​ Adaylar, seçmen ve medya... / Seçim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mart '09

 
Kategori
Seçim
 

Adaylar, seçmen ve medya...

Adaylar, seçmen ve medya...
 

Yerel seçim faaliyetlerinde artık sona gelindi. Siyasilerce planlanan ziyaretler, basın açıklamaları, toplantı ve mitingler, büyük ölçüde tamamlandı.

Geçen sürede, liderler ve yerel adaylar; karşılıklı çıkışlar ve çekişmelerle, üstünlük kurmaya gayret gösterdiler.

‘Seçildiğimde ilin, ilçenin veya beldenin mevcut şu sıkıntılarını gidereceğim.’ ifadelerinden ziyade; suçlamalar, hakaretler ve tehditler malzeme olarak kullanıldı.

Yani propaganda esnasında, plan ve projelerden çok; dedi-kodu ve çamur atma öne çıktı.

Sona gelindikçe, dozu arttırılan söylemlerin, kıvamı göz ardı edildi. Böylece hoş olmayan dalaşmaların önüne geçilemedi.

Seçmen, zamanla bunaldı ve bunlardan nasıl katlanacağını düşünmeye başladı. Çünkü seçim çalışmaları, onlar için artık işkence olmaktan öte bir anlam ifade etmiyordu.

Uzunca bir süreyi, hep birlikte, böyle heba ettik. Üstelik demokrasiyi, demokratik hak kullanımını ve hukuka saygıyı da feda ederek...

Süreçte, ‘basın, siyasilere ayak uydurdu’ havası gözlendi. Bunu, yayınlar ve yapılan yanlı yorumlar ele verdi.

Sanki süreçte ‘kötü haber tez duyulur ve daha çok akılda kalır’ hesabına dayalı bir basın-yayın politikası izlendi, demek daha doğru.

Bu nedenle, kimi basın mensupları ‘taraf’ ve bazı basın kuruluşları ise ‘taraflı yayın yapma’ ithamlarından kurtulamadılar.

Belki, ithamların bir kısmı haksızdır. Fakat kısmen de olsa, söylenenlere hak vermemek mümkün değil.

Çünkü seçimlerde; bazen beklentiler, bazen de ilişkilere dayalı küçük hesaplar, benzer tavırları öne çıkarabilir..

Tavırları benimseyenler yayın yapma ve vatandaşı bilgilendirme görevi ardına saklanarak, emellerine ulaşmaya çalışabiliyorlar.

Aslında ‘taraf’ ve ‘taraflı’ olmanın temelinde yatan gerçek de budur.

Ancak kamuoyu çoğunlukla olanların farkındadır. Kimin, neyi neden yapmaya çalıştığını iyi bilir. Hem de kafasını kuma gömerek, bu işi yapmaya çalışanlardan daha fazla.

Her şeye rağmen, sonuçta şunu demek mümkün:

İyi ki seçimler var. Ve yine iyi ki ‘seçilme’ talebinde bulunanların, ‘seçme’ hakkı, ‘seçmen’ takdirinde.

Hiç olmazsa, 5 yılda bir de olsa; yapılanları ve gelişmeleri değerlendirerek, dilediğine ‘evet’ diyebilir.
Bundan iyisi, can sağlığı!

 
Toplam blog
: 251
: 447
Kayıt tarihi
: 29.12.07
 
 

Emekli; Öğretmen, Yönetici ..