- Kategori
- Siyaset
AKP iktidarının icraatları...

AKP iktidarıyla eşi benzeri görülmemiş bir kadrolaşma yaşandı. Devletin tüm kadrolarına hatta bir çok derneğe kuruluşa kendi yandaşlarını yerleştirdiler. Hani bir yerde kanarya severler derneği kurulsa oranında başkanı kendi adamları olsun isterlerdi ve güçlerini kullanıp yerleştirirlerdi. Hiç bir riya kata bakılmadan sınavlara tabi olmadan tepeden inme atamalar oldu. Her bir kurumda kuruluşta 3 numara bıyıklı AKP’ li görür olduk. Ondan sonra da örneğin; AKP, THY’ nin başına ve her kademesine kendi adamlarını yerleştirince apronda bile deve kesimleri görmeye başladık. Yine demir yollarına kendi adamlarını yerleştirince bugüne kadar hiç görülmemiş şekilde tren kazaları olmaya başladı. Hani şu 30 küsur insanımızın ölümüyle sonuçlanan kazalar. Neticede iş bilmez insanların sırf yandaş oldukları için hak etmedikleri görevlere getirilmeleri bu gibi birçok sorunu doğurdu.
AKP iktidarıyla Türkiye’ de ilk kez kimlik tartışmaları bizzat AKP ile başladı. Alt kimlik üst kimlik tartışmaları ile Türklüğün Türk milleti kavramının içi boşaltılmak istendi. AKP iktidarıyla işsizlik azalmadığı gibi daha da arttı. Hem de yine kendi rakamlarında bile. Haliyle gerçek işsizlik rakamlarını herkes tahmin ediyordur. Zira işsizliğin sözüm ona % 10 filan olmadığını iyi biliyoruz. AKP iktidarıyla % 25-30 arası aldıkları enflasyon % 50’ lere fırladı. Tabii AKP’ nin buzdolabının bilmem ne kayışını, sifon çekeceğini, ya da akide şekerini enflasyon sepetlerine ekleyip mevcut % 50 lik enflasyon oranları % 10 gibi gösteriliyor. Tabii rakamlar izafi istediğin gibi gösterebilirsin. % 1 bile artmayan bazı mal ve hizmetleri sepete eklersen oran düşüyor. Oysa temel mal ve hizmetlerde yani elektrik, telefon, temel gıda ürünleri, ulaşım vs gibi mal ve hizmetlerde yıllık artışlar ortalama %50 ler civarında. AKP iktidarıyla esnaf çiftçi köylü işçi memur hepsi mağdur edildi. Beş yıldır maaşlarına yapılan zamlar AKP’nin enflasyon rakamının bile altında kaldı. Düşünün ki birde gerçek enflasyon oranlarını.
AKP iktidarıyla devletin tüm kurumlarına savaş açıldı. Cumhurbaşkanı, yüksek yargı, genelkurmay ve yüksek öğretim kurumu ile adeta her konuda çatışmalar yaşandı. Ve AKP hepsiyle kavgalıydı. ana muhalefetle hiç bir konuda uzlaşmayı istemedi ve ben yaparım olur mantığıyla vurdumduymaz tavırlar sergiledi. en son örneği cumhurbaşkanlığı seçimlerinde görüldü. Çankaya’yı fethedilecek bir kale gibi görüp meclisteki sanal çoğunluğuna güvenerek anayasanın 102. Maddesinin 1. inci fıkrasında ki açık üç de iki karar yeter sayısı şarttır ibaresine rağmen 350 milletvekiliyle cumhuru atayacaklarını sandılar ama burası anayasal bir devlet ve anayasa mahkemesinin tokadını yediler. Tabii her türlü yan yola da saptılar anayasa profesörü Y.Ö.K Başkanına suikast girişiminde bulunup kızım sana söylüyorum gelinim sen anla dediler cumhurbaşkanlığı seçiminin 1.inci turundan da bir gün önce (26 Nisan). Bunun anlaşılması üzerine de zaten ordudan e-muhtırayı bir gün sonra yediler.(27 Nisan).
AKP İktidarıyla demokrasi kavramının da içi boşaltılmak istendi. Cumhurbaşkanı’ nı sanal çoğunluklarıyla atayamayınca apar topar seçim öncesi de halka diyecek lafları olmadığından ağlayacak bir konu aradılar ve halka seçtirme fantezisini buldular. Hem de bitmiş bir yasama döneminin bunu çıkarması mümkün olmayacağı halde. Çünkü seçim öncesi bu yasa için ne zaman müsaitti nede cumhurbaşkanlığı yetkileri doğru dürüst tartışıldı. Tamamen seçimlerde ağlayacak bir konu bulmak için gündeme getirildi. Neticesinde siyasi partiler kanunu ve seçim sistemine dokunmaya AKP kendisine oyuncak üretmek için cumhurbaşkanının kim tarafından seçileceğini ağzına doladı. Ama bir yandan da anayasa mahkemesi kararından sonra 367’yi bulabilir miyim diye Abdullah Gül’ ü seçtirmeyi denedi. Ama sanırım yedi, sekiz tane daha milletvekili satın alamadıkları için bu sayıyı bulamadılar.
AKP iktidarıyla AB müzakere metninde Türkiye’nin bölünmesi halinde bölünmüş tüm parçalarıyla bu müzakereler ayrı ayrı yapılacaktır maddesinin altına imza atıldı. Adeta bölünme projeleri iktidarca kabul edildi. AKP iktidarıyla camilerde AB ve ABD’ nin istemediği ayetlerin okunması yasaklandı. AKP iktidarıyla ilk kez cumhuriyet tarihinde bir kuran kursu ve mescit yıkıldı. Sırf Süleymancı cemaati AKP’ yi Amerikancı olmakla suçladığı için Kasımpaşa da ki Süleymancılara ait kuran kursu ve mescit yıkıldı. Ama Ermenilere yağcılık olsun diye iki milyon dolar harcanıp Van da ki ermeni kilisesi restore edildi. Binlerce eskimiş ve bitap durumdaki camimize ise en ufak bir “restorasyon” yok. Onlar kaderine terk ediliyor.
AKP iktidarıyla 80’ lerin sonu ve 90’ ların başlarındaki faili meçhul suikastlar yeniden hortladı. Faili meçhullerin aranan iç işleri bakanı Abdül Kadir Aksunun bu suikastlar de ki rolü ve önemi bir kez daha anlaşıldı. AKP iktidarıyla ilk kez p.k.k’ nın siyasi uzantıları siyaseti kullanarak Türk milleti üzerinde psikolojik bir savaş başlattılar. Ve rahat rahat bölücü söylemlerini ulu orta dillendirdiler. Hatta meclise bile girdiler.
AKP iktidarıyla terörle mücadele yasası adı altında aslında terörü azdırma yasası çıkarıldı. Kamuoyunda pişmanlık yasası da olarak anılan bu yasa ile adeta hapisteki terör örgütü mensupları bu yasadan yararlanıp çıktılar ve sonra bize terör olarak geri döndüler. Ve bu yasanın meşhur 6.maddesi. Neydi bu 6.madde pişman olduğunu dilekçe ile bildiren terörist aftan yararlanıyordu. Ve bu maddenin kapsamına terörist başı da giriyordu. Aksi bir ibare yoktu çünkü. Terörist olduğuna göre başı olması fark etmiyordu çünkü. Tabii ana muhalefet yine ortalığı ayağa kaldırdı bu Apo’ ya af demektir tepkileri üzerine ve genelkurmayında bu yasaya tepki göstermeye başlamasıyla hükümet bu 6 maddede değişiklik yaparak Apo’nun yararlanmasını önledi. Neticede Hükümet Terörle Mücadele Yasasındaki 6. madde ile Abdullah Öcalan’ın aftan yararlanmasının yolunu açmaya kalkmıştı. Ama kopan gürültüler yüzünden buna cesaret edemedi. AKP’ den önceki dönemlerde çok büyük çabalar harcayarak ve binlerce şehit vererek terörün kökünü hemen hemen kazıyan Türkiye adeta bu yasa ile Türkiye’den temizlenen teröristler gidip kuzey Irak’a yerleştiler. Orayı lojistik merkez haline getirdiler. Kuzey Irak teröristler için adeta güvenilir bir cennet haline gelmiş oldu ve bize terör olarak geri döndüler.
AKP iktidarıyla ilk kez bir maliye bakanı çıkarttığı mali aftan ilk kendisi yararlandı. Anlaşıldı ki kendi vergi borçları için çıkartılmış. AKP iktidarıyla ilk kez Türkiye; şehide kelle terörist başına 2 kez sayın diyen bir başbakan gördü. AKP iktidarıyla ilk kez Türkiye; şehit verdiği çocuğu için devlete sitem eden bir şehit ailesine atfen azar çeker bir üslupla ''askerlik yan gelip yatma yeri değildir'' diyen bir başbakan gördü. AKP iktidarıyla ilk kez Türkiye; neden şehit cenazelerine katılmadığı sorulunca şehit ailelerinin ağlamalarını, sitemlerini kastedip ''ben bunları mı dinleyeceğim bunlarla mı muhatap olacağım'' diyen bir başbakan gördü.
AKP iktidarıyla ilk kez Türkiye; mahsulünün elinde kaldığını tarım politikalarından ötürü mağdur olduğunu anlatmaya çalışan bir çiftçiye “lanlı, lunlu” hakaretler eden ve çiftçinin ''anamız ağladı'' lafı üzerine ''ananı da al git'' diyebilen bir başbakanla karşılaştı. AKP iktidarıyla ilk kez Türkiye; Çocuğunun işsiz olduğunu söyleyen yaşlı bir vatandaşa '' seninde çocuğun işsiz kalsın otur otur'' diyen bir başbakan gördü. AKP iktidarıyla ilk kez Türkiye; tarım politikalarından dert yanan milletin efendisi bildiğimiz köylüye ''bu millet sizi mi besleyecek '' diye posta koyan bir başbakan gördü. Hal bu ki bu milleti o tarımla uğraşan köylü besliyordu. Tabii yıllar yılı hükümetler tarımı öldürüp ithalatı patlatarak buna engel olmaya çalıştılar ama son ve en sert darbe bu 4, 5 yılda AKP’ ye nasip oldu. Tarım hepten yok edildi. Hayvancılık tamamen bitirildi. Hayvancılık ülkesiydi artık et ithal ediyoruz. Tarım ülkesiydik artık tahıl bile ithal ediyoruz.