- Kategori
- Siyaset
AKP şimdi ne yapacak

Oldukça uzun zamandır siyasi konularda yazı yazmıyorum. Bunun birkaç sebebi var ve bu sebepler arasında korku yok. Aslında bizim yaşımıza gelmiş insanlar,her şeye evet diğen cinsten değillerse ölüme pek çok kez değmişlerdir ve artık hiç bir şeye aldırmazlar.
Yazı yazmamamın sebebi siyasetin iyiden iyiye ayağa düşmesi ve pespayeleşmesi idi. başka bir sebep yok.Mahalle baskısına ise aldırdığım bile yok.
Seçim öncesi propoganda döneminde, sayın Cumhurbaşkanı, seçim yasasının tamamını ve Anayasanın bazı maddelerini, bana göre, defalarca ihlal etmiş yapılan uyarılara hiç kulak asmamaıştır. Bütün istediği Anayasayı değiştirecek 400 den fazla milletvekili ile iktidarını korumak ve Başkanlık sistemini getirecek bir Anayasayı meclisten Refreranduma gerek olmaksızın geçirmektir. Bu olmamıştır.
Artık TBMM de AKP her istenen yasa saraydan gelen direktifle çıkaramayacak,İfade özgürlüğü gene ayni yerden gelen direktifle, Anayasayı tanımıyan bir içişleri bakanı tarafından zor kullanarak engellenmeyecek, bürokraside badem bıyıklı açıkrenk takım elbiseli, kahverengi papuç ve beyaz çoraplı bir takım insanlar kanun ve yönetmeliklere göre değil ağabeylerinin istediği gibi davranamıyacaktır.
Parti içerisinde ciddi görüş ayrılıkları başlamıştır, Artık saray, milletvekillerini istediği gibi yönlendirememektedir. Abdullah Gül görevi tamamlandıktan sonra ciddi biçimde dışlanmış,Başbakanlık ve Parti genel Başkanlığı, anlaşılamayan sebepten Davutoğluna emanet edilmiştir. Hasılı Sayın Cumhurbaşkanının Sonbaharda erken seçimden yana olması, seçilmek için büyük paralar hacayan milletvekillerini çileden çıkmakta ve iyice söz dinlemez olmaktadırlar.
İşi zor olan sadece AKP değildir. Kılıçdaroğlunun ne anlattığı nasıl bir koalisyon istediği ve bu işi hangi takımla yürüteceğini anlayan pek yoktur. MHP ise bundan önce nasılsa öyledir. Parti içerisinde sivrilmeye başlayan hemen susuturulmakta ve hatta budanmaktadır.
Peki ABD ne istemektedir. Bazılarının bu soruyu çok yadırgayacaklarını biliyorum. İlk tepkileri ne alaka olacaktır.AKP nin kuruluş yıllarını hatırlayanlar, dönemin ABD yönetiminin Erdoğan a derin sevgisi, başbakan olmadan Beyaz saraya resmen davet edilen ilk siyasetçi ve o dönemdeki tezkere sıkıntıları dikkate alındığında, sorularının cevabını bulacaklardır. ABD nin istediğine gelince şimdilik iran sınırından başlayan, Suriyenin kuzeyinden geçen ve akdenize ulaşan bir koridorla petrolün arz güvenliğini sağlamaktır. Kürtler o bölgede bir bağımsız kürdistan istemekte büyük kürdistan hayalleri kurmaktadırlar. Büyükelçi Baas a göre ise , ABD kürt devleti istememektir. Bu gerçekten tesadüfen yapılmış bir açıklama değilse ki değildir, Kürtlerin devlet hayalleri, bu arada Öcalanın serbest bırakılma hayalleriyle birlikte suya düşecektir.
Herşeye rağmen ABD erken seçimi değil bir AKP CHP koalisyonunu tercih etmektedir. Doğal olarak ekonomiyi toparlamak için durup dururken görevini bırakıp gelen Kemal Derviş ile birlikte..
Sonuç olarak bunca zamandır yazı yazmayı bırakmama rağmen siyaset hiç değişmemiştir. AKP iktidar olmaya CHP ayni trene atlamaya çalışmakta gözlerinin ucuyla da ABD yi izlemektedirler. ABD ise önceden hazırladığı planı taraflara sayfa sayfa kabul ettirmektedir Ne diyelim hayırlı işler...