- Kategori
- Güncel
AKP'ye kapatma davası açan Başsavcı'ya yardım eden savcılar kim?

Vah benim güzel ülkem vaaaahhhhhhh……..
Hukuk, hukuk derken oldu mu sana bizim hukuk-guguk!..
Bildiğiniz gibi geçenlerde Deniz Feneri Davasını yürüten savcılar görevden alındılar. Yerlerine kimin atandığını bilmiyorum. Aslında bilmem de gerekmiyor. Atananlar hukuk kuralları içinde soruşturmayı yürüteceklerse ne ala, yürütmeyeceklerse, o zaman kimse hukuktan bahsedemez.
Biz gelelim ülkemizdeki hukuk sisteminin nasıl guguğa dönüştüğüne:
Bu ülkede Ergenekon, Balyoz ve Şike davaları halen devam ediyor. Ergenekon davaları başlayalı neredeyse dört yıl oluyor. Bu dört yıllık sürede bir arpa boyu yol alındığını söyleyebilir miyiz?
Aynı davadan yargılanan birçok sanık daha neyle suçlandıklarını bile bilmiyor! Oysa suçlamalar ve tahliyelerin ret gerekçeleri aynı. “Kuvvetli suç şüphesi!”
Tabi bu kadar kuvvetli(!) suç şüphesi varsa, insanlar suçlarını bilemeden içeride tutulmalıdır. Onlar suçlarını bilmese bile iddianameyi hazırlayan savcı ve onları yargılayan hâkimler suçları biliyor! Onların bilmesi de yetiyor zaten!
Ergenekon davasının nerelere kadar uzandığını yakinen takip ediyoruz. En son Hrant Dink’in öldürülmesi olayı bu örgüte mal edildi ve dava kısa süre sonra bu davayla birleştirilirse şaşırmamak gerekiyor.
Yeni HSYK oluştuktan sonra birçok ilke imza attı. İktidar aleyhine karar veren hâkim ve savcılar bir bir sürgüne gönderildi. Çok konuşup, az iş yapan yargıçlar önemli görevlere getirildi.
Yargımızda böylesine hızlı bir değişim olurken, Ergenekon soruşturmasının kolları gittikçe büyüdü büyüdü!
Şimdi nereye ulaştı dersiniz?
Şöyle bir bakacak olursak; İkinci Ergenekon davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, AKP’nin kapatılması talebiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Anayasa Mahkemesi’nde açılan davada görev alan cumhuriyet savcılarının kim olduklarını sormuş...
Sahi mahkeme bu savcıların isimlerini ne yapacak?
Bu soruyla kamuoyuna bir mesaj mı verilmek isteniyor?
Mesela; “AKP’yi de Ergenekon örgütü kapattırmak istedi. Bunun için de bazı savcıları kullandı gibi!”
Oysa AKP’yi yargılayan Anayasa Mahkemesi, AKP’yi “laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmak” suçundan mahkum edip, kapatmadı ama, 22.5 trilyon lira para cezası ile cezalandırdı!
Yargıtay Başsavcılığı, AKP hakkında bir dava açtı. Topladıkları delilleri değerlendiren Anayasa Mahkemesi üyeleri, AKP’nin kapatılmaması yönünde 6 kapatılsın, 5 kapatılmasın oyu ile kritik bir karar verdi.
Yani Anayasa Mahkemesi üyeleri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açtığı davaya hak verip AKP’yi suçlu buldu.
Zaman AKP’yi mahkeme kararı ile aklama zamanı ise, Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından önce Anayasa Mahkemesi üyelerinin sorgudan geçmesi gerekmiyor mu?
Eğer 13. Ağır ceza Mahkemesinin AKP’yi aklama gibi bir niyeti varsa, derhal Anayasa Mahkemesi Başkanı ve üyelerini yargılamaya almalıdır.
Sonra sıra emekli Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’ya, daha sonra da soruşturmaya katkı yapan Cumhuriyet Savcılarına gelmelidir.
Yaşasın Bağımsız yargı!..