Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

08 Nisan '10

 
Kategori
Deneme
 

Eski Olan Yeniyi Yaşayabilir mi ?

Eski Olan Yeniyi Yaşayabilir mi ?
 

Yeni olan, zaman ve onun çocuklarıdır...


Bir vakit ya da bir an gelir, aniden bir şeyler bozulmaya başlar. Başlangıçta pek fazla anlam veremezsiniz (!) bazıları o haller sonuçlanıncaya (belki de yıkılıncaya) kadar da anlayamaz "ne olduğunu"... Nasıl başlamıştır (?) ne sebep olmuştur (?) bilnmez gibi dir. Fakat, düşüncelerini geriye-geçmişe götürebilenler ve o eski süreçlerini sorgulayabilecek bilgi birikimi oluşturabilenler, bozulmayı başlatanın ne olduğunu kavramaya başlar, fakat bir şeyleri eski haline getirmenin, bozulan şeyleri değiştirmenin-düzeltmenin imkansızlığını kabullenmek istemez... İşte asıl sorun o vakit başlamış demektir, çünkü "ne olduğunu fark ettiği" için bir "yeni haller bütünlüğü" yaratmanın ne derece zor olduğunu tekrar yaşamaya başlar...

"Yeni'yi" eskinin için de "bir eski" olarak kurmaya kalkışmak, işte bunun ne demek olduğunu o günlerin başlangıcın da anlayabilir insan. Çünkü ne derece "ben yeni şeyler kurmak istemekteyim" dese de kendisi eski'dir, bulunduğu yer eski'dir, diğerleri de eski'dir... Eski'lerini bırakamaz, ona mecbur olduğunu sandıkları var dır, (farkın da olmasa da) kendisinin de mecbur oldukları var dır.

Bulunduğu alanı terk edip başka alanlara geçmek de işin gerçeğin de çözüm getirmez. Sadece "kendisi gibi (eskimiş) yeni yüzlerle" karşılaşacaktır. Ama, o yeni haller ve insanlar kendisini mutlu kılabiliyorsa (ya da öyle sanıyorsa) sorun yok demek tir. Bir süre sonra, uzaklaşmak istediği sorunların veya kişilerin benzerleri ile karşılaşmasının kaçınılmaz olduğunu fark etmeye başlasa da, umursamaz davranması "eskinin tekrarlarını" engellemeyecektir...

Çünkü, geçmiş bütün yaşantısı ve halleri yürüyüş biçimine yansımıştır, ayırdın da değildir.

Çünkü, ne tür elbise giydiğinden yaptığı işler anlaşılır olmuştur, farkın da değildir.

Çünkü, inandığı her ne ise ve düşünceleri nelere kıymet veriyorsa, okuduklarından-yazdıklarından anlaşılır bir yüze ve ellere sahip olduğunun bilincin de olsa da değiştiremez. Daha bir söz etmeden ne diyebileceğini anlamaya başlar karşısında bulunanlar.

Çünkü, yalnızca o değildir "zamanın eski hallerini" unutmak-terk etmek isteyen; kendisi gibi onlarca, yüzlerce, binlercesi vardır. Ve terk edilmiş olan bütün "zamanın eski halleri" o terk ettiğini-unuttuğunu düşünenlerin başkalarına bıraktıkları yerler-zamanlardır.

O vakitlerden ve hallerden de birileri geçmiş, oraları terk etmiş ve yaşamın o bilmediğiniz, daha önce görmediğiniz hallerini, seslerini ve de yüzlerini size "yeni" olarak bırakmışlardır. Aynı sizlerin yapmak istediği, belki de yapmayı düşlediği gibi...

Yaşamın için de yeni olan tek şey zamandır ve için de yaşattığı diğer her şey eskimeye mecburdur...

 
Toplam blog
: 61
: 762
Kayıt tarihi
: 06.07.07
 
 

Sosyoloji, psikoloji, kültürel alanlar ve ilişkiler, insan ilişkileri ve ekonomi-politik ilgi ala..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara