- Kategori
- Aşk - Evlilik
Akıllı kadın, aptal kadın

Hikaye aynı aslında bir kadın ve bir erkek. Sevmişler birbirlerini imzayı basmış hayatlarını birleştirmişler. Mutlu güzel bir evlilik hayatı yaşarken -pat- başka bir kadın peydahlanmış adamın yaşamında. Adam kendi işinin sahibi, hayatına giren kadın da yanında çalışıyor. Karısı yani esas kadın bu ilişkiyi kısa sürede anlıyor ve tabiki boş durmuyor. Ancak ne intikam alıyor ne de kocasına carlıyor.Yaptığı, bir gün iş çıkışı saatinde kocasının iş yeri önünde kadının yani ikinci kadının işten çıkışını beklemek, ikinci kadını görüp yalnız olduğundan da emin olunca arkasından yavaşça yaklaşıp giriveriyor koluna. İkinci kadın bu koluna giriveren esas kadını tanıyor tabi hemen, ne yapacağını şaşırmış bir vaziyetteyken esas kadın;
-Hiçbir şey söyleme sadece yarın hemen işten ayrılıyorsun ve bir daha kocamın karşısına çıkmıyorsun yoksa olacaklardan sorumlu değilim diyor.
Ayrılıyor yanından. Bu kadar, başka tek kelime etmiyor ve ikinci kadının karşılık vermesine de fırsat tanımıyor.
Kısa sürede ikinci kadın işten ayrılıyor, koca da tık yok, esas kadında da yok. Hiç konuşmuyorlar bu konuyu, hiçbir şey olmamış gibi devam ediyorlar yaşamlarına. Bu ilişkinin bitip bitmediğini takip ediyor esas kadın ve tamamen bittiğinden emin olunca da rahat bir nefes alıyor. Zafer esas kadının.
Bu yaşanmış gerçek bir olay.
Yazımın başlığıyla ne ilgisi var diyorsanız bu kadın tiplemesine akıllı kadın diyor bazıları. Birincisi bu kadın evliliğinin bitmesini istemeyen ve bunu yaşanmış küçük bir macera olarak görebilecek bir kadın tiplemesi, akıllı çünkü evliliğine en az zararla kurtarmasını başarabilmiş, ayrıntısı; kocasını kaybetmek istememesi ne yaşanmış olursa olsun. Olaya böyle bakınca evet kabul bu kadın akıllı kadın.
Kocasını ve kendini rezil etmiyor
Dile düşmeden hallediyor, dile düşerseniz akıl veren çok olur ve de bu sizi daha çok zora iter, çözüm getirmez, sonra herkes kocanız hakkında konuşma hakkını bulur kendinde, olur olmaz ve genelde kötüleyici, yerici konuşmalar, kafanızda bazı konular çok net olsa da onlara karşı savunma yapmaktan yorgun ve bitap düşersiniz. Sonun da kendi düşüncelerinizden şüphe edersiniz.
.
Gelelim aptal kadına, bunun aslında a ve b olmak üzere 2 türü var.
A tipi aptal kadın, tahmin edeceğiniz gibi, kocasına şar şar şarlayan, car car carlayan, ikinci kadını işyerinde, evinin önünde, arkadaşlarının yanında bağrış çığrış paylayan, mağlum küfürleri sıralayan, aklı sıra rezil eden, kocasına çocukları göstermemekle tehdit eden (en zavallısı da bu) artık elinden ne gelirse, allah ne verdiyse yapan kadın. Böyle bir kadın kocasını kazanmaktan çok kaybetmeye mahkum aslında. Adam evine döndüyse de daha fazla rezillik çıkmasından korktuğu içindir muhtemelen, ya da karısının çocukları göstermem diye yaptığı blöfü görmesindendir. Bu tip kadının davranışını doğru buluyor muyuz, sanırım herksin fikri aynıdır, hayır.
Bir arkadaşım ayrılmak üzere olduğu kocası hakkında konuşurken, planlarından bahsetmiş ve bende onaylamamıştım. Bana söylediği tek bir şey beni çok düşündürmüştü o zaman. “Bana değil, ona yakışan şekilde ayrılacağım...”ve yaptı da.
B tipi aptal kadın kocasını hemencecik, açıklama yapmasına bile fırsat vermeden salıveren kadın. Beni istemeyeni ben hiç istemem, bu evlilik artık hayır etmez, bir şeyler kırıldı, büyüsü bitti, şarkıdaki gibi tenine haram deydi, kirlendi, bozuldu, çürüdü, kokuştu, bulandı, vıcık vıcık oldu, miğde bulandırdı (yeter) diye düşünen kadın.
İşte işin ilginci de bu aslında. Doğrusu kesinlikle bu gibi görünsede, olması gereken, yani uzatmadan olay mahallini terketmek olsa doğru gizüken bunu aptal kadının işi olarak görenler çoğunlukta.
Neden, çünkü kocanı ikinci kadına kendi ellerinle sunuyorsun, ekmeklerine yağ sürüyorsun, en başta da kocanı kaybediyorsun, evliliğine şans tanımıyorsun gibi.
Ben olayı çözemedim, hangisi doğru? Hangisi yanlış?
Yüzyıllardır kimsenin çözemediği gibi, boşanmaların evliliklerden daha fazla yaşanmaya başladığı toplumumuzda bir doğru da yok galba, en iyisi kimseyi eliştirmeden kendi başımıza gelirse eğer ki böyle bir temennim tabiki yok, o an ne hissediyorsanız ona göre davranmak olsa gerek.