- Kategori
- Eğitim
Almanya'da Gör Dediler
ALMANYA VE TÜRKİYE
1.
Yer Almanya, bir okul binasının elektrik panosu; göstergeli cihazlar, sigortalar o kadar eski ki Türkiye’den ziyarete giden ekipten birisi dayanamayıp soruyor:
“-Bu kadar eski cihazları yenilemeden kullanıyorsunuz. Bunun özel bir sebebi var mı?”
Alman uzman cevap veriyor:
“-Çalışıyor.”
2.
Yer yine Almanya okulun bir sınıfında tüplü ekranların kullanıldığı bilgisayarları gören Türkiye’den Okulu ziyaret eden ekipten bir kişi dayanamayıp;
“-Biz Türkiye’de okullarımızda LCD monitörler kullanıyoruz, sizlerse tüplü monitörler kullanıyorsunuz.”
Tercüman Türkçeyi Almancaya çeviriyor. Alman soruya gülerek cevap veriyor.
“-Bunlar çalışıyor, biz de çalışan monitörleri satacak kadar atacak kadar zengin değiliz.”
3.
Yer yine Almanya bir biyogaz tesisini gezmekte olan Türkiye’den gelen ekibe biyogaz tesisini Alman uzman anlatıyor, tercüman da çeviriyor.
Alman uzman: “Bu tesiste yaş hayvan gübreleri fermente edilir, normalde daha uzun zaman alacak fermantasyon süresi azaltıldıktan sonra ortaya çıkan metan yakılmak suretiyle alternatörler elektrik enerjisi üretir. Prensip olarak doğalgaz değil de burada açığa çıkan gazın yakılması ile elektrik üretilir. Bu tesisten üretilen elektrik enerjisi ile sekiz yüz aboneye elektrik enerjisi sağlanır, aynı zamanda üretilen gazın bir kısmı da aynı sayıda konutlarda tüketilir. Metandan ayrışmış gübre organik hale dönmüş olur, yanma sırasında açığa çıkan ısı enerjisi de eliyle yan tarafı işaret ederek kereste kurutma işleminde kullanılıyor.” Tesisi merakla izleyen Türklere Alman uzman can alıcı şu soruyor:
“- Sizce bu tesiste kaç kişi çalışıyor olabilir?”
Cevaplar, beş, on yirmi havada uçuşuyor. Tesisten içeri giriliyor ve tesiste sadece bir teknik personelin çalıştığını Alman uzman Türk ekibe gülümseyerek gösteriyor.
Türklerden biri soruyor:
“-Bu nasıl oluyor?”
“-Çiftçiler yaş gübreyi getirir, kuru gübreyi götürür. Hızlı bir şekilde yaş gübre organik gübre ile takas edilmiş olur. İşletmede akıllı otomasyon sistemi kullanılır, diğer işler makinelerce yapılır.”
4.
Yer yine Almanya, Türkiye’de de şubeleri olan bir teknoloji markete giren Türk ekipten birisi bir fotoğraf makinesi satın almak istiyor. Cebindeki nakit parayı harcamak istemeyen Türk vatandaşı cüzdanından kredi kartını çıkarıp tam kasiyere uzatırken kasiyerin suratı ekşiyor ve
“-Only cash”diyor.
Sadece nakit olarak satış yapıldığını duyunca şaşıran ekip üyesi mecburen fotoğraf makinesi aldığı yere geri bırakıyor ve yanlarında bulunan ve doğma büyüme Almanya’da yaşayan Türk tercümana “bunların Türkiye’de de mağazaları var ve bırak kredi kartını böyle bir makineye bir yıl taksit yapıyorlarken burada nakit satmalarının hikmeti de nedir.”
Tercüman: “Hükümet vatandaşlarının kredi kartı ile kontrolsüz aşırı tüketim yapmasını istemiyor, o yüzden de burada kredi kartları pek tercih edilmiyor.”
*
Böyle birçok örnek var: bunlar öyle hikâye falan da değil, yaşayan anlattı. Zenginleşme çok harcayarak değil, üreterek, üretim sonucu elde edilen ticaret ile dünyaya yüksek teknoloji mal satarak oluyor. Bu anılarını anlatan kişi: “- en garibi de biliyor musun?” diye sordu. “Nedir?” Dedim. “Almanya’da bunlar olurken, Türkiye’de shopping fast festivalleri sayesinde Çin’in en ucuz ve kalitesiz malları öyle bir ihtiyaç var mı yok mu aldırmadan, insanlara taksitle satılıyordu.”