMEN GÖREVLENDİRİLİYOR...FETFULLAH GÜLEN DE, "İMAM-VALİ" VE "İMAM-BÜROKRAT"LARIN YETİŞTİRİLMESİ İÇİN "ALTYAPI"YI  HAZIRLAMAYA BAŞLIYOR...

ABD, FETHULLAH GÜLEN'İ HEM GÖREVLENDİRİYOR VE HEM DE ULUSLARASI ALANDA ONU PARLATIYOR...

Görevlendirme....

Rusya dağıldıktan sonra,  ABD'nin, Orta Asya, Kafkaslar ve Ortadoğu coğrafyasına uzanması ve buralarda, çıkarlarına uygun siyasal, toplumsal ve kültürel etkinlik göstermesi için, bölgede fazla tepki  görmeyecek bir köprüye ihtiyacı vardı.

Bu iş için en uygun ülke, öteden beri Doğu-Batı arasında  bir köprü olduğu söylenen Türkiye idi...Türkiye, hem geleneksel hem de Batı yanlısı modern yapısıyla bölge ülkelerine örnek olabilirdi. Ayrıca, Türkiye'nin bu yapısıyla bölge ülkelerine sağlayabileceği sosyokültürel uyum, Türkiye ile onları birbirlerine daha sıcak bir temasla bağlayabilirdi.

Bunun yolu da eğitimden geçiyordu. Özellikle ABD'nin parasal yardımları ile başlatılan eğitim atılımlarının başına lider olarak, o sıralarda Türkiye'de Ilımlı İslami bir kimlikle tanınan; ama siyasal İslam'dan uzak görünen, politikaya karışmayan izlenimin veren ve halk tarafından sevilen Fethullah Gülen getirildi...

Uluslararası alanda parlatma...

ABD, Fethullah Gülen'i, İslam'ın uluslararası temsilcisi konumuna getirmek için Vatikan'a göndererek Papa ile görüşmesini sağladı. Bunun altında yatan "gizli neden", Fethullah Gülen'in Türkiye'deki İslam liderliğini, dünya çapında bir konuma sokmaktı.  Gülen'in, Papa ile buluşmasında baş rolü, ABD'nin, Ankara eski  Büyükelçisi Morton Abromowitz oynamıştır. Gülen'in bu ziyaretinde, kendisini Türkiye'nin Vatikan'daki Büyükelçisi karşılamış ve akşam yemeğinde ağırlamıştır.(1)

Ünlü CIA görevlisi Graham  Fuller de, Zaman gazetesinde, bu konuda kendisine yöneltilen bir soruyu yanıtlarken, Gülen hakkında çok övücü bir dil kullanmıştır. Fuller, şöyle demiştir : "Batı, Fethullah Gülen gibi örnekleri görünce çok umutlanıyor. Çünkü Gülen, modern devlet ve toplumda İslam'ın nasıl bir rol oynaması konusunda geniş bir vizyonu temsil ediyor"(2)

FETHULLAH GÜLEN, GELECEĞİN  "İMAM-VALİ" VE "İMAM-BÜRORAT"LARI YETİŞTİRME STRATEJİSİ...

Fethullah Gülen, işe, cemaatini modern dünyanın gereği olan basit ve masum bir İslami topluluk olarak göstermekle başladı...Gülen'in bu görüntüsü o kadar başarılı olmuştur ki, onun bu aldatıcı görüntüsünün altındaki "sinsi ve örtülü amacını" fark edemeyen bazı "devlet ve hükümet" adamları,  bazı siyasiler ve aydın nitelikli bazı bilim adamları, kimi medya mensupları, Atatürkçü geçinen ve devletin saygın eğitim kurumlarında Atatürkçülük dersi verenlerin bazıları, onun bu hareketini "demokrasi içine sığdırarak" öve öve göklere çıkarmışlar ve onunla el ele tutuşarak medyada pozlar vermişler, ondan ödüller almışlardır.( Bu konuyu, gelecek bloglarımda daha da açacağım)

Fethullah Gülen cemaatinin ya da hareketinin, tüm çabası, siyasal ve ekonomik dengelerinde söz sahibi olmaktır. Bu nedenle de, Gülen ve  cemaati, insanlara, ABD'nin "Ilımlı İslam Projesi"nin bir gereği olan  "liberal İslam" anlayışı ile yaklaşmıştır...Bu hareket, İslam'ın yasal yüzünü göstermekten çok, tüm insanları kucaklayan bir "hoşgörü felsefesi" olarak lanse edilmiştir...

Üniversite'de hedef kitle olarak seçilen gençlere de, bu hareketin, Türkiye'de "laik ve demokratik düzeni bozacak" bir hareket olmadığı, bunun Türk insanını için  bir eğitim hamlesi  olduğu anlatılmıştır. Aslında bu doğru değildi; cemaatin gerçek amacı ve hedefi hedefi "tek tip" insan yetiştirmekti.

Cemaatin diğer hedef kitlesi, ortaokulların son sınıf öğrencileri ve liselerdeki gençlerdi. Çünkü, cemaate göre, gençlerin en cahil olmakla birlikte en idealist olduğu dönem bu yaşlarıdır...

Gülen Cemaati'nin "küçük imamları(!?)", önce, mevcut eğitim kurumlarındaki öğrencilere kanca atmakla işe başlamış, daha sonra da, büyük şehirlere okumaya gelen taşralı öğrencileri otobüs garajlarında toplayarak, kendilerine ait yurtlarda ve misafirhanelerde çok az bir ücretle ya da parasız yerleşmelerini sağlamıştır. Bunlardan fakir olanlara, parasız konaklama ve yemeğe ilaveten harçlık bile verilmiştir...Bundan sonra, bunların cemaatin istediği okulları tercih etmeleri .çok kolay olmuştur.

Gülen cemaati, bu öğrencileri  yetiştirmek için büyük paralar harcamıştır...Yurtiçi sempatizanlardan ve bazı iş çevrelerinden sağlanan parasal yardımlar, mevcut hükümetlerin "hoşgörüsü" ile birleşince, Fethullah Gülen ve cemaati, kendisinden önceki Nur Tarikatı ve lider Said-i Nursi'nin saygınlığına ulaşmıştır. 

Bu bloğu, tamamlarken, su saptamamı sizinle paylaşmak isterim :

Nurculuk hareketinin amacı ve nihai hedefi ile, bu hareketin devamı olan  Fethullah  Hareketi'nin  amacı ve nihai hedefinin, toplumun her kesiminde gördükleri destek ve hoşgörü arasında bir fark olmadığıdır."

Sonraki bloğumun konusu, Fethullah Gülen'in geleceğin  "İmam-vali" ve "imam-bürokrat"ları olacak "küçük imamların(!?) nasıl ve hangi okullarda yetiştirdiği konu edilecektir....

cdenizkent

----------------------  :

(1) Alpaslan Işıklı, "Said-i Nursi, Fethullah Gülen ve Laik Sempatizanları", İstanbul : Cumhuriyet Gazetesi Yayını, 2001, s. 84

(2) Aydınlık, sayı 567, 31 mart 1998'den, Alpaslan Işıklı, A.g.y. s.85

 
Toplam blog
: 979
: 1425
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..