- Kategori
- Deneme
Alaca karanlık renklerinde.

_________________________________________________________________________________________________________
Yoktu epeydir!
Pırıl pırıl karanlığa da misafir olmuyor, kanat çırpışları dahi duyulmuyordu.
Anlatılacaklar da bitmişti nem damlalarına, soğuk duvarlara.
Yerinden çıkacakmışçasına da atmıyordu kalbi.
Kapıdan gelen sesler de azalmıştı.
Unutulmuş muydu!
Vaz mı geçilmişti.
İki damla arasında duyuldu ilk kanat hışırtısı.
Gözlerini ovuşturdu.
Evet orada, az ilerideydi.
Konmuştu işte!
Yüzü ona, bedeni göle bakıyordu.
Hadi bak bana biraz, gideceğim yine diyordu.
suya bakmaktır
bir mucizeyi anlamaktır demişti Yılmaz Erdoğan.
Nasıl da anlamıştı hislerini.
Nasıl da yazıvermişti ona uygun.
Baktı o da.
O da.
Bakıştılar.
Uzattı elini usulca.
Bekledi uçuvermesini.
Gelip konuvermesini.
Uçtu da.
Ama konmadı!
Uzaklaştı.
Tını bitti.
Silindi renkleri karanlığında.
Kapattı gözlerini.
Nem damlalarıyla kucaklaştı gözyaşları.
Hayaldi belki de.