- Kategori
- Kent Yaşamı
Ahi hi hi

Sapanca'da 70 yaşındaki dedenin de ; 7 yaşındaki bebenin de coşkusunu açığa vurduğu bir sevinme efekti vardır.
Genetik bir kodmuşcasına kuşaklar boyu devam edip giden bu ifade tarzını Karadeniz Horonlarında duymaya alıştığımız çığlıklara benzetmek, Sapanca'daki halinin özgünlüğünü biraz hafife almak olacağı için bu efekte dair biraz detay vermek gerekir.
Eşinin hamile olduğunu öğrenen yeni evli koca da ; kopya çekerek geçer not alan uslanmaz hayta da; o ana dair olan sevincini " Ahi Hi Hi " diyerek yazılı hale getirebileceğimiz bu efektle dışa vurur.
Bir asker eğlentisinde çalınan müziği bastıracak kadar ön planda da olabilirken, yüzlerce kişinin birarada olduğu bir rock konserinde tiz bir şekilde duyulmasıyla tüm dikkatleri üzerine çekmesi de bir olabilir.
1996' da Haluk Levent' in Sakarya Gar Meydanındaki konserinde, aynını yapıp kendini Haluk Levent' le aynı sahnede bulmuş biri olarak bunu kendimden gayet iyi biliyorum:)
Futbol fanatizmiyle tribünde, sarhoş boş vermişliğiyle dibi görülen son kadehde sıfırlanan tüm sosyo-ekonomik farklılıklar birden bire patlatılan bir " Ahi hihi " ile çok daha samimi ve kabul edilir bir şekilde sıfırlanıverir Sapanca' da.
Serilip orta yere " Seç, beğen, al " denilen iyi niyetlerin değiş tokuş aracı olan bu coşku patlaması, patlama denen negatif şeyin en güzel hali gibidir adeta.
Göl kenarında dinlediği bir şarkıyla gamlanan da; yüksek bir tepesinden göle karşı efkarlanan da kontrol edilemeyen bir refleksmişcesine savurur boşluğa bir "Ahi Hi Hi" ve kendine gelir.
Bu defa acıtmayan bir hüznün gürültülü lisanı oluveren bu " Ahi Hi Hi " ler, ister coşkuyu patlatsın, ister hüznü hoplatsın " bir artı bir, eşittir biz eder " sonucunu veren bir matematik işlemine dönüşür bir çılpıda.
Biri, bize dönüştürürken kimin kim olduğuna bakmaz.
Bir yerde o varsa, eyvallah yoktur.
Karambolden duyulmasıyla herkesi aynı duyguya ortak etmesi saniyenin dörtde birini alır çünkü.
İlk oyun havası çalmaya başlayan bir düğünün saheneye çıkmaya çekinen tüm delikanlılarını sahaya döken bir başlama vuruşu gibidir adeta.
Ya da ne biliyim, serçe parmaklarla tutuşularak oynanan bir kasap havasının omuz omuza ve ayakların yere daha sert vurularak oynanır hale gelmesini sağlayan bir gong sesi de olduğunu söyleyebiliriz bir başka ifadeyle.
Ya da elden ele değilde kulaktan kulağa dağıtılan bir, " biz olma " davetiyesi de denilebilir ona.
Babaların çocuklarına öğretmek için herhangi birşey yapmalarına gerek olmadan çocuklar tarafından sadece bir kez duyularak öğrenilen bu efekt, bize özgü en nadide şeylerden bir tanesidir.
Yıllar yılı eskimeyen, aşınmayan ve asla modası geçmeyen " Ahi Hi Hi " ler iyi bir Sapanca'lı olmanın olmazsa olmazlarındandır.
Onu, hakkını vererek dışa vurursan kimse sana nereli olduğunu sormaz. Çünkü onu duyan herkes senin saf kan bir Sapanca ' lı olduğunu çoktan anlamıştır zaten.
Kimimiz " Ahi Hi Hi " diye bağırırken aynı anda hızlı bir şekilde kafamızı sağa sola sallayarak sesimizdeki coşkuya kafamızı da ortak ederiz; kimimiz de bir " Ahi Hi Hi " nin hemen ardından bir yenisini patlatarak Nirvana' ya ulaşırız.
Düğünde, dernekte, evde, okulda, arabada, kısaca heryerde bizi biz yapan " Ahi Hi Hi " lerin yerini ," Ya Habi bi " ler alsa, hiç şaşırmayacağımız bugünkü Sapanca'nın önce reklam tabelalarını Arapçaya çevirdik.
Sonra mahallelerimize Arap isimleri vermek isteyenlerimiz oldu.
Olur tabi.
Çünkü Araplar Sapanca' yı çok seviyordu.
Ee o zaman son, ki, üç dört.
Hadi hep birlikte, patlatalım bi " Ahi Hi Hi "
Allah akıl fikir versin hepimize.