​ Ağzından çıkanı duy! / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Ağzından çıkanı duy!

Ağzından çıkanı duy!
 

İçinize sinmeyen hatayı örtmek amacıyla bin türlü özür cümlelerini sıralar, “ben öyle demek istemedim, ama böyle anlaşıldı” der, "Ben, Ben diye avaz avaz bağırır, tepinirsiniz" ama iş işten geçmiştir!


Halk arasında “Sen ağzından çıkanı duyuyor musun?” diye bir deyim vardır. Kırılmanın ifadesidir bu söz. Kırıcı olan kişi ile yaşam düzeyi arasındaki uçurumları gösterir. İnsan sevgisini dikkate almadan, sözlerin sarf edildiği bellidir. Gerçekten çok insafsız bir çıkışı tanımlar. Otokritik yapmamanızdan ötürü, muhatabınızı kırmış üzmüşsünüzdür; “hay dilim tutulsaydı da söylemez olsaydım!” deyip utancınızdan tırlatacak hale gelirsiniz.

İçinize sinmeyen hatayı örtmek amacıyla bin türlü özür cümlelerini sıralar, “ben öyle demek istemedim, ama böyle anlaşıldı” der, "Ben, Ben diye avaz avaz bağırır, tepinirsiniz" ama iş işten geçmiştir!

Artık hakkınızda negatif fikirler duymanız olasıdır.

Ne var ki kelimeler dilinizin altından kayıp gitmiştir. Geriye dönüş söz konusu olamaz. Belki söylemek ifade etmek istediğiniz, başka bir şeydir, ama haklı iken haksız duruma düşersiniz. Bir meydan okuma gibi de kabul edilebilir sarf ettikleriniz. Hatta “kavgada bile söylenmez” denir. Bir bakmışsınız, kelimeler başınızı döndürmüş egonuzun da yardımıyla bir kuleyi yıkmışsınızdır. Belki muhataba karşı, hiçbir kötülüğün filizlenmediği şeyler vardır, ama siz ölçüyü kaçırmışsınızdır.

Daha ziyade sıcak temaslarda, şuurun bloke olduğu süreçlerde, özellikle el kol hareketlerinin yoğunlaştığı devrelerde dile getirilir bunlar. Terslikler ve yanlışlar devam ede durur.

Şunu hatırlatmakta yarar var:  Ne konuşursak konuşalım, düşüncelerimizin/analizlerimizin çıkış noktası, kontrollü ve olumlu olmalı. Negatif şeyleri, eleştiri mahiyetinde söylesek bile dikkati elden bırakmamalı. Yoksa doğru dürüst konuşabilme imkânına sahip olamayız. Bu işler biraz tecrübe ve bilgi gerektirir. İnsanın kafasını karıştıracak, sinirlendirecek sözleri sarf etmenin hiç gereği yok derim.

Aksi tutumlarda ise siz, o çok beğendiğiniz, yolunda olduğunu dile getirdiğiniz ahlâk üzerinde; gerçekten çirkin bir davranış içinde bulunmuş, şahsiyetinizi, kariyerinizi tehlikeye atmışsınızdır.

Kuşkusuz, bundan sonrasında kimse size aldırış etmez, dedikleriniz yıllarca yerini bulamaz havada uçuşur, şaklaban durumuna düşersiniz.

Bu gibi girişimleri yapanlara ne kazandırıp ne kaybettirdiğini öğrenmek isteyenler için de bu bir fırsattır.

Sevgili okurlar, abiler, ablalar!

Ne kadar söz ustası olursanız olun, böylesi durumlarda kayıptasınızdır. Bu tip insanlarla aynı mekânda, aynı sofrada oturup ailece yemek yenmez, gezilmez, çay bile içilmez. Ayrıca çocuklarınızın, çocuklarıyla arkadaş olması dahi karşı çıkılır. Sokakta bile onlara selâm verecek insan kalmaz. Hiç kimse hayatına bu tipleri sokmaz.

Sonuç olarak, siz, duyguların harmanlanarak değerlendirildiği dış dünyada refleks, biraz da hınç kokan davranışlarınızda, "ağzınızdan çıkanı duyun", sarf ettiği sözleri tartamayanların grubuna girmeyin.

Benzeri hataların yapılmaması için bu şarttır.
 
Ahmed F.Yüksel

 
Toplam blog
: 636
: 9957
Kayıt tarihi
: 14.12.11
 
 

Araştırmacı Yazar.. ..