​ Adım adım büyük Türkiye depremine doğru / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '10

 
Kategori
Siyaset
 

Adım adım büyük Türkiye depremine doğru

Adım adım büyük Türkiye depremine doğru
 

ÖNCÜ DEPREM HARİTASI


Uzun zaman ve çabalar doğrultusunda ülkemiz parçalanma sürecine doğru itilmeye başlanmıştır. Bu gün gelinen nokta çeşitli senaryoların oynanmakta olduğu ülkemizin hızla bir depremin içine itildiğinin göstergesidir.

Şimdi diyebilirsiniz bu yine saçmalıyor. Evet, belki bu söylediklerim sizlere bir saçmalama gibi gelebilir. Fakat oluşan olaylar zincirlerini düşünüp analiz ederseniz sizler de bunu görebilirsiniz.

Referandumda oluşturulan bir oy dağılımı haritası var. Hani şu meşhur harita evet ve hayırlarla oy kullanmayanların gösterildiği, hani sessiz sedasız ülkemizin parçalara bölündüğü harita… Büyük depremden önce gelen öncü deprem haritası diyorum ben ona…

Bu haritada vatandaşa yeni bölünme empoze edilmekte Trakya ve Ege ile Akdeniz sahil kesimi 1. Parça, Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinin oluşturduğu 2.parça, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinden oluşan 3.parça ile İstanbul özerk parçası… Bakıldığında basit bir dağılım haritası olarak algılanan bu harita şimdi de bazı televizyon kanallarında haberlerde efendim türbana izin veren ve vermeyen üniversitelerin dağılımı olarak halka sunulmaktadır. Bu televizyon kanalları bunu bilinçsizce yapıyor olabilir mi? Ben zannetmiyorum. Belli bir kesimin ilkeleri doğrultusunda halkı buna alıştırmak ve halkın ileride olacak olanları daha kolay kabullenmesini sağlamak amacı ile yapıldığını düşünüyorum. Bir nevi halk üzerinde yapılan bir psikolojik çalışma diye düşünüyorum.

Bazılarınızın biz büyük bir ülkeyiz bizi bölemezler dediğini duyar gibiyim. Evet, SSCB de geçmişin iki büyük devinden biri konumunda idi. Bu gün gelinen noktada demokratikleşme adı altında nasıl bölündüğü gözler önünde değil mi? Onlarda demokrasi ve medenileşme süreci ile parçalandılar. Şu anda bizim demokratikleştiğimiz şekilde onlar da demokratikleştiler ve sonuç bir sürü yeni ülke ve parçalanarak dağılan bir dev. Bu örneklere Yugoslavya ve hatta Irak da eklenebilir.

Bu yukarıda saydığım ülkelerde yakın tarihte uygulanan oyun ve senaryolar günümüzde ülkemiz üzerinde uygulanmaktadır. Ve halkımız suni gündem maddeleri ile beyinleri karıştırılarak bu senaryoları görmeleri engellenmiştir. Şimdi bazılarımız olur mu? Kardeşim bizi bölemezler diyebiliriz. Ama bu insanlar bu gün olmazsa yarın bunu başaracak plan ve çalışmalarına devam ediyorlar. Köken dediler bölücülük tohumu ektiler, din dediler bölücülük tohumu ektiler, dil dediler bölücülük tohumu ektiler ve daha bir sürü fitne fesat tohumunu bu milletin bağrına ektiler. Şimdi ise bu tohumları çeşitli olaylar, demokrasi yalanı ve uyum paketi yalanları ile suluyorlar.

Bizlere düşen bu tohumları bağrımızdan söküp atmaktır, şayet bunu yapamaz isek yarın bu fitne tohumları kök salıp her yanımızı sarınca büyük Türkiye depremi kaçınılmaz olacaktır.

Nasıl ki beklenen büyük İstanbul depremine önlem amacı ile yeterli olmasa da bazı güçlendirme çalışmaları yapılıyor ise bu gün milli birlik ve beraberliği de güçlendirmek için çalışmalar yapılmalıdır. Bu oynanan oyunlara ve senaryolara karşı vatandaş bilinçlendirilmeli milli birlik ve beraberliği sağlamlaştıran temeller atılmalıdır. Yetiştirilen nesiller milli duygularla pekiştirilmeli ülkenin bütünlüğünün önemi ve bu vatan topraklarının değeri bu nesillere güzel bir şekilde aşılanmalıdır.

Günün kavga zamanı değil birlik ve beraberlik zamanı olduğu unutulmamalıdır. Ancak bu şekilde adım adım yaklaşmakta olan büyük Türkiye depremine karşı önlem almış oluruz. Yoksa gelmesi muhtemel olan bu deprem ülkemizi ve milletimizi parçalara ayıracaktır.

Burçak YAZICI

 
Toplam blog
: 168
: 1098
Kayıt tarihi
: 02.07.10
 
 

4 kasım 1996 yılında İstanbul'da dünyaya geldim. Bu sene ilköğretimden mezun oldum. Okul hayatımd..