- Kategori
- Deneme
Ahmet Seven'den veciz sözler (A-B9

Ahmet Seven'den Veciz Sözler
A
Adaletle yıkılmak, adaletsiz yükselmekten yeğdir.
*
Af edilmesini bekleyen, önce af edebilmeyi bilmelidir.
*
Ağacın kovuğuna, insanın dalkavuğuna güven olmaz. Ağacı kovukları insanı da dalkavukları yıkar.
*
Ağaç, kendisini kesmeye gelenlerden bile meyvesini esirgemez.
*
Ağacın üzerinde binlerce eğri dalı taşıması, doğru bir gövdeye sahip oluşundandır.
*
Ağacın kökleri ne kadar sağlıklıysa meyvesi de o kadar tatlı olur.
*
Ağzınızdan çıkanı kulağınız duysun deniliyor. Hayır, ağzınızdan çıkmadan önce kalbiniz duymalı. Söz kulağa varırsa zamanı çoktan geçmiş olur.
*
Ahlak bal gibidir. Muhafaza edilmezse sinekler konar.
*
Affetmekte zorlananlar genellikle affedilmeye daha fazla ihtiyacı olan kimselerdir.
*
Âlimlerin dilinde ifadesini bulamayan milletler, âlemlerin elinde oyuncak olurlar.
*
Alın teriyle kazanmak istiyorsanız gittiğiniz yolu kestirmeden gitmeyeceksiniz. Zira alın teri yolun tam hakkını ister.
*
Asaletsizliği ele veren, vefasızlıktır.
*
Ancak çocuklar bombalar altında bile hayal kurabilir.
*
Ayıya bir kez dayı demeye gör.Artık ne onun dayılığı ne de senin yeğenliğin.
*
Altın gerdana takılıncaya kadar hangi eziyetleri gördü bilir misin?
*
Altın ne kadar çok olursa olsun bir tahta sandığa koyarlar. İnsan ne kadar değerli olursa olsun bir tahta tabuta koyarlar.
*
Akvaryumu deniz zanneden balığa okyanusu anlatmak kadar güç bir şey yoktur.
*
Aslan, kafese düşse de yine aslandır. Çakal, hür dolaşsa da dağlarda, yine çakaldır.
*
Aslanlar geliyor diyerek telaşa düşen sadece çakallardır.
*
Ağızdan çıkan bir söz diş kadar keskin dil kadar yumuşak olmalı. Tek başına olursa hiç bir özelliği kalmaz.
B
Balıklar incinin yanında yüzer fakat ondan habersizdir.
*
Başarı güven tarlasının mahsulüdür. Güvenden mahrum olanların ektikleri tohumdan ‘başarı’ mahsulü yetişmez.
*
Bazen günün aydınlığında kaybettiklerimiz, gecenin karanlığın kaybettiklerimizden daha fazla olur.
*
Bazı zaferler vardır ki kazananını yenilgiden daha çok mağlup eder.
*
Bazen bin kişinin kaderi bir kişinin fedakârlığı üzerine inşa edilir. Olmak ya da ölmek ona bağlıdır.
*
Bir insanın bağırıp çağırması cehaletini, lafını kesinceye kadar konuşması basitliğini, yerinde konuşup yerinde susması asaletini gösterir.
*
Bir toplumda yalın ayaklılar kimlerin safında yer alırsa o kazanır.
*
Bir kalbi aslına döndürmek istiyorsanız ona tebessüm ediniz. Zira tebessüm karşısında cevapsız kalan bir kalp yoktur.
*
Binalar yıkılırken daha çok gürültü çıkarırlar.
*
Bir insanın medeni olup olmadığı kendisine verdiği değerle değil, başkalarına gösterdiği saygıyla ölçülür.
*
Bilgili olmak için beyninizi öğretmenlere teslim edebilirsiniz. Aklınızı değil.
*
Binaları yaparken gerekli olan bilgi, yıkarken de gereklidir.
*
Bir milletin yüz yıl sonra ki durumunu mu merak ediyorsunuz? O halde yetiştirdiği gençliğe bakınız.
*
Bilginin hizmetinde olmayanlar, cehaletin hezimetiyle meşgul olurlar.
*
Boğulmaya karar verenler için okyanuslara gerek yoktur. Onlar istediler mi bir kaşık suda da boğulabilirler.
*
Bulanık sularda inciye rastlanmaz. O ancak derin ve berrak denizlerde bulunur.
*
Binayı yıkmak yapmaktan kolaydır fakat, yıkarken altında kalanların sayısı yapanların sayısından daha fazladır.
Bugünkü dünya düzeninde esaret zinciri bileklere değil beyinlere geçiriliyor.
*
Buz, sertliğini ancak güneş doğuncaya kadar muhafaza edebilir.
*
Büyük sular her zaman kendilerine akacak bir yol bulurlar.
*
Bugün attıklarını on ikiden vuranlarda zamanında karavana atıyorlardı.
*
Bir insanın medeni olabilmesi için zengin bir ruh madenine ihtiyaç vardır.
*
Bir ülkede ahlak parayı kontrolü altına alamazsa, para ahlakı satın almaya kalkışır.
*
Beyaz bir güvercin size kara bir haber getirirse, artık onu da kara olarak görürüz.
*
Bulutlar yağmurların yükünü yeryüzü bereketlensin diye çeker.
*
Bugünün ekmeği hazır değilse, dünden maya tutulmadığı içindir.
*
Bir ömrün şerefle tamamlanabilmesi için zamana değil, güçlü bir imana ihtiyaç vardır.
*
Bir kalıba girmek isteyen yanıp erimeyi göze almalıdır.