​ Aleksandros Alekos & Katerina Katia / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ağustos '13

 
Kategori
Güncel
 

Aleksandros Alekos & Katerina Katia

Aleksandros Alekos & Katerina Katia
 

Tarih, 30 Ağustos 2013! Günlerden Cuma! 30 Ağustos Zafer Bayramının Türk Milleti için önemi, anlamı ifade ettiği mana derin!

İnananlar için 'Cuma'da ' 1400 yıldır farklı kabul edilir, daha kutsal sayılır bu coğrafyada.

Yüce Kitabımız Kur'an da 'Ey iman edenler, cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah'ı zikretmeye koşun ve alış-verişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.' buyruluyor (CUM'A SURESİ / 9)

Buraya kadar her şey doğal, nehir mecrasında, su kendi yatağında denize akıyor gibi görünüyor değil mi?

Ne gezer?

Cemaate Kuran'ın emirlerini ilk ağızdan doğru tebliğ etmekle görevli olanlar, Cuma'nın kutsiyetini öyle istismar ediyorlar ki oturduğu yumuşak koltuktan din adına siyaset, din kardeşliği adı altında, insanlık tarihine kin ve nifak tohumu saçıyorlar.

Ne denir?

Araştıran okuyan vicdan sahibi isen ' Allah ıslah etsin' der geçersin,  din kültürün taklitçilikten ibaretse ekilen nefret tohumu içinde yeşerir, filizlenirsin.

Türk Milletinin içinde büyüyen, onun resmi ve gayrı resmi kaynaklarından beslenen Din adamlarının: Milletin Milli bayramlarına ve Mustafa Kemal Atatürk'e karşı duruşunu anlayamazsın!

Bu kardeşler, sözde tarihimizi cemaate anlatmaya başladıklarında; 30 Ağustos Tarihini kuşa çevirmek için, önce İstanbul'un Fetih'ini sonra Malazgirt meydan muharebesini, Çanakkale destanını, Bedir ve Hendek savaşlarını cümle arasına sıkıştırıyor; Atatürk'ün adını telaffuz etmemek için ecdat sözcüğünün arkasına saklanıveriyor.

Ayrıca bu savaşlardaki manevi olguyu öne alarak, Kuran'ın birçok ayetinde hatırlatılan aklı yok saymayı marifet sayıyorlar.

Dağda ki deliye sorsan, Türk Milleti'nin şu anki konumunu Mustafa Kemal Atatürk'e borçlu olduğunu yalın kelimelerle ifade eder.

Çobanın bildiği gerçekleri Kuran'ın nurunda aydınlandıklarını iddia edenler bilmez mi?

Elbette bilir!

Ama onların asli görevi, Hz. İsa'dan da Hz Muhammed'den de önce var olan ve de imparatorluk kuran Türk milletini sözüm ona din kardeşliği adı altında Araplaştırmak.

Onlar da biliyor ki İstiklal Savaşı kazanılmasa, 'Başkomutanlık Meydan Muharebesi'  zaferle sonuçlanmasa bu topraklarda yaşayan halkın adı:  Aleksandros, Alekos İoannis, Yannis, Nikolas, Nikos, Angelik, Artemisa, Eleni, Ekaterini, Katerina/Katia olacak ve bu isimlerle yâd edileceklerdi.

Bunu idrakten yoksunlar mı?

Bence değil!

Bu oyunun arkasında 30 Ağustos'ta yenilgiye uğrayan hatta askeri hezimet yaşayan 7 düvel'in parmağı var gibi...

Şimdi adını ağzına almamak için direndikleri Mustafa Kemal Atatürk'ün eşsiz dehası ve savaş zekâsı, sezgi gücü olmasaydı, beş vakit Minarelerden ezan sesi yükselir miydi?

Elbette tartışmaya açık!

Ne hikmetse?

Malazgirt meydan muharebesi, İstanbul'un Fethi, Çanakkale Destanı, Başkomutanlık Meydan muharebesi arkasında hep manevi güçten söz edenler; Okyanus aşırı ülkelerden gelip burnumuzun dibinde hâkimiyet kuranlara o manevi gücü hiç yakıştırmıyor.

Osmanlıya Ecdadım derken, Padişah isimlerini telaffuz ederken keyiften orgazma ulaşıyorlar!

Bu garabeti çözecek akıl ve izan arıyorum!

Padişah deyince, benim aklıma, hareminde 100'lerce cariyesi olan, dizginleri haseki sultanın, yeniçeri ağasının, vezir-i azam ve şeyhülislam'ın elinde olan, yönetilirken yöneten biri geliyor aklıma.

Sarayda saltanat içinde yaşayan, İmparatorluk topraklarında yaşayan, özellikle de Türk halkı şimdiki Bangladeş halkı kadar yoksul ve çaresiz!

İlan edilen her savaşta, kazanılan her zaferde yeşil ekin gibi biçilen Türk geliyor gözümün önüne.

Bir de valide sultanın haremden seçtiği cariye ile bir gece halvet olduktan sonra, koynuna aldığı cariyeyi Devlet-i Ali'ye nin paşası veya paşanın oğlu ile evlendiren akıl ve ahlak zafiyeti kemiriyor beynimi.(Ahmet Refik Altınay'ın Kadınlar Saltanatı)

Ve soruyorum kendi kendime...

Osmanlı' ya ecdadım diyen Sahip çıkan akıl ATATÜRK’E neden karşı?
 

 

                    

 

 
Toplam blog
: 380
: 438
Kayıt tarihi
: 27.08.07
 
 

Karanlığın düşmanı Işık! Gecenin zifiri karanlığı, şafak sökerken yerini, ufukta yükselen Güneş Işı..