- Kategori
- Güncel
AKP, tarihimizi yeniden mi yazmak istiyor ?...

”Bizde gelenektir; satıcılar, karpuzu kurabiye... Hıyarı badem...
Kavunu reçel... Balığı derya kuzusu… Armudu tereyağı diye satarlar.
Kimi iktidarlar da bu geleneğe uyup... Zorbalığı demokrasi diye yutturmaya kalkarlar.”
Aziz Nesin
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Muhteşem Yüzyıl” dizisini şiddetle eleştirmiş ve dizi için savcıları göreve çağırmıştı…
Basına yansıyan haberlere göre, AKP Milletvekili Oktay Saral, dizinin yayından kaldırılması için kanun teklifi vereceklerini açıkladı…
Anlaşılan o ki, dizide anlatılanlar Başbakan’ın tarih bilgileriyle örtüşmemiş… Başbakan’ın her tepkisinden sonra kanun tasarıları hazırlanmasına zaten alıştık… Son zamanlarda Başbakan’ın dilinden çıkanlar zaten kısa sürede kanunlaşıyor…
Şimdi gelelim asıl konumuza: Başbakan’ın tepkisi öncelikle tarihsel gerçekler yönünden haklı gerekçelere dayanmıyor... Haklı gerekçelere dayandığını farzetsek bile bunun adı sinema sanatıdır. Diziler olaylara farklı yaklaşabilir ve değerlendirebilirler... Bu yönde özgürlükleri de vardır… Bu tepki basın, yayın ve düşünce özgürlüğüne de karşı bir davranıştır… Sanata, sanatçıya karşı da acımasız bir yaklaşımdır… Ülkemizde ve yurt dışında bu diziyi ilgi ve beğeniyle izleyen binlerce seyirciye karşı da yapılmış bir haksızlıktır… Ayrıca bu tepki ve girişim, ilerde bu konuda sinema filmleri, diziler yapacakların da önünün kesilmesi anlamındadır…
Osmanlı tarihini çok fazla bilenler değil, birazcık bilenler bile bu dizide önemli gerçekleri görebilirler… Bu dizi üzerine Akademik kariyerli tarihçilerin öyle fazla bir tepkisi de yoktur… Kaldı ki, dizi çoğu önemli gerçekleri de; göstermiyor, es geçiyor… Başbakan, büyük olasılıkla hayran olduğu Ebussuud’un gerçek yüzünü görmekten çekiniyor olabilir…
Osmanlı sevabıyla daha çokta günahlarıyla, kıyımlarıyla, zulumlarıyla tarih sayfalarında kaldı… Osmanlı’nın küllerinden de; Atatürk sayesinde Türkiye Cumhuriyeti kuruldu… Bu sayede padişahın, kulu, kölesi ümmeti olmaktan çıkıp bir ulusun yurttaşları olmanın tadına vardık…
Şimdi görüyoruz ki: AKP’liler de bir Osmanlı sevdası veya takıntısı var… Başbakan’ın Muhteşem Yüzyıl dizisinde de anlatılan yükselme dönemini, Cumhuriyetimize referans gösterdiğini biliyoruz… Dizide anlatılanlar ise bu referansa uymadığı için belki de tepki gösteriliyor… Bu dönem Avrupa’nın ortaçağ karanlığından çıktığı, aydınlanmanın ve reformların başladığı bir dönemdir… Osmanlı ise bu dönemle, özellikle de Şeyhülislam Ebussuud’un katkılarıyla karanlıklara yöneldiği, ortaçağa döndüğü bir dönemdir…Bu dönem zaten Osmanlının katı şeriat kuralları, Şeyhülislamın fetvalarıyla karanlığa gömüldüğü ve çöküşünü hazırladığı bir dönemdir…
Türk milleti açısından bu döneme baktığımız zaman, Türklerin aşağılandığı, yok sayıldığı, önemli mevkilere getirilmediği dilinin önemsenmediği, padişahların Türk kızlarıyla evlenmediğini görürüz…
Türklerin, Türkmenlerin mezhep ve inançları dolayısıyla kıyımlara uğratıldığını, Osmanlı tarihçileri dâhil tüm kaynaklarda görüyoruz… Bu kıyımların fetvalarını da; Başbakanımızın hayran olduğu Ebussuud, Sünni şeriatı hâkim kılmak, resmi mezhep haline getirmek ve padişahın gözüne girmek için vermiştir…
Osmanlı tarihine neresinden bakarsanız bakın kin, intikam, kan kokmaktadır…130 çocuklu padişahlar, taht kavgaları ve daha kundaktayken öldürülen şehzadeler… Ömürlerini kafeslerde geçirerek deliren ve sonradan padişah olan şehzadeler…” Muhteşem Yüzyıl” dizisinde de kısmen de olarak izlediğimiz harem hayatı, vahşetler, ihanetler, ihtiraslar, hırslarla ve düşmanlıklarla doludur…
Taht uğruna çocuklarını boğduran, hareminde yüzlerce kadınla gönül eğlendiren, aklı dengeleri bozuk padişahları günümüzde savunmak çok gereksiz ve anlamsızdır…
Yükselme dönemi ve sonrasının birkaç padişahına şöyle bir bakalım…
*Kanuni Sultan Süleyman, Hürrem Sultan’ın oyunuyla oğlu Mustafa’yı, torununu, tüm yakınlarıyla birlikte öldürtüyor…
* Kanuni’den sonra tahta çıkan “Sarı Selim” Kardeşi Beyazıt’ı ve çocuklarını, ailesini tümüyle öldürtüyor…
* Sarı Selim’den sonra tahta geçen 3. Murad, altı kardeşini taht uğruna boğduruyor…130 cariyesinden tam 112 çocuğu oluyor…3.Murad 49 yaşında öldüğünde , padişahtan gebe olan 10 cariye o gece boğdurularak denize atılıyor…
* 3. Mehmet, tahta çıktığında, tahtına engel olarak gördüğü 19 kardeşini öldürtüyor… Sefere çıkarken de, tahtına çıkar kaygısıyla 15 yaşındaki oğlunu da boğduruyor…
Daha fazlasını yazmaya insanın eli varmıyor…
AKP, Osmanlı’yı bize örnek gösterme yanlışına düşüyor… Bu anlayış, Cumhuriyetimize ve Atatürk’e karşı duruş olarak algılanmalara da sebebiyet veriyor…Serbest bırakın diziyi, kendi kafanıza göre sansür uygulamayın, bırakın halkımız Osmanlı’nın gerçek yüzünü görsün ve Cumhuriyetimize ve Atatürk’ümüze daha iyi bağlansınlar…Osmanlı’ya tekrar sarılmakla, gündeme getirmekle, dış siyaseti de bu anlayışa göre yönlendirmek bizi bir adım öteye götürmeyeceği gibi çok yönlü zararları da beraberinde getirir…Şimdi bir ülkemiz var, adı da Türkiye Cumhuriyetidir…Osmanlı hiçbir zaman Cumhuriyetimize örnek olarak, referans olarak gösterilemez...
Aziz Nesin'in deyişiyle karpuzdan kurabiye olmayacağına göre; Padişahlar ve Şeyhülislamlardan da örnek devlet adamı olamaz...


