​ Akademisyenlerin kişilik bozukluğu / Üniversiteler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Aralık '12

 
Kategori
Üniversiteler
 

Akademisyenlerin kişilik bozukluğu

Akademisyenlerin kişilik bozukluğu
 

öğretmen-öğrenci ilişkisi


Devlet üniversitelerindeki hocalar, akademik seviyelere ulaşmış olmalarına rağmen büyük bir çoğunluğunun hala kişilikleri oturmamış. İnsanlar Dç. Olmuşlar, Prof olmuşlar, akademik seviyelere ulaşmışlar ama hala kişiliklerini ıslah edememişler. Gerçi poflar, artık hayatın vermiş olduğu yorgunluk mu dersiniz, yaşlılık mı dersiniz yoksa ilmin feyzi mi dersiniz, onlar daha düzgünler. Onlarınsa az bir kısmında kişilik bozukluğu dışarıya yansımaktadır.

Bayanlarda ise bu kişilik bozukluğunu fazla göremiyorsunuz. Onlarda bu bozukluk, erkekler kadar görülemiyor. Onlar çok daha vakur ve mevkilerinin hakkını verebiliyorlar.  Öğrenciler ile fazla sorunları olmuyor. Ama erkeklerin büyük çoğunluğunun kişilikleri oturmamış, kişilik bozuklukları devam etmektedir ve bunu öğrenciye yansıtmaktadırlar.

Çoğunluğu siyaset gütmektedir. Bir kısmı ideolojik baskı yapar ve bir kısmı da kişilik problemi yapar. Hangi devlet üniversitesine giderseniz gidin, hangi öğrenciyi konuşturursanız konuşturun ağız birliği yapmış gibi aynı kişiler hakkında aynı görüşlere sahiptirler. Bizim zamanımızda da aynıydı görüyorum ki şimdi de ayını.

Takıntıları boldur, bir şekilde size takarlar; ya siyasi yönden ya ideolojik yönden ya da kişilikten ötürü size bir şekilde takarlar.

On beş yıllık öğretim görevlisine, teknik konuda bir yanlışını, ne kadar mütevazı bir şekilde söylediysem yine de bozuldu. Geçmişte her sınavda mutlaka sormuş olduğu o soruyu ondan sonra daha da sormadı. Takdir etmesi gerekirken bozuluyor. Benim, ilkokuldan beri hocalarla kolay kolay problemim olmazdı. Çünkü kişiliğimden ötürü herhalde, öğrencilere karşı en berbat davranışta olan hoca ile de aram iyi olurdu. Birebir sohbetlerimizde öğrenciler hakkında düşüncelerine şahit olurdum ve şaşırırdım. Ama bazıları da vardı ki onlar gerçek bir eğitimci, onlar baba, onları zaten herkes sever ve onların öğrenci ile problemleri, takıntıları kolay kolay olmazdı ve de onların öğrencileri zaten onların dersinden başarılı olurlardı. Anketörlere buradan sesleniyorum, isterlerseniz bir anket yapsın görelim.

Buradan üniversite hocalarına sesleniyorum; sizler zannediyorsunuz ki öğrenciler bunun farkında değiller. Aslında sizler farkında değilsiniz. Öğrencinin gözünden en küçük bir ayrıntı bile kaçmıyor. Sizler geçmişinizi unutmuşsunuz; siz de öğrenciydiniz geçmişte hocaların durumunu bilirdiniz. Şimdi neden sizler de aynı yanlışları devam ettiriyorsunuz? Siz gökten inmediniz, siz de öğrencilikle buraya geldiniz. Sizler bugün bir empati ile bunu çözebilirisiniz, çözenler çok var. Neden geçmişte, öğretmenlerinizin sizlere yaptıkları yanlışları bugün sizler de öğrencilerinize yansıtıyorsunuz?

Davranışlarınız, hal ve hareketleriniz ve her halinizle eğitimin ve yüksek eğitimin hakkını vermelisiniz. Ne öğrencinin hayatını karartın ne de kendi hakkınızda kötü bir intiba bırakınız. Yarın onunla yüz yüze geldiğinizde ne hale gelirsiniz/geliniyor birlisiniz. Tüm eğitimci arkadaşlara sevgi ve saygılarım.

 
Toplam blog
: 358
: 1023
Kayıt tarihi
: 03.09.08
 
 

  Ne elimde garantim var ikinci bir soluğu almaya Ne aklım erer dünyayı yıkıp ta yeniden ya..