Ali Bardakoğlu: Müslüman olmanın yegâne ölçütü türban değildir! / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Kasım '10

 
Kategori
Güncel
 

Ali Bardakoğlu: Müslüman olmanın yegâne ölçütü türban değildir!

Ali Bardakoğlu: Müslüman olmanın yegâne ölçütü türban değildir!
 


Cumhuriyet, bir iki gün önce, Ankara Temsilcisi Utku Çakırözer ile muhabiri Fırat Kozok’un, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Bardakoğlu’yla görüşmesini,Diyanet’ten laiklik uyarısı” başlığıyla haberleştirmiş.

Bardakoğlu, soruları, öyle dolambaçlı değil, kesin bir yoldan yanıtlıyor. Bir yasa düzenlemesi yapılırken, buna türban da dahil, “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görüşü nedir?” diye sormanın laikliğe aykırı olduğunu söylüyor.

El sıkma/ sıkmama konusunda, “elini uzatan hanımefendilerin elini sıkmakta” bir sakınca görmediğini belirtiyor; “tokalaşmanın haram olduğunu bildiren açık bir dini metin bulunmadığı”nı da vurguluyor.

Bardakoğlu, “Türban tartışmaları sırasında sizden de görüş istendi. Bu, ileride miras, evlilik gibi konularda da sizden görüş istenmesinin yolunu da açar mı?” sorusuna özetle şunları söylüyor:

“Biz dinle ilgili konularda görüş bildirmekten çekinmeyiz. Ama hiçbir zaman görüşümüz siyasetçinin ne yapacağına ilişkin değildir. Siyasi tartışma, siyasi zeminde yürür. Biz bunun bir unsuru olmadık şimdiye kadar. Ben bu tür konuların Diyanet’ten görüş sorularak çözüme kavuşturulması değil, özgürlükler paketi olarak çözülmesi gerektiğini defalarca söyledim.”

“Türban”ın, 12 Haziran’daki seçim doğru, “siyasetin malzemesi” olacağı kesin. Her ne kadar, “başörtüsü” gibi bir genellemeye gidilse de, söz konusu olan “türban”dır.

“Türban”ı takanlar/ savunanlar, bunun “dinsel bir gerek” olduğunu savunuyorlar.

Oysa “türban” başka, “başörtüsü” başka.

Bardakoğlu, acaba bu konuda ne düşünüyor?

Bardakoğlu, bu konuda “ne düşündüğü”ne yönelik soruya şu yanıtı veriyor:

“Ben yetişkin kadınların başlarını örtmelerinin dini vecibe olarak algılandığını söylüyorum. Siyaset nerede yasaklar, nerede serbest bırakır, o siyasetçinin işidir. Ama şunu da söyleyeyim, bu Müslüman olmanın yegâne ölçütü olarak algılanmamıştır. ‘Başını örtersen, içki içmezsen Müslümansın, tersini yaparsan değilsin’ gibi bir kategorik ayrım da bizim geleneğimizde yoktur. ‘Ben Müslümanım’ diyen Müslümandır.”

Bardakoğlu, “Müslümanlığın inanma, ibadet, davranış ve ahlak yönüyle birçok kuralı”nın, sadece “türban”a indirgenmesini Müslümanlığı anlamamış olmaya bağlıyor.

*****

İlkokula giden çocuklarını “türbanlı” olarak okula sokma, bu konudaki uyarıların ne ölçüde etkili/ ciddi olduğu kestirmek güç, önümüzdeki aylarda da süreceğe benziyor.

Yasaları bir yan atarak keyfiliği kurallaştırma eğilimi, kuşkusuz, birçok sakıncayı birlikte getirecektir. Bu keyfilik, ister istemez, “kötü niyetli” olanı da etkileyecek; “yasa tanımazlık” yaygınlaşacaktır.

Kurallar, yasalar ne için vardır?

Sorunun yanıtı üzerinde düşünmeyenler, Ali Bardakoğlu’nun “türban, Müslüman olmanın yegâne ölçütü olmadığı” deyişi üzerinde düşünseler, olmaz mı?

Türban; koskoca, demokratikleşme yolunda büyük adımların atıldığı savlanan bir ülkede, nasıl olur da öncelikli sorun olarak gündemin ilk sırasında yer alır?

Ülkemde, her alanda bütün sorunlar çözülmüş gibi...

Sorunlar içinde öncelikli olma, bana göre, yemekten önce kahve, sonra çorba içmeye benzer!

 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..