- Kategori
- Psikoloji
Acının rengi

Belirgin, baskın, alışılagelmiş bir rengi var mıydı benim için acının bilmiyorum. Sanırım en gelenekselleşmiş haliyle kırmızıya boyanmış olurdu acı benim için belki de kahverengi bir iklimin adı. İçimde son dönemde tam bir kıyım yaşanıyor; duran, düşünen, umursayan , önemseyen, koşan, yorulan, dinlenen, ağlayan, gülen adam gidiyor yerine sadece motor becerilere kendisini adamış bir "robot" duruyor sanki. Sıradanlaşmanın kelime anlamının, gerçek hayattaki özne karşılığı olmaktan gurur duymaya başlayacağım böyle giderse. Acının rengi diyordum en son, yan flütün o doyumsuz mükemmelliğiyle bezenmiş ezgide "Acının Rengi" diyordu Kızılırmak… Ve Kızılırmak kayıp gidiyordu avuçlarımızın arasından, benzeri daha birçok şey gibi. Hayat "akıp gidiyordu" kelimenin tam anlamıyla avuçlarımızın arasından, asla yakalama becerisine ya da dirayetine sahip olamadığımız hayat yine avuçlarımızın arasından akıp gidiyordu.
“Bir ben kaldım ortasında kavganın bir de karanfil yürekli çocuklar, dön gülüm yine gel gülüm dayanmaz artık hasretine bu ömrüm…”
Kendi kayboluşumu yazıyorum sanki, yazamayışımı, anlatamayışımı, ifade edemeyişimi, içimdeki büyük boşluğu yazıyla anlatamayacak kadar nasıl da büyüttüğümü hissediyorum ığıl ığıl. Tükenmiş bir fitil gibi parafinin ortasına boynumu bükerek eğiliyorum. Boğazlarım şişmiş, gribal bir enfeksiyonun tam ortasındayım, midemde nefes almayı güçleştiren bir asit birikimiyle hala yazmaya çabalıyorum ve bu tarz bahaneler üreterek kendimden kaçmaya daha ne kadar devam edebileceğimi test ederek geçiyor her günüm. Nicedir oturup yağmurun yağışını, güneşin doğuşunu, rüzgârın esişini, ırmağın akışını, denizin yakamozlanışını umursamıyorum diye kendi kendime serzenişte bulunuyorum. Nicedir yıllarca geride bıraktığımı koca yürekli delikanlının artıklarıyla yoluma devam edip edemeyeceğimi sorguluyorum aslında. Çok boş ve yorucu bir adam olarak tarihe geçmeye hazırlanıyorum
Yine yazıyorum, saçmalıyorum, yazarken saçmalıyorum, saçmalarken yazıyorum. Bu akşamlık bu kadar saçmalıyorum, daha sonra yine saçmalayacağım ama…