​ Alt Kültürü tanıyalım / Kültürler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '13

 
Kategori
Kültürler
 

Alt Kültürü tanıyalım

Alt Kültürü tanıyalım
 

Googleden alınmış


Burada iki satır yazı ile kendini blog yazısı yazdığını sanan cevvallere ve alt kültürün sanki psikolojik bir nevroz yarattığını sanan okuma bildiği halde okumayan, öğrenmeyen ve bu menhalde de Aydınlanmaya çalışan arkadaşlara genelde çamur atma eğilimi olanlara yönelik olarak alt kültür tanımını içeren yazımı paylaşmak istiyorum. Eee çakma makma serde biraz sosyologlukta var.

Toplumsal hayatın özellikleri gereği, herhangi bir ülkede tek bir dilin, tek bir kültürün, tek bir yaşama biçiminin mevcudiyetinin olduğunu söylemek oldukça zordur. Bu durum, toplum içerisinde ve kültür alanı itibariyle farklı isimlerle adlandırılan bir çeşitlilik yaratmaktadır.

Bir toplumdaki insanların bir kısmı operaya, baleye gider, klasik müzik dinler. Diğer bir kısmı “Gülhane Konserleri”ne gider, arabesk müzik dinler. Bir kısmı Türk Sanat Müziği dinler, bir kısmı Türk Halk Müziği, bir kısmı Anadolu Rock, diğer bir kısmı hip-hop müziği dinler. Bir kısmımızın giyim kuşamı, toplumun diğer bir kısmından ya da genelinden oldukça değişik olabilir. Ve bütün bu kesimler, yaptıkları her bir davranışa belli bir anlam verebilir. Kendimizce, kimi zaman ortak olduğu varsayılan kültürün normlarıyla ters düşen, çatışan ya da kimi zaman hoş görülen bir yaşam tarzı geliştirebiliriz. Bu resim, bütünüyle hayal ürünü bir şey de değil ayrıca; zira sokağa çıktığımızda, hatta ailemizden ve sosyal çevremizden başlayarak bütün bu durumlarla karşılaşabilmekteyiz.

Sosyal bilimlerde, toplumsal hayatta karşılaştığımız ve bir şekilde beğeni ya da hoşnutsuzluğumuzu ifade ettiğimiz bu durumlar için belli kavramlar, adlandırmalar geliştirilmiştir: Alt kültür, karşı kültür, popüler kültür, yüksek kültür, kitle kültürü, halk kültürü gibi... Aşağıda kısaca Alt Kültür tanımlanmaya, tanıtılmaya çalışılacaktır tarafımdan.

Toplumun bir kısmını toplumdan ayıran kültürel yapılara verilen isimdir. En basit anlamıyla “alt-kültür” kavramı toplumdaki azınlık (veya alt) grubun değer, inanç, tutum ve yaşam tarzını ifade eder. Bu grubun kültürü, hâkim grubunkiyle alakalı olsa da ondan farklılaşacaktır. Bugünlerde büyük ölçüde genç insanların kültürleriyle (1960’ların Mod tarzı giyinenleri, rock’çılar, dazlaklar, punklar) ilişkilendirseler de, aynı zamanda etnik, toplumsal cinsiyet ve cinsel grupları da kapsayabilir. Bir toplumdaki kültürlerin çeşitliliğini görme imkânı verdiği için alt kültür kavramı önemlidir. Daha önceki gençlik kültürü kavramı, genç insanlar arasında tek, homojen bir kültürü varsayma eğilimi gösterirken, alt kültürel yaklaşım özellikle sınıf hatları boyunca bu kültürün parçalanışına vurgu yapar. “Karşı-kültür” kavramında olduğu gibi, “alt kültür” de egemen kültüre belli bir direniş biçimini varsayar. Ancak bu sadece bir varsayımdır. Çünkü alt kültür egemen kültüre karşıymış gibi görünse de gerçekte egemen kültürün ve popüler kültürün alt eğitimsiz ve düzeysiz kodlarını temsil eder.

Alt kültür kavramı çeşitli tanımlarla açıklanabilir. Popüler kültürün dışında kalan, kendi kendini yaratmış ve kendine özgü bir yaşam tarzı benimsemiş topluluklara verilen ad denilebilir. bir de tabii alt kültürlerin popüler kültürle yıldızı barışmayan muhalif bir yanları var. bu nedenle sistemlerin insan hayatına müdahale edip onu hiçleştirdiği her yerde, bunun cevabı olarak alt kültür hareketlerin oluşacağı ortada. Alt kültürlerin kendi hayatlarını yaşamaktan başka gelmeye çalıştığı bir nokta olduğunu düşünmüyorum. Onlar zaten hep azınlık olarak kalacaklarını onları kendileri yapan şeyin de bu dışlanmışlık olduğunun bilincindeler. İçlerinde ideolojik bir amaç doğrultusunda herhangi bir felsefeye hizmet edenler de olabilir. Bunları dışarıda tutmak gerekir. Kısaca alt kültürler, doğuş safhası ve varoluş aşamalarının farkındalar. Bunun sonucu olarak da dışarıya karşı, kapalı kutu durumlarını muhafaza etmeyi seçiyorlar.

Alt kültürü yapan şeylere gelince bunlar çok boyutlu. Yine de en basit tanımıyla popüler kültür ve elinden geldiğince sistemle göbek bağını koparmış, dışarıda ve kenarda olmayı kabullenebilme cesaretini göstermiş oluşumların ismidir alt kültür.

Varoşlarda oluşmuş ve yaşam tarzı haline gelmiş bir arabesk kültür var. Popüler kültürün girdilerine yabancı olmayan bunun yanında kendine ait bir yan kültür yaratan bir varoş çoğunluğu göz ardı edilemez hatta o varken yurtdışından ithal edilmiş punk, anarşist, eşcinsel oluşumlardan bence söz edilmemeli. Ekonomik durumları, hayat şartları gibi yoksunluklarıyla içlerindeki isyanı harlayan bu insanların hayatları arabesk. Acı, hasret, umutsuzluk, kadere sitem olmazsa olmaz duygu halleri. Köyleriyle irtibatı koparmış şehrin dokusuna da ayak uyduramamış bu insanlar arada kalmanın boşluğunu yaşıyorlar. Merkezlerinde; çeşitli akım, dini oluşumlar, siyasi oluşumlar, kurtarılmış bölgeler gibi unsurlar hâkimdir.

Buralara sistemin yumuşak karnı olarak bakmak yanlış olmaz aslında. Acıyı bir hayat felsefesi haline getirmiş bu kültürün insanları yer yer suskun almayacaklarını verecek cevapları olduklarını zaman zaman ifade ediyorlar. Çoğu zaman bir kabullenme durumu hâkim olsa da bazen bir patlama hali mevcuttur. Müzik olarak Arabesk "isyanın müziği" görevini biçim değiştirerek rap ve rock a bırakmış durumunda şimdilerde.

Hayatlarının aslında arabesk olduğunun farkında olan gecekondu bebeleri, kenar mahalle gençleri, her şeye rağmen hayatın yüzüne ufak da olsa bir gülücük kondurabilmeyi ve hayatın kendisi öğrenmişlerdir.

Sistem bu tür oluşumları da zaman içinde kendine uyumlu hale getirmiştir. Önemli olan; isyanın evcilleşmemesi, öfkeyi kontrol etmemeyi öğrenmektir. Büyük şehirlerin izbe yerlerine yuvalanmış ve geldikleri toprakların bir kopyasını yabancı oldukları topraklarda oluşturan bu alt kültüre ait insanların şehirle yüz yüze geldiklerinde gösterecekleri tavır çok önemlidir. Bu düşük profilli tavrı, bu kültürden beslenerek sanatçımsı bir kimlik altında yaşayan ve bu kültür kodlarına ait davrananları görsel ve sosyal medyada sürekli gördük ve görüyoruz.

Görünen o ki sözde güya muhalif kodlar taşıyan alt kültür gruplarının yanında kazanan, çoğunlukla onu yaratan ve var eden şehir, egemen güçler ve iktidarlar olmaktadır.

Çünkü alt kültür grupları, bir anlamda, oynanan satranç oyununda her an kullanılmaya hazır iktidarın piyonlarıdır.

Nizamettin BİBER 

 
Toplam blog
: 887
: 2743
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..