- Kategori
- Şiir
Ahtı tutar Çiçeğin koparma dalından

Ellere bahar gelir bize cemaziyülâhır
Bağ bozumu zamanı dalda üzüm mor
Gel
dağları boğalım
denizleri yakalım
ovalarıma çağla…
Gel
gülüm gülümü soldurmadan
kırılmadan bir istiridye kirli su da
tadı tuzu yok dünyanın
inim inim inliyor yerin dibi de
devriliyor sıradan bir bir bardaklar
tenin tene dokunması sevgisiz
ruhsuz sevişmelerin örtüsü gece
dudaklarımda hala kondurduğun son buse
bakarım düşmesin kar tanesi yere
Gel
insan bir mum söndürülünce
mantık ve akıldan yoksun
karanlığa saplanır hazin iç yüzü
Kadın ve gurur
bir gecelik
kırık bir ampul
dallarda doymak bilmeyen nefis
asılı kırmızı ağlar, ağladıkça
bir köşede içli içli edeple hayâ
aydınlığa dem hoyrat vurdukça
sessiz sedasız kaçışlar
Gel
Açık kapılar ardına kadar
dikenli telleri kaldır aradan
delip geçse de okla yay
tut kaldır ey yar
sadakatle
çığlık çığlığa hissiyat
dökülür lokma lokma kızgın yağlara
son adım şerbetle vuslat!
Gel
al beni canımın canı
al beni toprağına sür
ahtı tutar çiçeğin koparma dalından
kaç gonca var dokunulmamış
bitmeliyse
ne kaldıysa dür
dür beni canımın canı
dür beni toprağına sür...
- asi mahmur / güneşe doğru uçar / göçmen kuştur aşk!
nil alaz