Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '19

 
Kategori
Dil Eğitimi
Okunma Sayısı
21
 

Ad 6

Ramazan Gülsen

Ramazan

Gülsen

Kişiler hangi bilgiye, hangi mantığa göre özel ad koymaktadır. Genelde doğal yollardan yani duymak yoluyla. Okumakla, yazmakla, görmekle ilgisi yok.

Bir de nasıl duyduysak öyle yazarız; bu ya aklımızdan geçtiği gibi, ya duyduğumuz gibi olur.  Yanlış olup olmadığına aldırış etmeyiz! Umursamayız da. Kişiyi başımızdan savalım da ne olursa olsun. Kişi yanlışı fark ettiğinde ise; ya düzeltmek için birçok çaba gösterecektir ya da umursamayacaktır.

Yanlış yapmak kolay, yanlışı düzeltmek veya doğru yapmak zor.  Doğru yapmak zor, doğruyu yanlış yapmak kolay.

Ad, soy ad konusu da Türkçe’de sancılıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulduğu neredeyse bir asır olacak, fakat Türkçe eğitim henüz tam olmamıştır. Çünkü birçok sosyal sorunlar yaşanmaktadır. Bu sosyal sorunların bir tanesi de siyasal sorunlardır.

Sorunların tümü Türkçe’yi de etkilemektedir. Eğitim, sosyal medya yaygındır. Fakat yanlış bilgiler daha çoktur.

Kişiler doğru bilgiye değer vermemektedir. Zaten kişilere doğru tercih hakkı da verilmemektedir.

Okur yazar,

İlk okul,

Ortaokul,

Lise,

Üniversite mezûnu olmak; Türkçe öğrenmek için yeterli değildir. Fakat yeterli olabilir. Doğruyu öğrenmek için araç olabilir.

Bunun için;

Gönüllü olmak gerekiyor,

Muhtaç olmak gerekiyor,

Zorunluluk gerekiyor.

              Özel Adlar;

Fethi  (Feti)

Mehmet (Memet)

Nihat (Niyat)

Nahit (Nayit)

Hüseyin (İsiyn)

Dudu (Tutu)

Arzu (Arzı)

Necdet (Nejdet)

 

Adlar doğru öğrenilmelidir. Adlar doğru yazılmalıdır. Adlar doğru okunmalıdır. Adlar doğru konuşulmalıdır. Adlar doğru duyulmalıdır. Bu konuda keyfî davranılmamalıdır.

Ad konusu değersiz gibi görünebilir, fakat ileride bir sorun çıktığında değerini anlarız. Bir banka, bir mahkeme, bir posta, bir kargo, bir telefon, bir miras, bir okul, bir tapu, bir karne, bir diploma, bir tasdikname, bir kayıt olayında terslik yaşayıp günlerce uğraştığımızda değerini anlarız. Bunların bedeli ağır olur!!!

Kişi üzülür, kırılır, yorulur, uğraşır …

‘’Kimin ağırır, o bağırır.’’

Tanık olduğum bir miras olayında bir kurum, Dudu adına kişiye parasını ödüyor.  Fakat yine miras olayı ile ilgili bir mahkemede hakim; bir davayı Dudu adındaki kişinin kimliğinde ‘’Tutu’’ yazdığı için başka tarihe erteliyor.

Zamân kaybı, masraf, adaletin gecikmesi vs.

Mantık, akıl, kanun, adalet, hak, bilgi …

Bu Dudu adını nüfus memurluğuna ‘’Tutu’’ biçiminde kim kayıt yaptırdı, kim kayıt yaptı? Bu olay yüz sene önce yaşandı. Aynı sorun yüz sene sonra yaşanıyor. Yüz sene sonra yaşanacak mı? Bu gidişle yaşanır!!!

Adlar güzel mânâlı olmalıdır. Ad konusu ayrıca özel bir ilim gerektiriyor. Ad konusu adı kısa, fakat çok uzun bir konudur.  Birçok boyutta ele almalıdır. Bunun için de doğru bilgi, doğru kaynak, doğru zihniyet, doğru niyet gerekiyor. Kötü niyetliler çoktur. Bunu göz ardı etmemek gerekiyor. Bunlar kişileri salt çıkarı için her konuda suistimâl etmektedir.

Kişiler; aldanmacaya ve aldatmacaya meyillidir. Bunun belirli bir kriteri/kıstası yoktur.

Her konuda doğru BİLgi, doğru TÜRKçe sahibi olmalıyız. Fakat bu kolay değildir. Tamlık Allah’a özgüdür. Fırsat buldukça bu konuya değineceğim.

Ramazan Gülsen

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 205
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 260
Kayıt tarihi
: 10.06.12
 
 

Tekirdağ, 02.01.1961 doğumluyum. İstanbul'da yaşıyorum. Evli, 3 çocuk bâbâcânıyım. Türkçeci, muha..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster