​ Afedersiniz beyim II / Anılar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mart '07

 
Kategori
Anılar
 

Afedersiniz beyim II

Afedersiniz beyim II
 

Aradan üç gün geçmiş boş durmamış. Biraz kısım şefiyle boğuşmuş. Onun topu attığı Md.muavini sonunda daire müdürü ile didişerek.Dosyanın işleme sokulması onayını aldım. Müdürün odasından çıkarken arkamdan bu memura nasıl onay vermişim diye tepindiğini kapının ardından hissediyordum. Dünya umrumdamı dairenin önündeki zarf satıcısı bile bizden iki misli para kazanıyor.

Amcanın geleceği gün danışmaya tembih ettim. Neyse efendim. Amca biraz rötarla teşrif etti.

Nerde kaldığını sorunca iş bulmak kolaymı eldeki ile idare ettik. Elde kalmıyınca evden buraya yürüdük.

Sabahın köründe yola çıkmış amcacık. Valla biz nankörüz aldığımız maaştan şikayet etmekle diye düsündüm.

Amca dedim. Seni Almanya' ya göndersek orada çalışırmısın ? Hem çok para kazanır. İlerde döndügün zaman rahat da edersin. Söyle yüzüme baktı " benimle dalgamı geçiyorsun der gibisine" beyim dediğin yerin nere olduğunu bilmem. Ama bu gün bana bir iş göstermezsen çoluk çocuk ac.

Amca sen benim sorduğuma cevap ver gitmek istermisin ? Beyim ekmek paramı çıkaracak namuslu bir iş olsunda ben her yere giderim.

Bu iş tamamdı da amca bu günü nasıl atlatacaktı. Sen burada biraz bekle diyerek. Cebimde ayakkabı almak için ayırdığım paranın yarısını zarfa koyarak. Ordan bulduğum bir kağıda burayı imzala dedim. Amca üzeri ne yazdığı bilmediği kağıdın altına imzasını bastı.

Kağıt haftalık yemek listesi idi kantinin gönderdiği. Zarfi eline tutuşturdum.

Buyur amca, bu nedir dedi. Bu senin iki günlük harcırahın. O neki? Devlet baba işlerini yapana kadar sana verdiği para. Aman idareli harca bu devlet parası demeyi de unutmadım.

Amca istediğim evrakları getirmesi için yola çıktıktan sonra bende kollarımı sıvadım. Onun oda oda dolaşması gereken işlemleri, ben ele aldım. Tabii bu arada da. Sayın müdür beyin kapısını çalmayı unutmadım. Kaşları çatık Karadeniz şiveli müdürüm gene ne istiyorsun baş belam diye karşıladı. Bende Elimdeki boş kağıda yaptığım yardım listesini önüne koydum. Durumu bir çırpıda anlattım kendisine eh nede olsa biz devlet biraz suçlu değilmiymidik bu iste. Homurdanarak cebinde parayı çıkarıp önüme koydu bende listenin başına ismini geçirerek miktarı yazmadan birde imazanız dedim. O işlemde bitmişti ben hala dikiliyordum karşısında. Daha ne istiyorsun diye bağırdı ben kafayı biraz sallıyarak masada duran parayı gösterdim. Yok ulan hepsi bu sen beni banka mı sandın, yarın sabah uğra üstünü de vereyim. Kapıyı arkamda kapadığım zaman içimden hala kıkıryordum. Müdür olsan ne yazar sende benim gibisin züğürt diyordum.

Ne kirli çıkıymış bizim daire 3 aylık maaş çıktı bir çırpıda. Neyse efendim. Biz amcamızın işini yaptık artık, Almanya yolcusu idi. Son günü topladığım parayı da imza karşılığı eline tutuşdurduk. Bu da senin orada çalışarak para göndereceğin zamana kadar ailene bırakacağın para bizim devlet baba böyledir. Oraya gittiğin zaman onun yüzünü kara çıkarma diyerek. Amcamızı Almanya yolcusu yaptık.
Durun hikayemiz bitmedi. Amca Almanya ya gittide bana ne oldu. Ben maçların önünde köfte ekmek satıyor evimin nafakasını öyle çıkarıyorum. Memuriyete ne oldu biliyormusunuz?

Amca ertesi gün yolculuğa çıkmadan, elinde bir kutu lokumla geldi. Kapıdan içeri girip lokum kutusunu açarken valla devletin parası ile almadım. Diyerek dağıtmaya başladı. Herkese lokumu vermiş ama benim yanıma hiç gelmeden odadan çıktı. Bütün arkadaşlar, buz kesmişti odada. Olan hadiseye .
İçeri bizim Rasim efendi girdi beyim bir dakika gelirmisin diye.Kapının önüne çıktığım zaman bizim amca vardı. Gözlerimin içine öylesine derin derin baktı ki sanki içimde hissettim amcayı .Elini uzattı bende ona uzattım. Elimi hızla çekerek öpüp alnına götürdü. Sonrada tek kelime söylemeden uzaklaşıp gitti. Donmuş gibiydim. Rasim'in suratına bakınca o zaman anladim. Her şeyi ona anlatmış meğer.
Gözlerim de yaşlar durmuyordu. Tuvalette dakikalarca ağladim.Masama döndüğüm zaman boş kağıda istifamı yazıp. Bir daha dönmemek üzere memuriyete veda ettim. Biraz kısa oldu bu görev ama olsun. Unutmayın maçın önünde kravatlı gümüş bir tepside köfte servisi yapan satıcıyı görürseniz iste o benim. Allah bin bereket versin iyi kazanıyorum.

Saygılarla.

 
Toplam blog
: 271
: 1289
Kayıt tarihi
: 20.02.07
 
 

Bütün canlıları seven, kendi penceresinden yaşamı anlamaya çalışan, onlardan bir şeyler öğrenmek ist..