- Kategori
- Futbol
Ah Futbol Vah Futbol

Keşke futbolu bu kadar basit ama içtenlikle sevdeydik. Kaynak: http://www.balloonmaniacs.com/images/
Futbol günümüzün en popüler sporlarının başında geliyor. Hakkında milyonlarca şey söylendi ve söylenmeye de devam edecek. Futbol anlık krallarını yaratttığı gibi unutulmaz efsanelerini de dünya spor tarihine altın harfler ile yazıyor ve gelecekte de yazacak. Dünyanın neredeyse her kıtasında milyonlarca insanı peşinden sürükleyen bu spor ve diğer bir değişle “endüstri” ülkemizde de tüm hızıyla yoluna devam ediyor. Belki Avrupa ve dünya futbolunda özellikle son zamanlarda ismimiz unutulanlar listesine girmiş olsa da, liglerimizde kavga gürültü futbol oynanmaya devam ediyor. Bazı yerlerde ise oynanmak istese de oynanmıyor ya da oynatılmıyor.
Futbol, bilen bilmeyen herkesin ortak bir şeyler yakaladığı bir alan olunca da mahalle bakkalından başbakana kadar herkes futbol hakkında doğru ya da yalnış yorumlar yapıyor. Kimisi gelişimci ve karakterli yorumları ile futbola destek olurken kimisi de kabadayı ağızları ve saldırgan tavırları ile arttırdığı ratinginden kendine pay çıkarıp futbolu kötüye kullanıyor. Bu yorumları dengeli ve gelişime yönelik yaptığımız sürece hangi alanda olursa olsun gelişim de beraberinde geliyor. Çünkü yapıcı eleştiri, bundan anlayan bünyelerde olumlu etkilere neden oluyor. Fakat üzülerek yazıyorum ki, ülkemizde birçok alanda karalayıcı yorumlar ve kırıcı şekilde yapılan eleştiriler yüzünden futbol kadar diğer birçok alanda da olumsuz ve kalitesiz bir ortam ortaya çıkıyor.
Bugünkü yazım bu olumsuz yorumlara ve destekten çok köstek olmaya çabalayan bir türlü geliştiremediğimiz eleştri kültürümüz üzerine. Özellikle son zamanlarda Arda Turan konusunda da gördüğüm kadarıyla kimilerinin sürekli kırıcı saldırgan ve aşağılayıcı yorum yapma huyu gelişerel devam ediyor. Bu manzaradan gözlemlediğim kadarı ile birçok alanda birilerinin başarısızlığı sanki aramızdaki bazı kişileri mutlu ediyormuş gibime geliyor. Haksız mıyım?
Beşiktaş’ın Avrupa’da 8 gol yiyerek yıkıldığı andan günümüze kadar halen süren garip yorumların ucu o kadar kaçıyor ki, küfürler ve seviyesiz yorumlar ile futbol oyunu ne yazık ki çirkinleştikçe çirkinleşiyor. Herhafta yaşanan hakem kavgalarına karışan onlarca ismin ortaya çıkardığı manzara da futbolseverleri bu spordan soğutuyor. Halbuki, bu sadece bir oyun ve bu oyundan alınması gereken şey dostluk, başarı, mücadele ve zafer gibi heyecanlar. Bunun yanında hüzün, dürüstlük, centilmenlik gibi diğer duyguları da bizlere yaşattığı için de sık sık bizleri duygusal anlara götüren bir spor futbol. Bu oyunun içerisinde elbette ki dünyanın neresinde olursa olsun, oyunun kurallarına ve ahlakına karşı olumsuz tavır sergiyen insanlar var. Hakemleri sürekli eleştiren seviyesiz yöneticilerden tutun da, bahis skandallarına kadar uzanan listelerin başında yer alan onlarca futbolcuya ne yazık ki dünyanın her yerinde rastlanıyor. Bizlere düşen görev ise yaşadığımız yer neresi olursa olsun önce kendi ülkemizin sorunlarını düzeltmek ve daha güzel bir Türkiye yaratmak. Tüm olumsuzlukların önüne getireceğimiz karakterli ve eğitimli duruşumuzla ülkemizi daha parlak geleceğe götürebileceimize inanıyorum. Bize düşen futbol denen oyunun sonucu ne olursa olsun maçları kim kazanırsa kazansın kendi takımımız 10 yemiş olsa bile saldırı, hakaret ve yıkıcı tavırlardan uzak urmak olmalıdır. Bunu başardığımız zaman başarı ve gelişim de kendiliğinden gelecektir.
Futbol konusunda eleştirilerimizi yaparken takımlarımızın en iyi anlarında arkasını sıvazladığımız futbolcuları da hakarete varmadan eleştirmeyi öğrenmemiz gerekmektedir. Aynı şekilde futbolcularımız da başarısız oldukları zaman bunlardan ders almayı ve futbolu güzelleştirmek için daha çok çalışmaları gerektiğini her zaman hatırlamalıdırlar. Futbol profesyonel bir oyunsa eğer bu oyunun baş aktörleri olan futbolcular da ona göre kendilerini geliştirmeli ve taraftarlar ile aralarında ne olursa olsun yıkıcı açıklamalardan uzak tavırlar sergilemelidirler. Taraftarlar da futbolcuların özel hayatlarına ve aile yaşamlarına saygılı olmalıdırlar. Kendi ailelerini nasıl koruyorlar ise sahalarda mücadele eden kişilerse senin benim gibi etten kemikten insanlardır ve onların değerlerine yapılacak her türlü saygısızlık toplumumuzu kirletmekten başka bir işe yaramayacaktır.
Bir süredir spor gündeminde olan Arda Turan meselesinde de, Arda’nın üzerine binen yük ve karşılıklı gerginliklerin sonunda Arda’nın sanki hiç istenmeyen bir adammışçasına bazı taraftarlarca takımdan uzaklaştırılmak istemesini görünce açıkçası üzüldüm. İlk aklıma gelen futbolcularımızın duygusal ve amatör ruhla haraket etmeleri ile ne yazık ki kurtulamadığımız kırıcı eleştiri kültürümüz oldu. Arda’nın üzerine yüklenen kaptanlığın ağırlığından tutun da başarısız sonuçlara haklı olarak tepki göstern tarafta kadar olaylar büyüdü ve Arda istenmeyen adam ilan edildi. Arda’nın kaldıramadığı yükün altında ezilmesi ve duygusal davranışları sonunda taraftar ile aralarına kara kedi girdi. 3 ay öncesine kadar sırtlarda taşınan Arda Turan yine aynı kişilerce protesto edildi. Arda’nın da bunun üzerine ne yazık ki çoğu yerde gereksiz sözleri ve tavırları nedeniyle durum takımdan gitsin de kurtulalım durumuna kadar getirildi.
Bu durumun en başında Arda Turan futbolda tepkinin de olduğunu unutarak duygularına yenik düştü ve arka arkaya taraftarı daha da soğutacak açıklamalar yaparak duygularını futbolunun önüne koydu. Durum böyle olunca da kimisinin haklı kimisinin de ayarı kaçmış eleştirileri Arda Turan üzerinde baskı oluşturdu ve Arda tecrübesizliğinin kurbanı oldu.
Avrupa’ya gitmek istemesinin ne kadar doğal bir durum olmasına rağmen eleştirilerin içerisinde sanki başarılı olmasın dermişçesine dua edecek kadar gözü dönmüş kişilerin olması da başkalarının başarılarından ne kadar rahatsız olduğumuzu da ortaya koydu. Halbu ki, Arda’nın Avrupa’da başarılı olması arkasından gelecekler için ve Türk futbolu için çok önemli bir konuyken nasıl olur da daha gitmeden başarısız olması konusunda bazı kimseler bu kadar acımasız olabiliyorlar? Arda’nın hatalarının olduğunu ve duygusal olarak Türk futbolcusuna has olan özellikleri olduğunu biliyoruz. Bunlara rağmen yorum sayfalarında en çok küfürün kullanıldığı ve karşılıklı saygısızlığın en çok sürdüğü alanlardan birini kendi ellerimizle yaratıyoruz. Bunun sonunda da sahalar kapatılıyor, tribünlerden insanlar atılıyor ve ülkenin bazı yerlerinde futbol oynamak bile neredeyse tehlikeli hale geliyor.
Hakkı ile iş yapan her kim olursa olsun, Fenerbahçemiz, Galatasarayımız, Mardinsporuuz ya da diğer klüplerimiz hiç önemli değil, yeterki başarılı olsun. Ülkemizin gençleri dünyanın her yerinde başarılı olsun. Varsın Ahmet olsun varsın Mehmet olsun. Bizden olsun içimizden olsun. Biz de bu oyundan zevk alalım ve aldıralım. Onu eğlenceye dönüştürelim ki dünya da bize hayranlıkla baksın. Futbolu ve sporun her dalını sevelim. Yeri geldiği zaman eleştirelim ama kırmayalım. Ülkemizin bambaşka ve kan ağlayan sorunları varken ülkemizin geleceğini sadece futbola endekslemeyelim ve futbolu kavga malzemesi yapmayalım. Bu ülke güzel, aynı insanları gibi. Ona hak ettiği değeri verelim.
Rıfat KARLOVA