- Kategori
- Güncel
ABD'de oynanan oyun, Türkiye'de nasıl gerçek oldu?

Bazı düşünce kuruluşları gelecekle ilgili senaryoları yazarlar ve oynarlar. Burada amaç, yaşanması muhtemel böyle bir olayda ne yapılabilir?
Tıpkı 2003 yılında 1. Ordu Komutanlığında oynanan savaş oyunu gibi…
Ancak böylesi oyunlar bir senaryodan ibaret olduğu için insanlar sorgusuz sualsiz tutuklanmaz. Böyle bir senaryonun tüm evrakları bavula doldurulup, savcının kapısının önüne konulmaz. Böyle bir senaryoda, senaryoyu yazan, oynayan, oynaması için talimat verenlerin hepsinin sorumluluğu vardır. Biliyorsunuz Balyoz davasında sadece 1. Ordu komutanı Çetin Doğan sorumlu tutuldu. Diğerleri kahraman, Çetin Doğan hain ilan edildi.
İşte böylesi bir senaryo da ülkemiz için yazılmış.
Senaristler; ABD’nin en önemli 3 düşünce kuruluşu!
Bu düşünce kuruluşları 27 Haziran 2012 tarihinde liberallerin kalesi olarak bilinen Brookings’te bir araya gelerek Suriye kriziyle ilgili savaş oyunu oynamışlar.
ABD, Türkiye ve Suudi Arabistan’ı temsilen üç takım halinde yürütülen ve bir gün süren simülasyonda, Gaziantep ve Kahramanmaraş gibi bölgelerde bombalamalar olması da konuşulmuş. Oyunun sonunda Türkiye, Suriye’yi kısmen işgal etmiş. Beşar Esad rejimi düşmüş.
Türkiye, ağustos ayının başından beri, önce Şemdinli’de yaşanan çatışmalar, Foça’daki pusu, Tunceli’de kaçırılan milletvekili ve en son Gaziantep’teki bombalamanın ardından Hakkâri’de yapılan mayınlı saldırıyla sarsılırken, ABD’nin en önemli düşünce kuruluşlarının 27 Haziran’da Washington’da çok çarpıcı bir “savaş oyunu” oynadıkları ortaya çıktı.
İnsanın aklına acabalar gelmiyor değil.
Düşünce kuruluşlarının Suriye’ye ilişkin senaryosu dikkate alındığında, son günlerde Türkiye’de yaşanan gelişmelerin iki ay önceden öngörüldüğü anlaşılıyor. Tüm basın organlarında yer alan senaryoya göre, simülasyonda, Ağustos 2012’den Nisan 2013’e kadar bölgede yaşanacaklar tartışılmış.
Washington’daki düşünce kuruluşları tarafından çok sık tekrarlanan simülasyonlardan biri olan çalışma, pek alışılmadık bir biçimde liberallerin kalesi Brookings ve Cumhuriyetçilerin toplandığı American Enterprise ile Savaş Çalışmaları Enstitüleri tarafından ortaklaşa yürütülmüş.
Brookings Enstitüsü, simülasyonun sonuçlarını önceki hafta 11 sayfalık bir memoya dönüştürüp üyelerine de dağıtmış. Ancak kural gereği, bir gün süren savaş oyununa katılanların ismini ve üzerinde konuşulan senaryoyu açıklamamış.
Bu senaryolarda hep savaş oyunları oynanır. Oyun bir senaryodan ibaret olsa da ülkeler gerçektir. Buna göre bir grup ABD, bir grup Türkiye, bir grup da Suudi Arabistan ekibi oluşturulmuş. Ve aralarında Pentagon, ABD Dışişleri Bakanlığı ve CIA’de çalışmış Ortadoğu uzmanlarının yer aldığı ekipler, senaryo uyarınca temsil ettikleri ülkeler adına kararlar almış. Ve bir gün süren simülasyonun ardından da ABD ve bölgedeki iki yakın müttefiki Türkiye ile Suudi Arabistan’ın 2013 Nisanı’nda hangi durumda olacakları tahmin edilmeye çalışılmış.
Simülasyonun en kilit ülkesi Türkiye’ymiş. Çünkü hem ABD, hem Suudi Arabistan ekipleri, oyun boyunca atacakları adımlarda önce Türkiye’yi gözlemişler, Türkiye’den liderlik beklemiş. Türkiye ise hiçbir aşamada tek başına hareket etme ve olaylara tek başına müdahale etme yanlısı olmamış. Son derece muhafazakâr bir politika izleyen Türkiye ekibi, özellikle ABD ve NATO’nun bir askeri müdahale durumunda yanında olması ve uluslararası meşruiyet şartı aramış Senaryonun en kritik kısmını da bu denge oluşturmuş. Türkiye oyunun sonuna kadar Suriye’ye tek başına müdahale etmekten kaçınmış. ABD ve Suudi Arabistan ekipleri ise Türkiye’yi buna zorlamışlar. Tıpkı şimdi olduğu gibi…
Önce Suriye’deki olaylarda ölenlerin sayısının artması meselesi gündeme gelmiş. Türkiye yine müdahaleden uzak durmuş. Bu kez Suriye’den kaçan mültecilerin sayısı artmış. (Tıpkı bu gün olduğu gibi) Bu da Türkiye’nin müdahalesine yetmemiş Senaryonun ilerleyen kısımlarında ne zaman ki Türkiye’de bombalama olayları başlamış, işte o zaman tüm dengeler değişmiş. Ve sonunda Türkiye, Suriye’ye tek başına girmek zorunda kalmış Böylece ABD ve Suudi Arabistan ekiplerinin istediği olmuş, Türkiye Suriye’ye bir askeri müdahaleye başlamış.
Senaryoda bombalamaların nerelerde olduğu tek tek belirtilmemiş ama Türkiye ekibinin konuyu kendi içindeki değerlendirmesinde Gaziantep ve Kahramanmaraş gündeme gelmiş Bombalamaları kimin yaptığı da söylenmemiş. Bir kaynak, “Türkiye ekibi askeri müdahalede bulunmamak için oyunun sonuna kadar direndi ama bombalamalar artınca, buna mecbur kaldı” diyerek, önümüzdeki günlerde olması muhtemel bir savaşın ipuçlarını veriyor.
Toplantının sonunda hazırlanan raporda, Türkiye’nin sınırlı müdahalesiyle senaryo şu şekilde sonuçlanmış:
- Şam’daki Esad rejimi düşer, Irak karışır ve 2006’daki şiddet sarmalına dönülür. Lübnan, mezhep savaşına doğru sürüklenmeye başlar.
- Türkler ve ABD’liler, Esad sonrası için iki farklı açıdan kaygı içine girer. ABD, Esad’ın düşmesinden sorumlu tutulmak istemez. Türkiye ise nasıl bir hükümet kurulacağını düşünmeye başlar. Suudiler, Suriye’de Sünnilerin kontrolü ele geçirmesi dışında hiçbir detaya aldırmamış.
- Irak’ta kötüleşen duruma ABD çok az ilgi göstemiş. Türkiye de Barzani ile ilişkisini düşünüp Bağdat’a nazaran Suriye’ye öncelik tanımış. Suudiler ise Irak’ta etkili olmayacaklarını düşünmüşler.
- Ancak Lübnan’da başlayan kaosu, Suudiler başarı olarak görmüş. Türkiye endişe duyarken, ABD Esad’ın düşmesini başarı saymış.
Nasıl bir senaryo?
Tıpkısının aynısı bu gün yaşama geçiriliyor.
Biz Gaziantep’teki olayı kimin yaptığını araştırırken, adamlar iki ay önceden bu olayın senaryosunu yazıp oynamışlar bile!
Ülkemizin nasıl bir oyuncak olduğu bu senaryo ile bir kere daha tescillendi!