​ Açılım / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ağustos '09

 
Kategori
Siyaset
 

Açılım

Açılım
 

Recep Tayyip Erdoğan


Bir süredir ülkemizin gündeminde açılım var. Bu açılım her ne ise, iktidar ve muhalefet partilerini birbirine düşürüyor. Tatsız bir durumun ortaya çıkmasına sebep oluyor. Ülke insanları bu yüzden geriliyorlar. Başbakanımız, CHP ve MHP’nin açılımı desteklememeleri yüzünden onlara oldukça kızıyor, kızmaya da devam ediyor. Hatta bu açılım işinin, ABD’nin başının altından çıktığı gündeme getirilince, başbakanımız “ ispat edemezlerse alçaktırlar, namussuzdurlar” şeklinde ağır konuşuyor. Halbuki başbakanımız böyle bir iddiaya karşı, elindeki iktidar olma gücünü kullanarak, bunun böyle olmadığını ortaya koysaydı, vatandaşın aklında soru işaretleri kalmazdı.

Öbür taraftan medya ve basın: “Bu nasıl iş? “Amerikan büyükelçisi Kürt açılımına destek için, siyasi partileri geziyor...” “İlk durağı CHP oldu. Sırada MHP ve DTP var.” ABD Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, CHP lideri Deniz Baykal'la önceki akşam Genel Merkez'de 1 saat 15 dakikalık görüşme yaptı.” şeklinde başlıklar atarak, haberler yaparak, sanki parti liderlerinin kavga etmesi, hoşlarına gidiyormuş gibi bir tavır içinde bulunuyorlar.

Öbür taraftan Abdullah Öcalan, sanki hapishanede değilmiş gibi, durmadan basına demeç vermeye devam ediyor. “Federasyonu kabul etmem” diyor. ” Sorumluluğu sadece benim üzerime atarak bu işler yürümez. Bu işi beraber götüreceğiz, yürüteceğiz.” diyor. “Hükümetin ‘Kürt açılımı' paketiyle birlikte yeni bir süreç başladı.” diyor. Adam konuşmaya, demeç vermeye devam ediyor: “Sonra devlet isterse yine her yerde bayrağı olacak, isterse her yere hizmet götürecek, isterse her yerde Türkçe öğretecek.” diyor. Adamın söylediklerini beraberce gözden geçirirsek, “yine her yerde bayrağı olacak” sözlerinden, adamın Türkiye Cumhuriyetinin bayrağının kendi bayrağı olmadığını, bu bayrağı tanımadığını ama T.C. isterse bayrağı asabileceğini, asmaya müsaade edileceğini anlatılıyor. Kendisi, Türkiye Cumhuriyetini ve bu cumhuriyetin bayrağını tanımayacak ama Türkiye Cumhuriyeti isterse, kendisi için her yere hizmet götürecek, isterse her yerde Türkçe öğretecek. Yani kendisine hizmet edecek. Kendisi için çalışacak. Oh ne ala değil mi?

İşte bu açılımın vatandaşın kafasına takılan noktaları:

1-Hükümetin açılım paketinin içinde neler var?

2-ABD elçisi açılım için niçin partilerden destek arıyor? Bu Türkiye Cumhuriyetinin bir iç meselesi değil mi? ABD’ye ne oluyor?

3-Terörist başı İmralı adasında hapiste değil, tatilde mi? Hapishanede değilmiş gibi, durmadan nasıl demeç verebiliyor? Hapishanenin bir kuralı, gardiyanı, güvenlik güçleri yok mu? Diğer hapishanedekiler neden demeç veremiyor?

4-Baş terörist tarafından Federasyon kabul edilmediğine göre, ayrı bir devlet mi kurulacak? Yoksa devlet içinde devlet mi olacak?

5-CHP ve MHP bu açılımı neden kabul etmiyor?

6-Hükümet üyelerinin “muhatabımız Öcalan değildir.” demelerine rağmen Öcalan neden konuşuyor? Nasıl konuşturuluyor? 7-DTP bu açılım için “PKK’sız ve Öcalan’sız olmaz.” demesine rağmen, görüşmeler nasıl ve kiminle sürdürülüyor?
 
Toplam blog
: 32
: 401
Kayıt tarihi
: 20.07.08
 
 

Mehmet Sabri HABERVEREN. 15.10.1948 yılında Şanlı Urfa’da doğdum. 966'da İstanbul Ed. Fakültesine gi..