- Kategori
- Siyaset
ABD gerçekten Türkiye'nin dostu ve müttefiki midir?
Bir de bir söz vardır; "bir insan yedisinde neyse yetmişinde de odur"
Şimdi, bize, dostumuz ve müttefikimiz olarak tanıtılan ABD'nin "yedisi"ne bir bakalım neler göreceğiz.
ABD Başkanı Wilson I.Dünya Savaşı'nın sonuna doğru, "Savaştan sonra Türkiye haritadan silinecektir"demiş. O sıradaki ABD Dış İlişkiler Başkanı Cabot Lodge ise."Türkiye uygarlığın başına bir beladır. Türkiye Avrupa'dan çıkarılmalı, Ermenistan Devleti kurulmalı, Araplar Osmanlı'dan kurtarılmalıdır"(1) şeklinde beyanda bulunmuştur.
Aynı yıllarda(1917), ABD Dışişleri Müşaviri Hause de, "Türkiye, galip devletler arasında paylaştırılmalı ve orada ırklara göre özel yönetimler kurulmalı"(2) tezini ileri sürmüştür.
Ya şu sözlere ne demeli?
"Antlaşma, Timurlenk kadar hunhar, Müthiş İvan kadar sefih ve kafatasları piramidi üstüne oturan Cengiz Han kadar kepaze olan bir diktatörün zekice yürüttüğü politikasının bir toplamıdır.Bu canavar, savaştan bıkmış bir dünyaya, bütün uygar uluslara onursuzluk getiren bir diplomatik antlaşma kabul ettirmiştir.Buna her yerde Türk zaferi dediler.Ve eski dünya parlamentolarını bunu kabule ikna ettikten sonra büyük sermaye grupları, soğukkanlı ticaret erbabı ve giderek güya bazı din temsilcileri bile Türkiye'yi uygar uluslar masasında bir konuk durumuna yücelterek Amerika'yı yüksek ülkülerinden uzaklaştırmada birleştiler"(3).
Bu sözlerde, Timurlenk, Müthiş İvan ve Cengiz Han'ın olumsuz sıfatlarıyla özdeşleştirilen kişi, empeyalizme karşı açtığı savaşın zaferi üzerine bağımsız bir "cumhuriyet devleti" kuran Mustafa Kemal; sözü edilen antlaşma da,
bu bağımsız yeni devletin tanınmasını onaylayan ve emparyalist ülkelerin temsilcilerinin terleyerek imza ettikleri Lozan Antlaşması'dır.
Peki bu sözleri söyleyen kim?...Bu sözler, bugün yetmişinde olan bizim dostumuz ve müttefikimiz ABD'nin, 18 Ocak 1927 yılındaki Temsilciler Meclisi'nde konuşan Temsilci Upshow'a aittir.
Peki, bu sözlere hedef olan Türkiye'nin suçu neymiş?..Türkiye'nin suçu, kapitülasyonların kaldırılması için Lozan'da direnmesiymiş.Bu ndenle ABD, Lozanı bir türlü içine sindirememiştir.Öylesine sindirememiştir ki, bir ay sonra bile
Türkiye'ye olan kinini, 17 Şubat 1927'de Senatör King'in ağzından şu şekilde kusmuştur:"Kapitülasyonların kaldırılması, öteki antlaşmaların da çiğnenmesidir.Türkler cahil, fanatik ve...nefret dolu
insanlardır"(4).
O sıralarda, bilimsel çevrelerde de Türkiye'ye karşı örgütlü tepkiler sergileniyordu.Harward Üniversitesi Siyasal
Bilgiler Fakültesi profesörlerinden Albert B.Hard, "Türklerin Avrupa'da ve uygar uluslar arasınada yeri yoktur" diye yazmıştı.Senatörlere ve hükümet yetkililerine gönderilen 107 imzalı bildiri ile, "Kemalist rejimin
mutlaka öleceği ve milliyetçi Türk Hükümeti'nin hedeflerine asla varamayacağı" ileri sürülüyordu(5).
Daha çok şey yazılabilir ama, sanıyorum yukarıda yazılanlar, bugün Türkiye'nin dostu ve müttefiki olan Amerika'nın
"yedisi"nde ne olduğunu anlatmaya yeterlidir.
Peki, dostumuz ve müttefikimiz Amerika, "yetmiş"inde ne yapıyor?
* Yıllardır PKK'yı destekliyor;ona silah ve malzeme yardımı yapıyor...
* Kuzey Irak'ta bir Kürt devleti kurmaya -aslında kuruldu da, tanınmasına- çalışıyor...
* Talabani ve Barzani'yi bölgede kendi özel memuru gibi çalıştırıyor...
* Ara sıra, sınır ötesi harekatına göz yumarak, PKK'ya karşı Türkiye'nin yanında olduğunu
göstermeye çalışıyor.
* PKK ile daha işinin olacağını düşünerek, onun fazla yıpranmasını istemiyor ve sınır ötesi harekatların kısa tutulmasını istiyor..
* PKK için genel af istiyor...
* Türkiye'nin, PKK ile masaya oturmasını istiyor...
* Kuzey Irak'ı, Kürdistan olarak adlandırıyor...
Dostumuz ve müttefikimiz böyle yaparsa, düşmanlarımız acaba neler yapar?
cdenizkent
______________________
(1) Cahit Karya, Sevr Dosyası, İstanbul:Boyut yayınları, s.36
(2) Laurence Evans, Türkiye'nin Paylaşılması(1914-1924), İstanbul:Milliyet Yayınları, ss.35-36
(3) Prof.Dr.T.Ataöv, Amerika, NATO ve Türkiye, s.172'den M, Emin Değer, Oltadaki Balık Türkiye, Toplumsal
Dönüşüm Yayınları, s.230
(4) A.g.y.
(5) A.g.y.s.231