​ Ah Atilla bey ah / Emlak / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ekim '08

 
Kategori
Emlak
 

Ah Atilla bey ah

Sn. Atilla Salih Bineklioğlu bu blog özellikle size:)

Ben de sizin gibi emlak danışmanlığı mesleğini ifa ediyorum. Başkent'te kendime ait bir ofisim var. Emlağını kendisi pazarlamak isteyenlerin dikkatine 1-2 başlığı ile yazdığınız bloglarınızı okudum. Güzel bir konuya temas etmişsiniz. Ama bende yaşadığım bir çok olayı göz önünde bulundurarak bu konuda kendi fikirlerimi yazmak istedim.

Elbette ki emlak sektörü bir hizmet, sunum, ifade edebilme yeteneği, doğru tespit vs. gibi bir çok vasfı taşıyabilen, insan ilişkisi kuvvetli ve insanların anladığı anlamda kös kös oturan değil, bir an bile boş vakit bulamayan insanın yapabileceği bir iştir bana göre. Bazı vasıflara haiz olmayan insanların da bu işi nasıl yaptıklarını, mesleğe nasıl darbe indirdiklerini, karalanmasına sebep olduklarını üzülerek görüyoruz zaten. Emlağını kendisi pazarlamak isteyen vatandaşların karşılaşması olası sıkıntı ihtimallerini sıralamışsınız. Elinize sağlık. Ama kimin umurunda? Siz tüm emlak sitelerine ilanlarınızı ücretli veriyorsunuz, sahibi ücretsiz yayınlıyor evinin satış ilanını ve internette arama motorunu çalıştıran hemen herkes ilk evvela sahibinden ilanları inceliyor. Siz gazeteye satış ilanı verdiğinizde arayanlar; aaa siz de mi emlakçısınız, bir de komisyon mu ödeyeceğiz deyip kapatıyor ve ilk önce sahibinden ilanlara bakıyorlar. Siz vatandaşın evine afişinizi asıyorsunuz, vatandaş gidip yanına bir de sahibinden diye kendi telefonlarını da yapıştırıyor. Vatandaş tam 1 yıldır pazarlamaya çalışıyor başarılı olamamış, ama size anahtarı verdikten 1 hafta sonra arıyor sizi; ne oldu kardeşim senden hiç ses çıkmıyor, satılmadı mı daha bizim daire diye. Siz gelen müşterinin belki de yaşam tarzına, bir evden beklentilerine, aradığı yapısal özelliklere göre profesyonel bir sunumu belki de müşterinizle bir yemekle daha samimi ve daha özenli hizmet kalitesi ile süsleyip saygın bir hizmet vermeye çalışıyorsunuz, öte yandan evini satmak isteyen vatandaş olası alıcıya; ev bu işte kardeşim aha üst katı 2 ay evvel 175 e verdiler, ben sana 170 e bırakıyorum diyor ve satış gerçekleşiyor:))) Daha bu örnekleri inanın 2-3 sayfa daha uzatabilirim.

Sorun nerede biliyor musunuz? Ne mülkünü satmaya çalışan, ne de alıcı kesimin umurunda bile değil sizin hizmetinizin kalitesi. Hatta sizin belli bir pazarlık aşaması sonucu veya piyasanın nabzını daha iyi tutmanız neticesinde vatandaşın 170 bin ytl ye alabileceği evi 150 bin ytl ye düşürmüş olsanız dahi, alıcı için o evi %2 komisyon bedeli + kdv ile 153.540 ytl ye mal etmeniz değil, o vatandaşın evi 170 bin ytl ye sahibinden aldığı zaman; kasıla kasıla gördünüz mü emlakçıya para vermedim, sahibinden aldım kardayım diye övünmesi ile karşılaşma ihtimaliniz de yüksektir. Vatandaş mülküne ya da 175 bin ytl ister. Siz de aylarca uğraşırsınız 175 bin ytl ye satacağım diye. Arada bir de ararsınız mal sahibini, fiyat yüksek biraz fiyat kırın diye. Ama mal sahibi adeta azarlar sizi 175 sooonnn diye. Nihayetinde gelir anahtarını alır sizden ve bir haftaya kendi satar. Kaça satmıştır? 150 ye:) Emlakçı satamadı ben sattım. Kiminin de evi ile duygusal bir bağı var. Kıyamıyor anahtarı bir emlak ofisine teslim etmeye:) Ama o evde büyük kızının doğmuş olması, oğlunun o evden evlenip çıkması, acı tatlı günler paylaşılması, aahhh ah ne sıkıntılarla o evi almış olması alıcıyı hiiç alakadar etmez ki o bunu bilmez. Alıcı da o evi alırken duygulanacaktır sanır. Alıcı parasına ve aradığı özelliklere bakar, satıcının o eve aşkına değil! Ya da karşı binada 175 bin ytl ye satılmıştır 3 ay evvel, o niye 150 bin ytl ye satsın ki? E ama kardeşim senin evin 1. kat o ara kattı. Ya da senin ev kuzey o güney cephe. Ya da senin ev 3+1 ama o satılan ev 4+1 di. Olsun onun evi güzeldir. Bu meslek böyle devam ederse bu işi ben de bırakacağım bir gün. (öyle bir niyetim yok, mücadeleye devam, işin şakası bu). Bu işi bıraktığım gün emlak hadiseleri diye fıkra kitabı yazacağım. Emlak danışmanlığından kazanamadığım parayı belki o işten kazanırım.

Uzun sözün kısası yazacak çok şey olduğundan daldan dala atladım, bazen konunun dışına çıktım ama; Bu ülkede halen emlak danışmanlığı, emlak müşavirliği, emlakçılık diye bir meslek yok ki profesyonellik de olsun!

 
Toplam blog
: 16
: 960
Kayıt tarihi
: 26.07.07
 
 

1976 Ağrı doğumluyum, evliyim ve Çağrı adında bir çocuk sahibiyim.Uzun yıllardır emlak sektörüne ola..