- Kategori
- İnançlar
Ahiret inancı...

AHİRETE İNANMAK, İNSANI İYİLİĞE SEVK EDİP, KÖTÜLÜKLERDEN ALIKOYAR
Ahiret inancının, insanların davranışlarında pek çok olumlu etkisi vardır.
Ahirete inanan bir insan, tüm yaptıklarından hesaba çekileceğini bilerek hareket eder.
Kötülüklerden sakınıp, iyi davranışlarda bulunur. Aklı ve vicdanıyla hareket eder.
Çünkü bilir ki yaptığı her iyi ve kötü davranıştan, söylediği her sözden sorumludur.
Allah bunu bir ayetinde şöyle bildirmiştir.
‘’Kim zerre miktarı iyilik yapmışsa onu görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür ‘’ (Zilzal suresi 7-8 ayetler )
Ahirete inanmak bireyin dünya hayatının bir gün biteceğinin ve bundan sonra yeni ve sonsuz bir hayatının başlayacağının
farkında olmasını sağlar. Bunun farkında olan bir insan, her anının çok önemli olduğunun bilincine varır.
Yaşamını insanlığa faydalı işler için sürdürür.
Kalp kırmaz, gıybet etmez, dedikodudan uzak durur, boş konuşmaz, merhametli olur, ibadetlerini şevkle yerine getirir, günah işlemekten çekinir, yaptığı iyilikleri kul için değil Allah’ın rızası için yapar. Ahiret inancı, iyiliğe güzelliğe sevk eder insanı. Bilmeden yaptığı bir hata olursa da, Allah’tan af dileyip bir daha aynı hatayı yapmamak için çaba gösterir.
Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.
Bu konuda Kuranda ‘’… Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir. Kim tövbe edip iyi davranış gösterirse şüphesiz o, tövbesi kabul edilmiş olarak Allah’a döner ‘’( Furkan suresi 70-71 ) buyrulmuştur.
Dinimiz akıl dinidir. Akıllı bir insan, Allahın rızasını kazanmanın en büyük amacı olduğunu bilir. Şeytanın kendisini kandırmasına müsaade etmez. Bu dünyanın geçici olduğu, asıl olanın ahiret yaşamı olduğunu bilir.
Mesela, akşam çok güzel bir rüya gördüğünüzü varsayalım. Fakat sabah uyandığınızda bunun sadece bir rüya olduğu fark ettiniz. Birde bu rüyanızın uyanıkken gerçekleştiğini düşünün… hangisi daha çok mutlu eder? Tabii ki gerçek yaşamdaki değil mi?
İşte dünya hayatı da tıpkı bir rüya gibi geçici…
Akıllı bir insan, Allah’ın büyüklüğünü, gücünü görerek kuran ahlakını benimser ve dosdoğru olur.
Doğruluğun en doğrusu hakikattir. Bunu idrak edebilen insan için doğruluk sadece ahlaki bir kural olmanın dışında yaratılmış olmanın idrakidir. Her insan bir gün ahrette hesap vereceğinin bilincinde olup, tek doğru olan gerçeğe inanıp yaşamaya başladıkça, hem bu dünyada mutlu olacaktır, hem de ahrette istediği makama ulaşacaktır.
Allah bir ayetinde; ‘’Kim ( Allah huzurunda ) iyilikle gelirse ona getirdiğinin on katı vardır. Kim de kötülükle gelirse o sadece getirdiğinin dengiyle cezalandırılır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar. ‘’( En’am suresi 160. Ayet) buyurmuştur.
Burada Allah’ın adaletinden ve merhametinden söz edilmektedir. Hepimiz bilerek ya da bilmeyerek hatalar işleyebiliyoruz.
Eğer hata işliyorsak hemen bu hatalardan vazgeçip içtenlikle Allah’a yönelmeliyiz.
Çünkü, bir gün gelecek hepimiz Allah’ın huzurunda ‘’ tek başına ‘’hesap vereceğiz. Kimsenin kimseye yardım edemeyeceği bu günde, kişi ancak dünyada yaptığı güzel işlerin yararını görecek..
‘’Sur’a üflendiği zaman artık aralarında akrabalık bağlar kalmamıştır; Birbirlerini de arayıp sormazlar. Artık kimlerin (sevap) tartıları ağır basarsa işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir. Kimlerin de tartıları hafif gelirse artık bunlar da kendilerine yazık etmişlerdir…. ‘’ ( Mü’minun suresi, 101- 103 ayetler )
Özetle;
Tam manasıyla ahİrete inanmak, insanları iyiliğe sevk edip kötülüklerden uzak durmayı sağlar. Bir insanın iyi bir insan olabilmesi de sadece ve sadece Allah sevgisi ve korkusuyla olur.
Değerli Arkadaşlar siz siz olun, sakın şeytanın sizi kandırmasına izin vermeyin ve Allah’ın yolundan ayrılmayın.
http://blog.milliyet.com.tr/Seytanin_tuzagina_dusmeyiniz_!!/Blog/?BlogNo=216136
Yüreğinizdeki sevgi daim olsun …. Sevgi ve ışıkla.