​ Akıllı olalım akıllı... / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Nisan '07

 
Kategori
Siyaset
 

Akıllı olalım akıllı...

Geçtiğimiz günlerde yazdığım bir yazımda “Askerine sahip çıkmayan bir ülke, istiklaline sahip çıkamaz” demiştim…

Türkiye için bu kural geçerlidir. Ancak, Avrupa’daki bazı ülkeler için aynı şey söz konusu olmayabilir. Hani biraz abartılı ama onların ülke nüfusu kadar bizim askerimiz var. Bir başka konu da, o ülkelerin etrafında “Ateş” ile oynanmıyor. Hatta, o ülkelerin üzerinde bile oyun oynanmıyor.

Türkiye öyle mi?...

Sınırlarımızın dört bir tarafına bakınız, her tarafımızda ateş alev alev yanıyor ve üstelik de ülkemiz üzerinde her türlü oyunlar oynanıyor.

Ne yazık ki bu oyunlardan biri de, ülkede asker ile askeri oluşturan millet arasında soğukluk ve güvensizlik yaratmaya yönelik çalışmalar yapılıyor olması…

Son günlerde bir “Andıç”tan söz ediliyor. Bu andıç, bir şekilde Genel Kurmay Başkanlığı içinden çalınarak ABD’ye gidiyor, oradan da tekrar ülkemize geliyor.

Ve…

Bir şekilde Türk Silahlı Kuvvetlerimizi tartışmaya başlıyoruz. Tam da bizim dışımızdaki, Türkiye karşıtlarının istedikleri gibi…

Burada bir yanlışlık var. Bu yanlışlığa ülke olarak, ülke insanı olarak düşmememiz gerekli.

Bakınız, bazı televizyon kanallarında zaman zaman bu ülkede aydın (!) geçinen insanların, askerin çeşitli zamanlarda ülkenin yönetimine etkili olduğunu söyleyerek hep askeri “Yanlış yapan” olarak gösterirken, aynı zamanda askeri yönetim dönemlerini de alabildiğine suçlarlar.

Ama…

Aynı aydın (!) geçinenler, askerin neden etkili olmak ve yönetime el koymak zorunda kaldıklarını ve bunda da kimlerin suçlu olduğunu hiç sorgulama gereği duymazlar. Anca söyledikleri, askerin yönetime el koymasının ülkeyi her seferinde geriye götürdüğünü söylemektir.

Kim ne derse desin, şunu açık olarak söylemek isterim ki, bu ülkede kim ki ikide bir askeri karşısına alıyorsa, bilinmelidir ki o kişi veya kişiler, bu vatana ihanet içindedirler.

Hadi, Türkiye’yi yani ülkemizi şöyle bir değerlendirelim…

Askeri çıkarın bir kenara koyun…

Laiklik ilkesini de çıkarın bir kenara koyun…

Geriye ne kalıyor?...

Öyle uzun boylu düşünmenize gerek yok ki… Bu iki unsuru Türkiye’nin içinden çıkarın alın, geriye “Türkiye” diye bir şey kalmaz zaten.

İşte, Türkiye üzerinde oyun oynamak isteyenlerin de en büyük çabaları, özellikle askerin tartışılır hale gelmesi ve laiklik ilkesinin ortadan kaldırılmasıdır.

Ne yaptığımızın farkına varalım. Ülke eden gidiyor, son pişmanlık fayda etmez noktasına gelmeden “Akıllı” olalım akıllı…

Bildiğiniz gibi –yani yazılarımı takip edenler için söylüyorum- bir yazım blog yöneticileri tarafından “Ret” edildi… Gerekçeleri haklı olabilir. Ama o yazıda gerçekten önümüzdeki günlerin getireceği tehlikeleri göz önüne koymuştum. Şimdi aynı konuya burada tekrar girsem, biliyorum ki bu yazım da “Denetim”e takılacak. O nedenle geçiyorum ama ülkenin geleceğinin tehlikeye atılmasına da göz yummamızı beklemeyin lütfen.

Tekrar ediyorum…

Askerine sahip çıkamayan bir millet, istiklaline de sahip çıkamaz.

Eğer ülkemize sahip çıkacaksak, hiç kuşkunuz olmasın ki askerimize de sahip çıkmak zorundayız ve “Asker”i meydana getiren unsurların da millet olarak kendimiz olduğumuzun farkına varalım.

İnsan, kendi kendine karşı olur mu?...

Olmayacağına göre, akıllı olalım akıllı…

01 NİSAN 2007

 
Toplam blog
: 1104
: 918
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..