- Kategori
- Güncel
Acının açılımı
Açılım... Saçılım... Kaçılım...
Ne dersen de adına, farketmez,
Çok açılıp boğulmayın ardımızdaki kan deryasında.
Yüreğim pare pare, gözlerim hare hare izledim,
Kahramanlar gibi karşılanan o canileri...
Bir acı düğümlendi boğazıma,
Derinlere hapsettiğim o sahne,
Canlandı zehir gibi zihnimde;
Yıl 1997, Hakkari...
Işıksız, zindan gibi bir gece..
Bir polis eşinin çığlıkları... Ardından, acıyla, öfkeyle yere fırlatılan fenerin sesi böldü geceyi...
Bu amansız dağlar almıştı yiğidini...
Yarım saat ya geçti ya geçmedi,
Lojmanlara yağdı roketler ve makineli mermileri...
Durmuştu hayat, cırcır böcekleri susmuştu.
Oluk oluk kin, öfke, intikam, sesleri yankılandı dağlarda,
Birde zavallı bir çocuk çığlığı...
Ağlıyordum çılgınlar gibi,
Acım gözyaşı olmuş çağlıyordu ırmak misali..
Tıpkı bu gün olduğu gibi.
Anlatsın birileri artık, AÇILIM ne?...
Bende bir açılım istiyorum hislerime...
Görmek istemiyorum ekranımda,
Elinde mikrofon konuşan vatan hainlerini,
Üç gün önce masuma silah tutan elleri,
Önce ödesin acımın diyetini...
Ya da açılım, açılım diyenler,
Bir kere dinlesinler 'varsa 'vicdanlarının sesini...