13 Ağustos '09
- Kategori
- İlişkiler
Aldatmak erkeklere mi mahsus?
Son dönemde gazetelerde sürekli evliyken aldatan erkekler, nikahlanacakları beklenirken ayrılan çiftler ve erkeklerin hemen hızla başka kadınlarla birlikte olması, hayatında biri varken başkasıyla yakalanan erkekler hakkında haberler var. Sanki bu işin reklamı yapılıyormuş gibi. Hatta Hülya Avşar’ın ‘kadınlar arada erkeklerinin onları aldatmalarına göz yummalı’ beyanatı çarşaf çarşaf basında yer alıyor. Bu durum, erkeklerin çok eşlilik üzerine kurulu sözde yaradılış efsanelerinin, reklamı ve teyidi gibi gelmeye başladı artık. Ve belki dayatması. Kadınlara bişeyler kanıksatılmaya çalışılıyor gibi, hatta erkeklere. Böyle bir haber duyduğumuzda, hatta kendi hayatımızda olduğunda ‘aaa erkektir yapar’ diyebilelim diye. Hani kimse de üzülmesin, gocunmasın canım, bu çok normal densin diye, çünkü sevdikleri kadın aldatıldığını öğrendiğinde üzülsün, içerlesin de istemiyor bu arkadaşlar. Neticede onların da vicdanı var canım aaa!!!
Bense şöyle şeyler düşünüyorum.
Çevremdeki erkeklerin çoğunun birer ikişer hobisi var. En azından maç izlemeye gidiyorlar. Asla bırakamayacakları spor alışkanlıkları var, göbekleri erisin erimesin o spora mutlaka gidiliyor. Kimisi balık tutuyor, kimisi erkek kankalarıyla rakı muhabbeti yapıyor düzenli olarak. Oysa çevrenizdeki kadınlara bir bakın. Alışveriş, kuaför ve arkadaş sohbetleri dışında vakitlerini alan çok bir faaliyetleri yok. Evli ve çocukluları saymıyorum. Ki onların da vaktini dolduran faaliyetler hobi değil takdir edersiniz.
Konuyu şuraya getiricem, hayatı bu kadar oyun gibi gören ve gerçekten oyunlarla dolduran hatta zaman zaman hayatındaki kadını bu sebeplerden gayet rahat ihmal edebilen bir cinsiyet grubu mu daha çok aldatma eğilimindedir, yoksaaaaaa.......... Hayatı kendini sahiplenecek bir erkeği arayarak geçen, bulduğunda diğer tüm planlarını hayatındaki adama göre organize eden, günlük yaşamı iş dışında alışveriş, sohbet, kuaför gibi ertelenebilir faaliyetlerden ibaret diyebileceğimiz (çoğunluğumuz böyleyiz diye diyorum, istisnalar lütfen alınmasın) olan ve bir yanıyla da sevmekten çok sevilmekten zevk alan, bir el şıklatmasıyla istediği hemen hemen her erkeği yatağa atabilecek bir cinsiyet grubu mu daha fazla aldatır?
Bence kadınlar detaycı zekalarıyla bunu çok da güzel örtbas edebilir, kimsenin ruhu da duymaz, hanımefendi kişilikleriyle de bu tip faaliyetler bağdaştırılamadığından kimsenin bunları takip edip yakalamak aklına gelmez. Biz de rahat rahat avlanırızJ
Medyadaki bu erkek aldatması normaldir dayatmasına karşı, benim de böyle bir tezim var. Hadi bakalım hodri meydan...
Kaç tane erkeğin gücü ve zekası aynı anda 2-3 kadına yetecek Allah aşkına.... Ortalıkta dolaşan birkaç damızlık yaradılışlı adamın yaşam biçmini “bakın bütün erkekler böyle, en güzel kadınlar bile aldatılıyor”a vardırmanın ne anlamı var.
Geçenlerde bir arkadaş sohbetinde masadaki erkeklerden biri şöyle demişti, siz aldatılmayan kadın var mı sanıyorsunuz, biz de ağız birliğiyle öyle bir iddiamız yok dedik. Niye? Ortamda erkek arkadaşlarımız da vardıJ Bırakalım öyle inansınlar... Böyle düşünerek bile mutlu oluyorlarsa bırakınız olsunlar ve kendilerini bizim yanlarında olmadığımız her ortamda sefere çıkan ve ordaki nimetlerden faydalanan Romalı komutanlar gibi hissetsinler...
Erkek ve kadının ayağına gelen fırsat sayısı arasındaki fark, erkeklerin tahmin edemeyeceği kadar çokJ Şşşşş.... Bırakınız bilmesinler...
Ha, bu yazıyla ben de aslında kadınlar aldatır, aile kurumunun da aşkın da canı cehenneme mi diyorum. Asla.... Kendisiyle barışık, hayattan ve bir ilişkiden ne beklediğini bilen insanların çok sağlıklı ve sadakat dolu ilişkilerinin olduğuna ve doğru olanın da bu olduğuna inanıyorum. Sorun şu ki o kadar azlar veya o kadar bizim gibi hayatların uzağında sessiz ve huzurlu yaşıyorlar ki öyle insanlar yokmuş gibi algılıyoruz.... Yazık...
Oysa aşkla sevişmenin tadı nasıl da başka. Bu da başka bir yazımın konusu olsunJ