- Kategori
- Güncel
Ahrette de mekan

Zincirlikuyu mekanı
Bildiğim kadarı ile Galaksinin en küçük gezegenlerinden biri olan Dünyada, onunda küçük bir parçası olan Türkiyede yaşıyorsunuz ve kimi kimseniz yoksa ya da var olduğu halde gezegeni terk edip ahrete göçtüğünüzde sizi ahrete gönderme törenini, rituelini yapmıyorsa, merak ettiğinizi sanmıyorum ama yine de söyleyeyim Devlet aygıtının bir kolu olan yerel yönetimler yani Belediyeler sizi kimsesizler diye tarif edilen yenidünyanızdaki mekâna nakil ediyor. Ancak dünyada mekân edindiniz veya edinmediniz eğer ahrette de yaşamınızı üst sosyal statülü manzaralı bir yerde devam ettirmek isterseniz, Dünyada mekân ahrette iman sözündeki imanınız yetmiyor. Bunun için sizin Dünyada ahretteki mekân için orta ölçekli bir daire fiyatı kadar para biriktirmeniz gerekiyor, ha ben orta ölçekli değil daha yukarısını istiyorum diyorsanız daha çok çalışıp, çabalamalısınız.
Efendim; eskiden bir deyim vardı taşı toprağı altın denilen İstanbul’da, şimdilerde ise bir metrekare toprağın en pahalı olduğu yer mezarlıklar oldu. 333 mezarlığın bulunan kentte, şehir içindeki mezarlıklarda yer yok maalesef. Talep olup arz olmayınca mezar yeri sahipleri uçuk fiyatlar karşılığında hakkını devrediyor. Tabii şunu da belirtmeden geçemeyeceğim özellikle İstanbul’da yeşil alan olarak kalan tek yerde mezarlıklar, (Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışmanın ilk yılında 1983 yılı ikincisi Haslet Soyöz karikatüründe çarpık kentleşmeyi anlatmış. Böyle giderse yeşil olarak kalacak, insanların nefes alabileceği tek yerin mezarlıklar olacağını söylemişti.) lokasyonu iyi, deniz manzaralı, yeşil alanı olan ucuz ahret mekanı da olmaz kusura bakmayın hani. Şöyle İnternetteki mezar yerlerinin satış fiyatlarına baktığınızda satışa çıkarılan mezar yerlerinin fiyatları lüks rezidanslarla yarışıyor. Kentin en gözde mezarlıklarından olan Aşiyan, Karacaahmet, Çengelköy Ulus'da veZincirlikuyu’da fiyatlar, 200 bin ile 750 bin lira arasında değişiyor. İnternetteki ilan sitelerinden satışa çıkarılan mezar yerleri için “acilen” ve “ihtiyaçtan” ifadeleri de yer alıyor.
Hatta Çevre ve Şehircilik Bakanımız Erdoğan Bayraktarın, İstanbul Karacaahmet Mezarlığı'nda daire fiyatına mezar satın aldığı, mezar yeri için 108 bin TL ödediği haberini gazetelerden okumuşsunuzdur.
Ayrıca son zamanlarda medyada çıkan bir haber var, “mezarlıklar satılacak” diye. Hatta İstanbul’daki ilçe belediyeleri, borçlarından kurtulmak için camilerden sonra mezarlıkları da elden çıkarmaya başlamış, Beykoz Belediyesi’nin Rüzgârlıbahçe Mezarlığı’nı 538 bin 300 lira bedelle İBB’ye devretmiş.
Üretim adına proje geliştirmeyen, Devletin asıl gelir kaynakları olan madenleri, Türk milletine ait olan bütün maddi ve manevi değerlerini, karlı kamu kuruluşlarını satan, senyoraj gelirini devreye koymayan siyasi irade, olur olmaz her şeyden kaynak çıkarma yoluna gidiyor. Alınacak vergi kalmayınca garsonların, müzisyenlerin bahşişlerinden dahi vergi almayı, satılacak kurum ve kuruluş kalmayınca da mezarlıkların bile satılması planlanıyor.
Ben ekonomiden pek anlamam, 25 yıllık İnşaat Mühendisiyim, bu mezar fiyatlarına bakınca hani mühendisim ya ahrette şöyle sosyal statüme uygun bir yer, mekân talep etmiş olsam, edineceğim mezar yeri için herhalde bana yeni bir yaşam süresi daha gerekir. Karslı bir mühendis arkadaşım der ki yok oğlum sende bir şey var, Rizeli, Mühendis ve fakir üçlü kavramına aklım almıyor diye. Burada bir ironi var tabii, bize özellikle ailemizden Babamızdan aktarılan ahlak, erdem, namus kavramlarının varlığı unutuluyor.
Siyasilerimiz, ülkeyi yönetenler değirmenin suyu azaldıkça milletin elindekilere daha fazla odaklanıyor. Hükümet şimdilik garsonlara, müzisyenlere ve mezarlıklara umut bağlamış durumda, yarın dilencilerden de vergi almak zorunda kalacak, şimdiden belirtelim.
Mezarlıkların günümüzde aldığı değerlere, fiyatlarına bakınca Ülkeyi yönetenler haksızda sayılmaz hani. Peki, o ünlü söz şöyle mi başkalaşıma (metamorfa) uğradı?
Dünyada da ahrette de mekân.
Nizamettin BİBER