Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Temmuz '11

 
Kategori
Deneme
 

Ağlamayan bebeğe mama, meme verilmez…

Ağlamayan bebeğe mama, meme verilmez…
 

Resim internetten alıntı


Kalıplaşmış bu düşünce: Ülkemiz dışında da bir yerlerde barınır mı bilemem.

İsteyenin bir yüzü; vermeyenin iki yüzü; ardından “ayıptır istenmez”

Ne anlarım ben bu laf kalabalığından?

İstesen de istemesen de birçok yüze sahip olmak zorundasın; yaşamın altından başka türlü kalkamazsın.

Bayramlık, düşmüş, çaresiz, zafer kazanmış, masum, efe…

Bir bedene sığdıracaksın.

Atalarımız bunu mu demek istemişler?

Yeri geldiğinde uygun yüzünü takarak hakkını arayacaksın. Baktın gülücükler bir işe yaramıyor; yumruk sıkmak: Güttüğün siyasete uygun düşmüyor.

Öyle ise;

Ya isyan bayrağını çekeceksin ya da hüngür hüngür ağlayacaksın.

Sütün aşkına; yoğurtan dönenin kaşığı kırılsın.

İşte o zaman hemşirenin elinde bir biberon, seğirtir.

Viyak viyak ağlayan ilgi odağı olur bir anda; ya altı kirlenmiştir ya yeli sıkıştırır; genelde açlık ağlatır.

Hemşirenin işi başından aşkın, tek başına koskoca “yeni doğmuşların” Bölümünde. Biri feryat figan etmesin; diğer bebeler de uyanır; genlerinde dayanışma vardır, eşlik ederler ciyak ciyak ağlayana…

Eskiden;

“Evladım, yapılması gereken iş ortada, ben söyledikten sonra kıymeti kalmıyor” Derlerdi büyükler.

Bize ne öğretmişlerdi?

Ağlayacaksın ki karnın doysun.

İsteyeceksin ki versinler.

Bu ne tezat?

“Görünen köy kılavuz istemez”

O halde…

Ağlamadan; yalvarıp yakarmadan olmuyor mu bu işler?

22 Temmuz 2011 Cuma

Alev Meisel/ İnternetli Köy

 
Toplam blog
: 584
: 853
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..