- Kategori
- Güncel
Allah nerede?

Allah bilir.
Allah yardım eder.
Allah görür.
Allah verir.
Allah alır…..
Bu türde cümleleri istediğimiz kadar uzatabiliriz. Onun bütün sıfatlardan münezzeh, hiçbir yerde bulunmaya ihtiyacı olmadığını biliriz de, nedense bir ihtiyacımız olduğunda yanımızda oluvermesini isteriz, hatta öyle olduğuna inanırız. Genelde ihtiyacımız olmadığında aklımıza daha az gelir. Bize uzak dursa da pek önemli değildir. Amma, ihtiyacımız varsa hemen yanımızda olmalıdır.
İnsanların bilerek veya bilmeyerek içinde Allah geçen cümlelerine bakarsak, o bize ne fazla uzakta nede fazla yakındadır. Gerçi “size şah damarınızdan daha yakınım” der ama yinede kurulan cümleler onu ihtiyacımız olduğu yere koyma eğilimindedir. Allah birdir ve ondan başka tanrı yoktur. Ona ev diye camileri kiliseleri havraları ve daha birçok tapınakları yapan insanoğlunun onu hemen lazım olduğunda geliverecek yakınlıkta bir yerde tutmak istediği gibi bir olduğunu düşünmek pek de yanlış olmayacaktır.
Bu konuda ben biraz farklı düşünüyorum. Allah’ı düşünce ve davranışlarımızla içimizde biz tezahür ettiririz. Onun sevgisini düşünce ve davranışlarımıza kattığımızda, onun içimizde olduğuna inanıyorum. Dinlerden, din kitaplarından, tarikatlardan önce onun sımsıcacık sevgisini içimizde hissetmeliyiz diye düşünüyorum. Eğer bu ilahi sevgiyi hissetmiyorsak, dinlerin, kitaplarının, tarikatlarının çok fazla yardımcı olabileceğini düşünmüyorum.
Birçoklarının özellikle ön plana çıkardıkları Allah korkusu bence Allah sevgisini gölgeleyici bir unsurdur. Denilecektir ki “bütün kitaplar Allahın vereceği cezalar ve cehennem anlatıları ile dolu.” Din kitaplarının insanları kısa yoldan kötülükten uzaklaştırmak için böyle bir yol seçtiklerini düşünüyorum. Üstelik dünyanın durumuna baktığımızda ne kadar başarılı olup olmadıkları da meydanda.
Bu nedenle insanların gözlerinin içine bakıp oradan kalplerindeki o meknuz sevgiyi görmemiz lazım. Bunu aynada kendi gözlerimize bakarak da başarabiliriz ama kendimize çok düşkün olduğumuzdan aklımız ve gözümüz başka yerlerimize takılacaktır. Önyargısız, içimizdeki o ilahi sevginin kanalı ile karşımızdakinin kalbine bakmaya çalışmamız gereklidir. Bu önyargısız bakışı karşımızdaki bir çocuksa çok daha rahat gerçekleştiriyoruz. Bundan dolayıdır ki, çocukları sevmeyen pek yoktur. Çocuklara karşı yapılan her kötülük bizi çok daha fazla yaralar. Onların korunmasını çok daha fazla önemseriz. Eğer herkese çocuklara baktığımız önyargısız, Allah sevgisi ışığında bakarsak, yarınlar bu günlerden çok daha mutlu ve umutlu olacak diye düşünüyorum.
İzmir - 2010-11-12