Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Aralık '09

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
1164
 

Afganistan ve Türkiye

Afganistan ve Türkiye
 

Tarih sahnesine bağımsız bir devlet olarak çıkacak Afganistan ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bağımsızlık mücadeleleri aynı döneme denk gelir. Birinci Dünya ve Kurtuluş Savaşı , iki ülkenin kaderinde önemli rol oynamış büyük olaylardır.

Türk Kurtuluş Savaşının başlangıç dönemi sayılan 19 Mayıs 1919 ve Afganistan’ın, İngiltere’ye karşı bağımsızlık kazandığı yıl, 8 Ağustos, 1919.

Afganistan, 23 Nisan 1920’de kurulan TBMM hükümetini tanıyan dünyadaki ilk ülkeler arasında yer alıyor.

Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğu günden itibaren Afganistan’a özel bir ilgi göstermiştir, tüm yoksulluğuna rağmen cumhuriyetin ilk yıllarından başlayarak Atatürk’ün ölümüne kadar maddi yardımları sürdürmüştür.

Dağlık, yarı kurak bir bozkır iklimine sahip Afganistan nüfusunun önemli bir bölümünü oluşturan Hazar ve Özbek Türkleri, Türkçe konuşur. Türklerin bu ülkedeki sayılarının 5-6 milyon olduğu tahmin edilmektedir.

Afganistan, bağımsızlık yıllarının başlarında Atatürk’ü örnek almak istediğinden 1926'da tahta çıkan Emanullah , Afganistan'ı çağdaş bir ülke yapmak amacıyla bir dizi reform hareketlerine başlamıştır.

Tutucu din çevrelerinin bu reformlara karşı çıkması üzerine 1928'de Afganistan’da iç savaş başlayınca Emanullah 1929'da tahttan çekilmek zorunda kalmıştır. Yerine geçen Nadir Şah'ın 1933'te öldürülmesi üzeri­ne oğlu Muhammed Zahir Şah tahta çıkmış ve daha sonra gelenler ılımlı politikalar sürdürmüşlerdir.

1979-1989 tarihleri arasında Sovyet işgali altına giren Afganistan, işgalin sona ermesiyle, ülkede iç karışıklar başlamış, Taliban’la birlikte bugünkü duruma gelmiştir. “Sözlük anlamı öğrenci olan Taliban, Peşaver’deki medreselerde din dersleri alan gençlerin kurduğu bir örgüttür. Bu çocukların, çok üstün savaş tecrübesine sahip mücahitler karşısında başarı kazanması akıl ve mantıkla açıklanabilecek bir şey değildir. Taliban’ la savaşan yerli halkın çoğunluğunu; Türkler, Tacikler ve Pushtan olmayan Turanlılar oluşturmaktadır. Ayrıca Taliban kuvvetleri arasında birçok gayri Müslüm’ün de bulunduğu alınan esirlerden anlaşılmıştır.” (Türkçe genel başvuru ve bilgi sitesi)

Türkiye, Afganistan ordusu için, subay, fabrikası için tekniksiyen, mühendis ve devlet daireleri için uzman yöneticileri eğitmiş, yetiştirmiştir.

“Babrak Karmal yönetimindeki Afganistan’da demek ki, 1980’ lerin başlarında Kabil Üniversitesi’nin cerrahlarından biri anlatmıştı: Çağırıldıkları bir Moskova gezisinde, en modern yöntemlerle yapıldığı söylenen bir ameliyatı seyrettikleri zaman, Afgan doktor kendini tutamamış ve “bundan daha modernini birkaç yıl önce Ankara’da seyretmiştim” demiş. (Mümtaz Soysal, Cumhuriyet).

Mümtaz Soysal’ın verdiği bu örnek Afganistan Türkiye ilişkilerinin sıcaklığını gözler önüne sermektedir.

Türkiye’den gönderilecek asker, görevi itibarıyla, Türk Afgan ilişkilerine ve tarihine uygun olacağına Türkiye karar verecektir. Hüseyin Seyfi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dünya üzerinde zulüm egemonya,savaş,isyan, darbe ve benzeri anti-sosyal oluşumlar hep müslüman ülkeler üzerinde oluşuyor,nedenini bilen varmı ben çözemiyorum.Oysaki benim bildiğim tam tersi olması lazım,çünkü gerçek islam en demokrat en hukuksal en adil bir devlet idaresi şeklidir,bana göre biz dahil bu ülkeler islam değil sadece adı var.

hasan kirimli 
 08.12.2009 9:11
Cevap :
İslam ülkelerinin geri kalış nedeni, tarih içinde çözülebilir.  08.12.2009 15:48
 

Merhaba...Türkiye-Afgan ilişkilerini çok güzel özetlemişsiniz...Afgan kralının giriştiği reformların bir yanı ile ilgili bir katkıda bulunmak isterim...Bu aktarımım ikinci el bir kaynaktandır; doğru olup olmadığını fazla araştırmadım...Baskın Oran'ın "Atatürk Milliyetçiliği" adını taşıyan kitabının 187.sayfasında şöyle bir aktarma bilgi vardır: Afgan kralı Emanullah Han'ın düşmesi üzerine Atatürk'ün "Ben, ona bu konu(kadınların açılması) ile fazla uğraşma demiştim" dediği anlatılmaktadır...Bu da benden:Atatürk de, yaşadığı dönemde ailenin mahremiyetine fazla dokunmamıştır. Erkek kıyafetlerine yönelik eleştirilerini kadın kıyafetine karşı da göstermiştir ama bu konuda yasal bir zorlamaya gitmemiştir... Katkı olsun istedim. Selamlar.

cdenizkent 
 06.12.2009 23:05
Cevap :
Afganistan konusunda resimlerle desteklenmiş elimde orjinal ingilizce kaynaklar var.Resimdeki kadın da o dergilerin birinden,National Geographic,1985. Resim,biliyorsunuz sonradan meşhur oldu. Diyeceğim,Afganistan bir anlamda ayrı bir devlet; Türkiye gibi bir gelişim gösterememiş. Okuma yazma , yüzde yirmilerde. Kadın sosyal yaşam içinde yok.Yani, durum perişan,savaş ve terör. Türkiye gibi Atatürk yeniliklerini gerçekleştirebilseydi belki bu durumlarda olmazdı.  07.12.2009 15:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 498
Toplam yorum
: 466
Toplam mesaj
: 149
Ort. okunma sayısı
: 1522
Kayıt tarihi
: 12.08.07
 
 

Öğretmen Okulunu ve İktisat Fakültesi Kamu yönetimi bölümünü bitirdim, eğitimciyim, İyi derecede ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster