- Kategori
- Güncel
Açıkılama; Yeni 153 cezaevi yapılacak!

Cezaevi
Suç, Türk Dil Kurumu Türkçe sözlüğünde ilk anlamında “Törelere, ahlak kurallarına aykırı davranış”, ikinci anlamında ise, “Yasalara aykırı davranış, cürüm” olarak tanımlanmaktadır. Suç kavramına bu doğrultuda yaklaşıldığında bir ahlaki bir de yasal bakış açısı olduğu söylenebilmektedir. Esas anlamda ele alınan suç ise, yasal bakış açısına göre tanımlanmış olan suçtur.
İnsanın var oluşundan günümüze kadar olan dönemde, suçta onunla birlikte var olmuştur. Suçun nedenlerini tespit ederek önüne geçebilmek, birçok toplum için üzerinde durulan bir konu olmuştur.
I. Cürümler:Bir toplumun var olma veya yaşam koşullarını veya bireylerin ve toplumun temel yararlarını ihlal eden veya tehlikeye sokan suçlar olup, T.C.K’nın 11/1 maddesinin 1 ila 6 bentlerinde sayılan idam ağır hapis, hapis, ağır para ve kamu hizmetinden mahrumiyet cezalarıyla cezalandırılır. Bu suçlar şunlardır:
a. Devletin Kişiliğine Karşı
b. Hürriyete Karşı
c. Devlet yönetimine Karşı
d. Adliyeye Karşı
e. Kamu düzenine karşı
f. Kamu güvenliğine karşı
g. Kamu esenliğine karşı
h. Genel töreler ve aile düzenine karşı
i. Kişilere karşı
j. Mala karşı
II. Kabahatler: Kamunun iyiliği ve gelişmesini bozan filler olup, T.C.K’nın 11/2 maddesinin 1 ila
3 bentlerinde sayılan hafif hapis, hapis, hafif para, muayyen bir meslek ve sanatın icrasının tatili ile
cezalandırılır.
a. Kamu düzenine karşı (kabahat)
b. Kamu esenliğine karşı (kabahat)
c. Genel ahlaka karşı (kabahat)
d. Mülkün korunmasına karşı (kabahat)
Cezaevi ya da hapishane, suç işleyerek hüküm giymiş kişilerin cezalarını çekmesi için hapsedildikleri yerler olarak bilinmektedir. Türkçede zindan ve mahpushane sözcükleri de zaman zaman özellikle eski metinlerde aynı anlamda kullanılır. Özel anlamda tanımlanırsa cezaevinde geçirilen süre işlenen suçun ağırlığına göre değişir. Çok ağır suçlarda suçlu ömür boyu hapsedilebilir. Yaşı küçük olan suçluların koyuldukları yerlere "ıslahevi" denir. Gözetim cezası alanlar da cezaevine koyulmazlar ama belirli bir süreyi özgürlükleri kısıtlanmış olarak geçirirler.
Adalet Bakanı, halen 41 cezaevi yapımının sürdüğünü, önümüzdeki 5 yıl içinde 153 yeni cezaevi yapımının planlandığını açıkladı. Şu anda Türkiye’de cezaevlerinin kapasitesi 140 bin kişi ve doluluk oranı % 87 CHP’li Umut Oranın soru önergesini cevaplayan Bakanın verdiği bilgilere göre, Türkiye genelindeki ceza infaz kurumlarında 89 bin 713 hükümlü, 32 bin 176 tutuklu barınıyor. Bakan, yeni yapılacak bu ceza infaz kurumlarının faaliyete geçmesiyle 106 bin 831 kişilik ek kapasite elde edileceğini söyledi.
Suçun nedenleri, günümüzde ve geçmişte araştırmacıların çok ilgisini çeken bir konu olmuştur. Suç oranlarındaki artışların toplumlara psikolojik ve ekonomik açıdan zarar verdiği kabul edilmiş bir gerçektir. Suçun ekonomik değişkenlerle ilişkili olduğu konusu uzun yıllardır üzerinde tartışılan bir hipotez olmuştur. Bu doğrultuda ekonomik değişkenlerin toplumdaki suç oranı üzerindeki etkisi birçok araştırmaya konu olmaktadır. Özellikle Türkiye gibi ekonomik göstergeleri hızlı değişen, gelişmeye çalışan, gelişmekte olan ülkelerde, suç ile ekonomik değişkenler arasında olası bir korelasyon (ilişki) söz konudur.
Türkiye’de toplam suç, devlete karşı, kamu güvenliğine karşı, genel ahlaka karşı işlenen suçlar ile KBGSYH ve toplam işsiz sayısı arasında uzun dönemli denge ilişkisi tespit edilmiştir. Burada dikkat çekici nokta, Ülkenin (toplumun) geliri artarken suça olan eğiliminin de artmasıdır.
Benim hayalimde ise hapishane yerine, ülkemde sevgi parklarının açılması, barış festivallerinin yapılması, yarına umut içeren okullarının tesis edilmesi, huzur yuvalarının kurulması ile üreten fabrikaların inşa edilip, üreten emeğin o sonsuz mutluluğu ile çalışan insanların olduğu bir ülke var.
Bu gerçekler ışığında Türkiye’de suçluya cezaevi yetişmiyor (153 cezaevi daha açacağız) cümlesi ne hazin ve trajik bir tanımlama değil mi?
Nizamettin BİBER
Uzman İnşaat Mühendisi