- Kategori
- İnançlar
Allah'a eş koşmak!

Yıkılan uygarlıklara dikkat ettiniz mi? Hepsinin ortak bir özelliği var!
''En üst ihtişamı yaşadılar ve Allaha şirk koştular!''
Türkçesi şu!
“Biz de Allah gibi dilediğimiz şeyi yapıyoruz!” Dediler.
Son sözleri bu oldu!
Size şahit olduğum bir olayı anlatacağım. Daha önce de anlatmıştım.
Yemende çalıştım ben. Marib şehrinde. Burada büyük uygarlıklar yaşanmış. Büyük bir baraj yapmışlar burada eskiler. Kalıntılarını görseniz şaşarsınız. Taşlar öyle kenetlenmiş ki ayıramıyorsunuz. Ya su dağıtım yolları? Onlar da bir mühendislik harikası.
Arazide köprü yapıyoruz. Dört beş çocuk geldi yanımıza. Genelde sakız bulunduruyoruz yanımızda. Sandviç tipi ekmeklerimiz de var çantamızda. Baktım çocuğun elinde bir heykelcik var. Yanımızda çalışan Yemenli Muhammet’e “ söyle de versinler bana şunu” dedim.
Baktım ki heykelcik tarihi bir eser. Harika bir görüntüsü var. Göz kırışıklarını bile görüyorsun . Sırlanmış. Sanki canlı gibi bakıyor.
Biraz sakız ekmek verip gönderdik çocukları. Çantaya koydum heykelciği.
Akşam dönüşte şantiyeye girer girmez sahaya koştum. Top oynayacağız. Heykeli çantada unuttum tabi ki!
Aradan iki gün geçti. Sabah işe gideceğiz. Arabaların hepsi bir ekibi aldı götürdü. Bize araba kalmadı. Ben de patrona söyledim bizi götür araziye diye.
Giderken patron aynadan arkada oturan arkadaşla konuşuyor.
“İbazer, iyi kurtardım seni hapisten! Yoksa en az bir yıl içerdeydin! İşçi nereden bilsin heykelin tarihi eser olduğunu dedim!”
Birden aklıma heykelcik geldi.
“Heykel çantada mı İbazer?” Dedim.
“Ondan bahsediyor ya Erdoğan Bey! “ Dedi İbazer.
Ben top oynamaya gidince İbazer heykeli almış çantadan, götürmüş dolabına koymuş. Yemenli Muhammet takip ediyormuş bunu! Gitmiş polise şikayet etmiş.
“Türkler tarihi eser kaçırıyorlar! “Diye.
Polisler gelmiş, İbazeri bulmuşlar, heykeli almışlar. Patron, bu işçidir anlamaz bunun tarihi değeri olduğundan demiş. Polisler gitmişler.
Bunu duyunca İbazere kızdım! Yemenli Muhammedi de bizim ekipten aldırdım babama söyleyerek!
Yemenin o ücra köşesinde o heykelin çok anlamı vardı. Orada büyük bir uygarlık yaşanmıştı. Bolluk bereket içinde yaşayan halk gün gelmiş şımarmıştı, azmıştı.
Birgün baraj yıkıldı! Her yanı su bastı. Ne insan kaldı ne uygarlık!
Sıfırdan başladılar! Taşı yontacaklar. Cilalayacaklar. Tekerleği bulacaklar. Heykel yapacaklar! Kendilerini birşey sanacaklar da..!
Haydaaa!
Yeni bir kıyamet!
İnsanoğlu akıllanmayacak!