- Kategori
- Sivil Toplum Kuruluşları
Alın papatya falınız sizin olsun

Papatya falını bilirsiniz. Elinize bir papatya alır, başlarsınız ilk yapraktan itibaren koparmaya. Seviyor, sevmiyor… Son yaprağına vardığınızda tek şansınız kalmıştır. Ya seviyor çıkar ya da sevmiyor. Olan çiçeğe olmuştur. Çiçeği kelaynak kuşuna çevirdikten sonra seviyor çıksa ne, sevmiyor çıksa ne.
Bu ülkeyi de seviyor sevmiyor hesaplarıyla papatya falına benzetiyorlar. Herkesin elinde bir sevdadır gidiyor. Sonunda olan güzelim ülkemize oluyor. İnsanımıza oluyor. Bu nasıl kara sevdadır ki papatyayı bitirdiği gibi insanlarımızı da yiyip bitiriyor. Üstelik önümüzü karartmaya çalışıyor.
Bugünlerde bir papatya falı tutturdular gidiyor. Seviyor sevmiyor hesapları uğruna papatya yaprağı yerine adeta insanlar koparılıyor. Demokrasi kopartılıyor. Güven kopartılıyor. Gerilim ve gerginlik üretiliyor. Memleket sevdalısı insanlarımızın zor şartlar altında gözyaşlarıyla besleyip büyüttüğü çiçekler sökülüp atılıyor.
İlim irfan yuvaları olarak bildiğimiz Yüksek öğrenim kurumları topluluğu (YÖK) başındakiler bir araya gelip biz YÖK’sek yok diyorlar. Çiçeği burnunda gençleri yeniden sonu gelmez kavgalara hazırlıyorlar. Haddini aşan sözler sarfediyorlar. Dayatmaya getiriyorlar. Hedef gösteriyorlar. YÖK güya hassasiyet gösteriyor. Dünya çapında ilimde ve bilimde kayda değer bir başarı gösteremeyen YÖK kendini sahasının dışında göstermeye kalkışıyor. Millet iradesinin üzerinde hareket ediyor.
Bu millet herkes kendi işine baksın diye sormaz mı? Benim alın terimle kazanarak verdiğim vergilerle bilim üreteceğine, bilim yuvalarını karıştırıyorsun demez mi? Sizi “sınava” tabi tutmaz mı? Benim şuradaki Hasan emmimi, Mehmet dayımı, Fatma teyzemi, Ayşe halamı düşünemiyor sanmayın. Onlar her şeyi çok iyi düşünüyor ve gerçekleri görebiliyorlar.
Konuşmaktan, düşüncenin özgürce ifade edilmesinden yanayım. Fakat bunun halka rağmen dayatılmasına karşıyım. Bir ülkenin kaderini o ülkede yaşayan vatandaşlar tayin eder. Bu tayinin bir yolu vardır. Bu kural ne adına olursa olsun gerilim ve gerginlik çıkartarak fitne ve fesat tohumları saçarak çiğnenmemelidir. “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” Milletin hakkına saygı gösterilmelidir.
Son aylarda vatan kurtarma sevdasıyla ortaya çıkan yüzlerce irili ufaklı sivil toplum kuruluşu var. Üyelerine baksanız halkın içinden yoksul tabakadan kaç tane insan bulabiliriz diye düşünüyorum. Vatandaşın nezdinde çoktan iflas eden gitti gidiyor, battı batıyor edebiyatına artık son verilmelidir.
Biz Samsun Yazarlar Eğitim ve Kültür Derneği olarak bir hukuk devleti olan ülkemizde huzur istiyoruz. Dayatma ve baskı istemiyoruz. Gerilim ve gerginlik istemiyoruz. Korku ve korkutulmak istemiyoruz. Şucu- bucu’ların yeniden hortlatılarak, kaoslara sürüklenmesini istemiyoruz…
Bu millet Vatanını, Bayrağını, Ata’sını canı gibi sevmektedir. Kimse kimseyi bunlarla sınav yapmaya kalkışmamalıdır. Yine unutulmamalıdır ki bu millet çok papatya falı görmüştür. Artık papatya falına karnı toktur. Üstelik tahammülü de yoktur. Alın papatya falınız sizin olsun. Papatyalarımıza kıymayın yeter.