- Kategori
- Gündelik Yaşam
Aferin Sana ELVAN !

Elvan koşmaya devam !
Milli atletimiz Elvan Abeylegesse, Pekin olimpiyalarında ikikere ikinci olup, gümüş madalyaları boynuna astı ya, ikinci de olsa Türk bayrağını göndere çektirdi ya, iki kere sana helal olsun.
Milli atletimiz Elvan, her katıldığı yarışmada, onun gibi çalışıp, azmetmeyen anadan doğma Türk atletlere inat, ya bir rekor kırıyor, ya bir madalya alıp, Türkiye hakkında söz ettiriyor ya helal olsun !..
Uluslararası spor organizasyonlarından en önemlisi olan olimpiyatlarda göğsümüzü kabartan Elvan, 2. geldiği yarıştan sonra Yarışmalarda elenen ama burnundan kıl aldırmayan diğer Türk sporculara nazaran ‘ben de Türküm” diyen ve ortalıkta Türk bayrağı arayıp, onunla birlikte gövde gösterisi yapmak isttedi ya ! Helal olsun.
Bu helal olsunlar bitmez ama son bir kez daha bu lafı yinelemek istiyorum zira, okuduğum bir haber bir kez daha göğsümü kabarttı.
Elvan’ın Pekin başarısından sonra, yine dünyaca ünlü ve önemli bir spor organizasyonlarından biri olan Golden Leauge’te yapılacak olan atletizm yarışlarına bizim Elvan da davet edilmiş. Ne büyük bir şeref !. Fakat madalyonun bir de diğer bir yüzü var. O da şu ! Elvan, bugün Brüksel'de yapılacak olan yarışların finaline davet edilmiş ancak, Pekin olimpiyatlarında 5 bin metrede geçtiği Etiyopyalı Meseret Defar'a tavşanlık yapması teklif edilmiş. Tavşanlık yapması istenen milli atletimiz de teklifi düşünmeden geri çevirdi.. Helal olsun sana !
Tavşanlık yapmak ne demek ? Bu Tavşan kaç, Tazı Tut hikayesine benzer. Yani tavşan önden belli bir tempoda gidecek, arkadan gelen tazı atlet onu takip edecek. Elvan hızını artıracak, o da hızlanacak, Elvan yavaşlayacak o da yavaşlayacak ve daha sonra bitişe az bir kala Elvan yavaşlayacak ve asıl amaç olan arkadan takip eden yarışmacıyı birinci yapıp, rekor kırdırmak. Elvan da bu teklifi red etmiş. İyi de yapmış.
Yıllarca, Türkiye hep önemsizler kategorisinde görüldü. Pek de değer verilmedi. Her seferinde aşağılanacak bir sebep yaratıldı. Hangi konuda olursa olsun durum hep böyleydi. Bakın tarihe, örneklerini çok görürsünüz.
Evet şuna herkes katılıyordur. Türkiye, son Pekin olimpiyatları hariç son zamanlarda sporda oldukça önemli başarılar elde etti. Bu başarılarda, devşirme ( sonradan Türk olma) sporcuların ve yabancı sporcuların katkısı oldukça büyüktür. Fakat, öyle yada böyle netice tabelasında Türkiye’nin hanesine yazılmaktadır. Fakat Türkiye’yi bir türlü haczetmeyen Batı dünyası bunu hiçbir zaman kabul etmek istemez. Hep bir maraz çıkartır. Avrupa Futbol şampiyonasında takımlarımıza ve Türk milli takıma verilen cezaların nedeni biraz da budur. Geçiş yılardaki güreş ve boks karşılaşmalarında sporcularımız az mı hakem kurbanı olmuşlardır. Ya futbolcularımız ?
Türkiye yetkilileri bu tür manzaralara yıllarca seyirci kalmışlar. Aman bizi saf dışı bırakmasınlar, aman puanlarımız silinmesin, aman şöyle olmasın, aman böyle olmasın, aman ille de Ab falan fıstık doldurmaları ile yıllaca sporcularımız ve insanlarımız Batı medyası, organizasyon yetkilileri ve politikacıları tarafından az mı psikolojik, maddi ve manevi hırpalandılar. Biz ne yaptık ? Sustuk !..
Batı, özellikle bazı ülkeler, hala haçlı zihniyetlerinden kurtulamamışlar ve Türkiye’yi aşağılamaya devam ediyorlar. En son yukarıdaki olay da bir aşağılamadır. Burada Elvanın tepkisi haklıdır. Ve Elvan’ın bu kararını tüm ulus olarak taktir ve tebrik etmemiz gerekir.
Cumartesi günü yapılacak Dünya Futbol elemeleinde Ermenistan’a futbol izlemeye gidecek olan resmi yetkililerde belki biraz olsun feyz alırlar. Tamam spora siyaset karıştırmayalım ama, tüm dünya’ya “Türkler 1.5 Ermeni’yi katletti” diyerek bir “Soykırımı” kabul ettirmeye çalışan bir ülkeye de duruşumuzu göstermemiz gerekiyor.
Milli futbolcularımıza gelince de !. Umuyorum onlar da en iyi cevabı saha da verirler.