Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ocak '11

 
Kategori
Ankara
Okunma Sayısı
1159
 

Ah Ankara ah!

Ah Ankara ah!
 

Ankara’ya gitmem gerektiğinde kitap alayım yanıma dedim! Yolda okurum, görenlere örnek olurum!

Kütüphane kartım da yanımda olunca Pendik Halk Kütüphanesine girdim! Memur yanlış kapıdan içeri girdiğimi zannetti saçlı sakallı görünce beni! Yan kapı yardım kuruluşuna ait çünkü!

“Buyur Abi! Birini mi aradın?”

“Kitap bakacaktım da! Üyeyim buraya!”

Kalktı bilgisayarın başından yanıma geldi! Çıkardım kartımı verdim!

“Abi bu eski kart! Üyeliğini yenileyeyim mi?”

“Kitap almaya geldik!”

“Bak Abi!”

Yeni kitapların olduğu rafa yöneldim! Kitap Yayınevinin İnsan ve toplum dizisinden “Timurlenk” adlı kitabı seçtim, memurun masasına koydum!

“ Abi bunun kaydı yok! Masada mıydı bu, yoksa raftan mı aldın?”

Bayılırım espri üretmeye biliyorsunuz!

“Valla masada kalmadı! Bir ayağını kaybetti ama sağlığı iyi Allaha şükür! Kurtardı yani!”

İnanın bu esprimi memur anladı! Buradan Sayın Kültür bakanımızı kutluyorum! Espriye aşina memurları var!

“Memur Bey, ben yetmiş beş yılından beri üyeyim buraya!”

“ Ben yetmiş sekizliyim Abi!”

Gebze Otogarına gittim! Gelen ilk otobüse bineceğim! Ağrı Tur geldi!

“ Boş yer var mı kaptan?”

“Nereye Abi?”

“Ankara’ya!”

“Yok Abi! Ankara’ya gitmez!”

“Nasıl gitmez ya? Nereden gidiyorsunuz?”

“Amasya üzerinden gidiyoruz!”

Cahilliğimden utandım!

Kayseri Süha Turizm Otobüsüne bindim! Gözlüğümü taktım kitap okumaya başladım! Bir saat kadar kitap okudum. Canım sıkıldı bıraktım. Koltukların arkasında küçük televizyon ekranı var. İlk defa görüyordum. Kulaklık istedim muavinden, getirdi. Taktım kulaklığı haberleri seyretmeye başladım!

Uyumuşum! Uyandığımda Ankara çevreyolundaydık!

Ankara çok soğuktu! Soğuktan başım ağrımaya başladı. Ankaray ve son durak Dikimevi!

Ha, Kurtuluş’a geldiğimizde cep telefonumu çıkardım Selami’yi arayacağım, geliyorum gel beni karşıla diye ama baktım telefon çekmiyor! Ne bileyim metroda telefonlar çekmez diye?

Dikimevi durağından çıkışta aradım!

“Selami, ben geldim! Gel beni duraktan al!”

“Baba ben yatıyorum! Işıklara gel, Lipa’nın karşı sokağına gir tanırsın evi!”

Kapıyı arkadaşı açtı. Selami yorgan döşek yatıyor. Ateşi de yüksek geldi bana.

Ah Ankara ah!

Oğlumu hasta etmiş.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Erol Işık beyin bahsettiği soru, Yahya Kemal'e sorulmuş, cevapta Yahya Kemal'e ait. Bu arada hoşgeldiniz Ahmet bey, Selami'ye Rabbimden şifalar diliyorum... Sağlıcakla ve Mutlu Kalın İnşaallah...

Yorum Dükkanı 
 18.01.2011 13:03
Cevap :
Allah cem-i cümlemizden razı olsun!!  18.01.2011 15:26
 

Selami, Ankarada çelikleniyor...Yakında zımba gibi bir Ankaralı olacak...Başkentin kuru havası, Kuzu etli Ankara Tavası, Keskin Ayazı ,Misket Oyun Havası dertlere devadır...

Mesut Selek 
 18.01.2011 12:37
Cevap :
Abi çivi gibi olmuş!! Kafasına vurmak lazım!!  18.01.2011 15:27
 

Bir Ankara'lı olarak buranın ayazının gerçekten dondurduğunu söylemeden edemeyeceğim. Oğlunuza büyük geçmiş olsun. Tekrar hoşgeldiniz. Yine içten ve sürükleyici bir yazıydı. Saygı ve selamlarımla..

Aysel Yilmaz 
 18.01.2011 12:34
Cevap :
Böyle olursa bir daha gelmem!! İnsan misafire öyle mi davranır. Sabah dokuza kadar başım ağrıdı.  18.01.2011 15:28
 

Ahh Angara senin soğun olmasa gelmeyecekti Ahmet Aga.. :) Hoşgeldiniz...

SELVİ 
 18.01.2011 9:14
Cevap :
Angaradan Ahmet Ağa geldi!!  18.01.2011 11:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1640
Toplam yorum
: 13554
Toplam mesaj
: 82
Ort. okunma sayısı
: 464
Kayıt tarihi
: 27.01.07
 
 

Doğum tarihim değişmedi ama çok şey değişti bu güne kadar. En başta, dede oluyorum! Evet; şaşırdı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster