Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Erdoğan Özgenç DOST MECLİSİ

http://blog.milliyet.com.tr/erdoganozgenc

26 Mart '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Doğru söylemek (doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar)

İnsanoğlu eğer doğru bildiğini savunamıyor, eğer hak ettiğini almak istemiyor ve kendisinin başarısına mutluluğuna gereksiz şekilde engel olanlara karşı mücadele etmiyorsa, kesinlikle “esaret” altında yaşıyor demektir.
Düşüncelerinize görüşlerinize hayallerinize karşı olan çok kişi olacaktır. Zaten son yıllarda medeniyetin insanlığa en büyük kötülüğü de budur ki herkes kendisinin haklı olduğunu düşünmektedir…

Dört kurbağa nehrin kıyısında yüzmekte olan bir “kütüğün” üzerine oturmuşlar. Kütük birden bire akıntıya kapılmış ve hızla nehrin aşağısına doğru sürüklenmeye başlamıştır.
“Kurbağalar” her şeye rağmen hallerinden çok memnundurlar. Kendi aralarında sohbete başlarlar.
Kurbağanın biri
“Ne harika bir “kütük” canlı gibi hareket ediyor…”
İkinci kurbağa ise;
“Hayır, arkadaş bu kütük diğer kütükler gibi ve hareket etmiyor. Hareket eden “nehrin” ta kendisidir. Nehir “denize” doğru akıyor be bizi de sürüklüyor…”
Üçüncü kurbağa da;
“Ne kütük ne nehir hareket ediyor, hareket eden sadece bizim “düşüncelerimiz.” Çünkü yeryüzünde düşünce olmadan hiçbir şey hareket edemez…”
Gördüğünüz gibi üç kurbağa kendi aralarında neyin hareket ettiği konusunda tartışırlar ama hiç kimse diğerinin fikrine saygılı olmaz bir karara varamazlar.
Bir ara yanlarında sessizce duran “dördüncü kurbağaya” döner ve bu konudaki fikrini sorarlar.
Dördüncü kurbağa da;
“Üçünüz de haklısınız. Kütük su ve düşüncelerimiz hareket ediyor…” der…
Bunun üzerine kendi düşüncelerinin doğru olduğunu söyleyen kurbağalar sinirlenirler ve dördüncü kurbağayı kaldırıp suya atarlar…

Ne ilginçtir ki, son yıllar da halkımızın arasında son derece sık bir şekilde kullanılmaya başlayan bir deyiş vardır; “Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar…”
Bu yıllar da ülkenin geldiği yere baktığımızda gelişen ‘yaranma ve yağ çekme politikaları ile “çıkar ilişkilerinde” kazançlı çıkma eğiliminin insanları doğru söylemekten, dürüstlükten, sadakatten uzaklaştırdığı görülmektedir. Doğruluk dürüstlük ilkesi nerede kaldı da bu ilke tamamen unutulmuş “nabza göre şerbet” anlayışı egemen olmaya başlamıştır, iyi irdelemek lazım. Görülen o ki; yeni vatandaş tipi artık budur…
Bu düşüncelerin artık yadsınmadığı ülkemizde doğruyu söyleyen de doğru yolu göstermeye çalışanlar, gerçekleri ortaya koyanlar da artık ikinci paragrafta yazdığım yeni vatandaş tipleri tarafından yargısız infaz edilmekte, suçlanmakta hatta yok edilmektedir.
Bu ülkede halkın yönetimlere yön vermesi kararlarda etkin rol alabilmesi ve caydırıcılık hakkını kullanabilmesi için siyasi ve ekonomik açıdan “bilinçlenmesi” gerekmektedir. Ne yazık ki din sömürüsü ve cehalet bu yıllarda buna birinci derece de engeldir. Bu iki kanatta da doğru söyleyenler dokuz köyden kovulmaktadır…
Bu günlerde “Akil insanlar” seçmek niyetinde olan insanların düşüncesi artık kesinleşmiştir ki, o düşünce cehalettin de din sömürüsünün de süreceği ve asla bitmeyeceğidir…
Yanına lütfen biraz da terörden beslenmeyi bölünme ve kardeş kavgalarını çerez olarak koyun bakın bakalım ülkemizde her şey güllük gülistanlık mıymış görün…
550 milletvekili seçmiş meclise göndermişsiniz, bizi temsil etsin bizim adımıza karar versin düşünsün sorgulasın ve uygulasınlar diye, hayret ki bu kadar adam içinde “akil insan” seçememişler topu yine ikinci sırada belirlenen yeni vatandaş tiplerine atmışlar. Hayırlısı olsun…
Hayırlı sağlıklı huzurlu ve “İnşallah” mutlu günler efendim. “Maşallah” hava da bugün harika “Şükürler olsun” ki bugün de yaşıyoruz…
Karşılıklı görüşecekler, anlaşacaklar(?) ve eminim karar vereceklerdir. Rahmetli babam böyle zamanlarda “iki kişi konuşurken üçüncüye bok yemek düşer” derdi. Galiba bu ülke vatandaşına biçilen ve yakışan kıyafet bu…

Erdoğan ÖZGENÇ

 
Toplam blog
: 846
: 425
Kayıt tarihi
: 26.06.12
 
 

Emekli banka müdürüyüm ama kart vizitimde "insan" yazıyor. Adana'da ikamet ediyorum. Herk..