- Kategori
- Gündelik Yaşam
Cepten yemişiz mutluluğu

alıntıdır
Geçtiğimiz Cuma akşamı kız kardeşimdeydim. Her Cuma görüşmeye söz verdik birbirimize adeta. Haftanın bütün yorgunluğunu onunla sohbet ederken unutuyorum.
Çocukların çok sesli koroyu andıran sesleri ise sevdiğim bir şarkı melodisi gibi geliyor kulağıma.
Cuma günü işten çıktım ve soluğu her zamanki mutfak köşemizde aldım. Sohbet ederken nereden aklımıza geldiğini anlamadan 17 sene öncesinde bulduk kendimizi.
Ablamın düğün cd.sini izlemeye koyulduk. Yılların ne denli çabuk geçtiğinin ispatıdır fotoğraf albümleri, kamera çekimleri. Bir zaman tüneli misali bizi bulunduğumuz yerden alıp, bambaşka bir zamana götürdü sanki.
17 sene evvelinde hayatımızda olan ama şimdi çoktan aramızdan ayrılmış isimleri gördük. Herkes öylesine neşeli, öylesine tebessüm doluydu ki, sanki hiç gitmeyecekmiş gibi.
Zaman bazılarımızı değiştirmişti. O koca yıllar bizi çok başka yerlere getirmiş, fiziki açıdan değiştirmiş, fikir açısından olgunlaştırmıştı.
Herkesin bir birine anlatacak ne çok şeyi varmış meğer, kimse susmuyordu.
Saçları bu kadar beyaz değildi babamın, ağabeyimin saçları ise henüz dökülmemişti. Annemin elleri daha gençti. Ben bulunduğu ortamda var ile yok arası denebilecek kadar küçüktüm.
Şimdi çok tatlı bir oğlu olan bebeklik arkadaşım o zaman da yanımdaki yerini almıştı. Uzaktakiler yakındaydı o zaman. Yakındakiler ise sözde değil, özde olanlardı.
Ne çok şey değişmiş…
Düğünlerde masa masa gezmeler yerini toplu “hoş geldiniz”lere bırakmış. Masa üzerinde oynatılan ve halinden son derece mutlu olan çocuklar şimdiler de I-pad lere merak salmış.
Çoktandır eskisi gibi gülmez olmuş yüzler. Kaybedilenler, yaş alanlar, yıprananlar kalmış geriye yüzleri beş karış.
Oysa hepsi gülüyormuş o eski kamera çekimlerinde.
Cepten yemişiz mutluluğu, hiç bitmez sanmışız. Çoğaltmak yerine kullanıp, çılgınca harcamışız.