Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Eylül '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
303
 

Akdeniz'de insanlık boğuluyor!

Akdeniz'de insanlık boğuluyor!
 

Akdeniz'de insanlık boğuluyor!


Beş yıldır süren iç savaş yüzünden Suriye, şu anda dünyanın en tehlikeli bölgelerinin başında geliyor. Gerçekten o kadar tehlikeli bir bölge ki insanlar her şeylerini bırakıp başka ülkelere hatta ölüme gidiyorlar… Hem de bile bile!

Savaşın merkezi Suriye. İlk önce anlaşmazlıklarla başlamıştı… Toplumda belli bir şiddet birikimi ve eğilimi olduğu için kısa sürede çatışmalar çıktı... Derken canlı-cansız bombalar orada can almaya başladı… Teröristler kutsalları kalkan yaparak orada kafa kesmeye başladı… Ölüm ve belki de ondan daha ağır olan işkence, tecavüz oralarda normalleşti… Bütün bu trajediler Suriye’de başladı ve dozajı artarak devam ediyor! Fakat ne bu savaşın nedenlerini bölgesel faktörlerle açıklayabiliyoruz ne de bu savaşın sonuçlarını bölgeyle sınırlandırabiliyoruz. Dolayısıyla, dünyanın büyük bir bölümünün çok istemesine rağmen, bütün bu trajedileri de bir ülkeye hapsedemiyoruz!

Trajedilerin kaynağı Suriye olsa da… Belki de çok daha vahim bir olay, çok başka topraklarda daha doğrusu sularda vuku buluyor… Avrupa'ya ulaşmaya çalışan mültecilerin derme çatma gemileri, şişme botları Akdeniz'de batıyor... Ve insanlar boğuluyor... Kıyılara cansız çocuk bedenleri vuruyor! Her gün onlarca hatta yüzlerce cansız beden kıyılara vursa da Akdeniz’de asıl boğulan, insanlığımız! Gerçekten kıyılara vuran masumlara ait cansız bedenlerin her biri, insanlığımızın öldüğünün canlı kanlı ispatı!

Savaşın ardından ortaya çıkan mülteci sorunu Avrupa’nın gerçek yüzünü bir kez daha ortaya çıkardı. Bu gün Avrupa, geçmişte olduğu gibi koskoca bir sıfır alacağı bir sınav daha veriyor… Gerçekten bu ve benzeri olaylarda Avrupa savunduğu bütün değerlere aykırı davranıyor! Daha doğrusu değerleri, sadece kendilerinden olanlar için söz konusu olunca akıllarına geliyor. Birkaç ay önce Yunanistan parasını koruyan kollayan Avrupa, çocuklara acı sularda boğulmayı reva görüyor! Aynı Avrupa, şans eseri savaşta ölmeyen ya da denizlerde boğulmayanlara da bizzat çelme takıyor! İnsanlık adına yaptıkları en büyük şey, çocuklarla fotoğraf çekip sınır dışı etmek! Çünkü Suriyeli çocuklar onlardan değil!

Avrupa’nın kendi insanlarını düşünerek, bizim gibi duygusal (!) hareket edip, milyonlara kapılarını açmamalarını anlayabilmeliyiz belki de… Hatta her şeye rağmen saygı da duymalıyız… Ama her fırsatta dünyaya hümanistlik dersleri verirken Akdeniz’deki trajediye göz yummalarını, bu trajediyi görmezden gelmelerini nasıl açıklayacağız?

Masum insanları bile bile ölüme terk etmek; çocuklara boğulmayı, savaştan kaçarak umuda koşan babalara çelmeyi layık görmek… Kimse kusura bakmasın ama eli kanlı teröristlerin kafası da böyle çalışıyor… Kafa kesen teröristlerin kafası da kendinden olmayanı yok etmek üzerine kurulu! Sadece yöntemleri farklı!

Haydi, Avrupa’yı anladık… Değerleri sadece kendilerine… Başka bir deyişle onlar, kendilerine Avrupalı! Peki Müslümanlar neden ilgisiz? Nerede Müslümanlık, kardeşlik? Her biri komşusunun toprağına, petrolüne göz dikmiş durumda… En ilgili Arap ülkesi “Şu kadar mülteciye bakıyoruz!” diye ortaya atılıyor, gün bitmeden bunun yalan olduğu ortaya çıkıyor…

 “Acaba?” diyorum… Bütün bu olanlar bir film olsaydı… Başrollerinde Holywood yıldızlarının rol aldığı, bütçesi milyonları bulan… Tepkimiz nasıl olurdu? Bu paragraf gereksiz oldu galiba! Nasılsa hepimiz bu çağda trajedinin filminin, trajedinin kendisinden daha çok dikkat çektiğini biliyoruz… Yine de buna inanmayanlar varsa, biraz sabretsin… Beş on seneye kalmaz duyarlı birkaç insan çıkar, bütün bu trajedinin filmini yapar… Biz de hep beraber sinema salonlarında ağlarız, Aylan Kurdilere ağlamadığımız kadar!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 103
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 406
Kayıt tarihi
: 10.09.10
 
 

Kısaca kendimi tanıtacak olursam "Evlat, eş, baba, öğretmen, yönetici, yazar ve tabii ki okur." y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster