- Kategori
- Dostluk
Ah şu kadın milleti
Yokluğunu besledim damızlık gibi
geliştikçe gelişti yere göğe sığmadı
sonra yetemez oldu verdiğim hiç bir şey
dallandı budaklandı serpildi
ve sonra eski seni aradım
sadece varlığınla kaybolduğum günleri
gerçi oda bir zaman kişilik savaşına girmişti
haliyle benide ezmişti
anladım ki ne senle nede sensiz olmayacak
en iyisimi boşverdim
ve seni ait olduğun gönüllere uğurladım
şimdi mutlusun tıpkı senin dişin partnerin
artık karakter savaşıda yapamazsın
yalan söylesen de hoş karşılanırsın
çünkü o senin tıpkın sen ancak onunla yaparsın
Kişiliği olgun bir insanı bulmak bu devirde ne kadar zor değilmi? Bunca gri denilen o politik insanların içinde siz kendinizi hep yanlız hissedersiniz. Bir ortama girdiğim de daha yeni tanıştığım biri bana senli benli hitap edince çok kızıyorum. Birde derler ya üstüne üstük; Aman canım ne bu böyle gerdin bizi rahat ol sizli bizli konuşma samimi ol biraz.
Neymiş efendim senli benli konuşmak samimiyetten ileri gelirmiş. Bana hep tam tersi samimiyetsizlik gibi geliyor. Bir insan samimi olduğu kişiye senli benli konuşur. Kişi girdiği ortama elbetteki ayak uydurmalı fakat birden bire samimi olunan herşey çabuk bitiyor bunu fark ettim. "Tez muhabbet çok ayrılık getirir." sıkı dostluklar daima uzun zaman sonra verilen güvenle oluşur.
Güven dedim de aklıma şu geldi. Ne kadar güzeldir değilmi bir insana güvenmek, gözünüzün arkada kalmaması.
Fakat malesef günümüzde güven denilen şeyi çok az insanda buluyoruz. Çoğumuz da bundan muzdaripizdir; bak ben sana güvenmiştim ama sen beni arkamdan vurdum. Bu bana yapılırmı ya yapılır mı! en iyisi şu ki herkesi sevin fakat gerektiği kadar güvenin. Bir söz vardır ''Birine sırrınızı verdiğiniz an özgürlüğünüzü vermişsiniz demektir.''
O yüzden ben uzun zamandır kimseye güvenmiyorum. Bazen kendime dahi. Hatta bir bayan olmama rağmen erkekleri daha masum buluyorum ve kızdan çok erkek arkadaşım vardır. Çünkü bayanlar erkeklerden daha kıskançtır, daha haindir, daha anlayışsızdır. Bunu çoğu kişi de bilir ki bir bayanla çalışmak zordur. Dikkat edin erkekler dostluklar da ve insani ilişkilerinde daha fedakar ve hoşgörülüdür. kolay kolay ihanet etmez ve arkadaşını satmazlar. Oysa kadınlar hemcinslerinin kendinden daha güzel olmasını, ilgi görmesini, beğenilmesini ve başarılı olmasını istemezler. Çok daha kolay satarlar birbirlerini.
Örneğin bazen bir kıyafet aldığım da erkek arkadaşlarıma sorarım nasıl diye, veya ne bileyim saç şeklimi, rengimi. Onlar daha objektif ve daha farklı bakarlar olaya. Hatta bir erkek gözüyle değerlendirirler.Fakat kadınlar öylemi illaki bir bahane bulurlar ve moraliniz bozulur.
Boşuna dememişler; Düşman şerrinden, şeytan şerrinden, kadınların şerrinden korusun diye.
Bir hikaye var paylaşayım sizinle;
Adamın biri cennete girmeyi çok istiyormuş ve Allahütealayla konuşmuş birgün;
- Allahım ben cennete girmek istiyorum bunun için ne yapmalıyım?
Bir ses duymuş;
- Sana kırk yıl müddet veriyorum bana şeytanı yakalayıp bu kavanoza koyarsan seni cennete alacağım.
Adam sevinmiş ve şeytanı yakalamanın yollarını aramış. Kırk yıl sonra yakalayabilmiş şeytanı ve kavanoza koymayı başarmış. Eve gelmiş ve demişki;
- Hanım bak bu kavanda bir şey var sakın açma ben bunun için kırk yıl uğraştım. Bir yere gidip geleceğim
Peki bey açmam
Kadın milleti işte merak etmiş; ne var acaba bu kavanozun için de.İçi içini yiyormuş ve dayanamamış açmış. Birden şeytan belirivermiş. Kadın şaşırmış
- Sende kimsin?
- Ben şeytanım haha bu kadın milleti ne kadar meraklı ya! bak kadın bu kocan varya beni kırk yıldır yakalamak için uğraştı ama sen, beni bi dakika için de çıkardın ordan. kocan şimdi cennete giremeyecek sayende. Yaşasın kötülük!
Kadın durmuş ve düşünmeye başlamış otuz saniye geçmemiş ve aklına bir fikir gelmiş;
- Ama ben seni bilerek çıkardım kocam dediki ben gidince şeytanı oradan çıkar çünkü ben vazgeçtim. Aaa ama bir dakika bu kavanozun içinde ne var bir baksana?
- Ne var bilmiyorum
- İçine gir bak dibinde senin tıpkın duruyor
- Hani ben göremiyorum?
- İçinde en dipte eğilsen görürsün
Derken şeytan eğilmiş ve içine düşmüş kavanozun. Kadın hemen kapağını kapamış kavanozun ve şeytana; oh olsun nasıl yakaladım ama seni diye gülmeye başlamış. Şeytan şaşaırmış ve bu kadınlardan korkulur. Adam kırk yıl uğraştı beni yakalamak için, kadın iki dakika içinde beni yakaladı.
Anlayacağınız bizim le şeytan bile baş edemiyor. Doğruya doğru. Fakat siz siz olun şeytana fazla uymayın. Ne demişler; Ateşe dayanabileceğin kadar günah işle.
İyi geceler.