- Kategori
- Siyaset
Alışık değil ki (Muhalefet ne yapsın?)
Ne ilginçtir ki ülkede siyasi bir gelenek var, iktidarlar koltuklarında oldukları sürece hiç kimse kendilerine karışmasın dokunmasın akıllarına gelen ne varsa rahat rahat yapsınlar ister…
Tek egemen iktidar, şimdi ki haliyle de tek adam hevesi anlayacağınız.
Tarihin aynasına bakmayı unuttuğumuz için her iki olgunun ülkeler de dikta rejimine dönüştüğünü, yönetenlerin “diktatör” olduklarını görmeyi beceremiyoruz…
Demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri de “muhalefet” partileridir. Güç ve iktidar yönetiminde zerre kadar etkili olamazlar, eğer iktidar dışında seçilirlerse de kesinlikle iktidarın hedefi olur, başarmamaları yok olmaları için her türlü engellemenin tarafı olurlar. İktidar belediyeleri ile muhalefet belediyelerini objektif ve tarafsız bir gözle karşılaştırdığınızda gerçekleri görürüsünüz…
İşin en ilginç yanı nedir biliyor musunuz? Ülkede iktidar partisi azıcık çuvallasa saçmalasa, halkın arasında “muhalefet” niye karışmıyor niye müdahale etmiyor yeni moda haliyle de neden proje üretmiyor çare önermiyor deniliyor…
Hayatımda bu kadar saçma sapan bir suçlama görmedim. 1960 senesinden sonra iktidara gelen hangi parti muhalefetin önerisini dikkate almış hangisi muhalefeti yok etmek için yoğun çaba sarf etmemiş bana bir söyleyin…
Neredeyse on bir yıldır iktidar olan partinin genel başkanı b u kafada hayatı boyunca hiç olmamış. Ne düşüncesini ne isteklerini paylaşmış. Kendi pişirmiş kendi yemiş hala da öyle devam ediyor. Alkışlayanlar da gaz verdikçe esiyor yağıyor gürlüyor ve çakıyor. Yani “alışık değil ki…”
İnanmayanlar bugüne kadar ki iktidarın meclisteki tutumlarını, Başbakanın meclis ve meydan konuşmalarını, yaptıklarını aldıkları kararlarını baskılarını gözden geçirebilirler…
Bir küçücük fıkra ile anlatalım konuyu; “Kayserililer” daha rahat anlarlar…
“Cimrinin biri denize düşmüş. Haliyle de seyretmeye alışkın olan halkımız bir anda etrafında toplanmışlar.
Adam suya batıp çıktıkça “ver elini, uzat elini” diye bağırıyorlarmış. Ancak bunca çabaya bunca bağırmalara rağmen adam bir türlü elini uzatmıyor elini vermek istemiyormuş…
Oradan tesadüfen geçmekte olan bir bilge sormuş kim bu batan çıkan diye. Adamın cimri biri olduğunu öğrenince demiş ki;
Yanlış yapıyorsunuz beyler bu adam “alışık değil ki” adamın elleri hep almaya alışmış, onun için de “ver elini” diye değil “Al elimizi” diye bağırın bakın hemen verecektir.
Topluluk bilgeyi dinlemiş dediği gibi bağırmışlar “Al elimizi…” Adam uzatılan eli tutmuş ve boğulmaktan kurtarılmış…”
Demem o ki iktidar ve yandaşları artık almaya alıştılar, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da muhalefet ağzıyla kuş tutsa yaranamayacaktır.
Lütfen sizler de muhalefet bir şey önermiyor, bir projesi falan yok, sorunlarımıza çare olmak istemiyor hatta iktidar olmak, seçilmek istemiyor, adam gibi lider yok gibi saçma sapan şeyler söylemeyin. Bu işin kaymağını yemeye alıştılar eh sizlerde durmadan alkışlıyorsunuz nasıl olsa. Bundan sonra da
Muhalefetin aklınızı çelecek en ufak bir oluşumuna izin vermezler. Bir kere adamlar “alışık değil ki…”
Efendim bir pazartesi yazısında daha merhaba,
Sağlık huzur başarı ve bol para ile her şeyden önemlisi mutluluklar diliyorum…
Erdoğan ÖZGENÇ