- Kategori
- Müzik
Akordiyon

Küçüklüğümde ailem hep, bir müzik aleti çalmam için beni yönlendirip durur,ben ise hiç oralı olmazdım. Okulumda muzik kursu acıldıgında zorlamayla kayıt oldum. Elimdeki aletin tellerine isteksizce vurduğum için acısını hala anımsarım. Arkadaşlarım bir hayli ilerleme kaydetmiş dahası bilinen şarkıları notasız çıkarmaya başlamışlardı, ben ise elimdekine bir türlü ısınamamıştım. Bazen kendimi yeteneksiz olarak da görür mutsuz olurdum. Sevememiştim bu aleti, günler geçmiş ben hala yerimde sayıyordum. O günlerde gitmiş oldugumuz yakın akrabamızın dügününde çok eğleniyor, şarkılara eşlik ediyorduk, müzik sesi kulagıma hiç bu kadar güzel gelmemişti, bir adam elinde adını sonradan öğrendiğim Akordiyonu çalıyordu. Ben hayranlıkla baka kalmıştım. O ana kadar böyle bir çalgı görmemiştim, adeta büyülenmiş gibi adamın büyük keyifle açıp yerlere kadar uzattığı körüklü çalgıyı izliyordum. Birden büyük bir aşkla alıp çalmak, o sesleri ben çıkarmak istedim, görüntüye aşık olmuştum. Her ses ayrı bir kıvrımla akıyordu. Sanki karşımda raks eden bir danscı vardı, hem çalan hem oynayan tek vücut olmuş gibiydi. Hemen koşarak adamın yanına gitmiş, beni bu kadar etkileyen müzik aletine dokunarak temasımla büyülü dünyasına girmiştim. O günden sonra onun hakkında bilgiler topladım, ne kadar eski bir geçmişi olduğunu öğrendim, ve hala nerede bir Akordiyon görsem onu ilk gördüğüm günkü gibi büyülenircesine dinlerim. Evet tüm müzik sesleri güzel ama ben akordiyona aşığım.
canan