- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Alternatif öz yaşam hikayesi yazmak

Kendinizi tanıtır mısınız dendiğinde hep içimde fırtınalar eser. Hayır sıkıldım artık o klişe özgeçmiş kalıplarından. Artık özgeçmişim bana ait olmalı. Bundan sonrada yapacaklarımı klişelerle değil, içine eklediğim hayallerim ve düş kırıklıklarıyla birlikte yazmak istiyorum. İçi ben kokmalı. Okuyan herkes beni duyumsamalı. Benimle birlikte yaşam denilen filmin her karesini acısıyla, sevinciyle birlikte seyretmeli bir bir. İşte size benim özgeçmişim, hayallerim ve benden oluşan.
O, bahar mevsiminin bir yerinde, balık burcunun tüm romantizmini üzerinde toplayarak, beş çocuklu bir ailenin 4.ferdi olarak dünyaya geldi.
Çocukluk yıllarında öteki ben’i ile tanışmadan yaşadı. Kendi iç dünyası ile keşif yolculuğu ortaokul döneminde başladı. Yaratıcı bir ruha sahip olduğunu yapmış olduğu el sanatlarından anladı. Sanatsal bir alanda iş yapma arzusu ve yeteneği onun yazmış olduğu başarılı kompozisyon ödevleriyle ilk ışıklarını yaktı. Lise yıllarında ise rol yapma yeteneği, onu başrol oynamaya ve ünlü tiyatro sanatçılarından övgü dolu sözler işitmeye dek götürdü.
Sanat, onun yaşamının ilk yıllarına vurulan damgaydı. Yaşamını şekillendiren iş, sanat alanında bir yerlerde durmalıydı. Fakat bu yönde düş kurma cesareti hiç olmadı. Sanat, onun gençlik yıllarında hem para yapmayan hem de itibarı olmayan bir meslek sınıfında yer alıyordu.
Sanat dışında hiç düşü olmadı. Bir gün sınıfında öğretmeni ona fikirlerini ve toplumda yapmak istediğin değişiklikleri ancak bir politikacı olursan gerçekleştirebilirsin dedi. Ve ona eğer politikacı olduğunda bunları yapmazsan gelip senden hesap sorarım diyerek ekledi. Düşledikleri çoğalıyordu.
Geri dönmeyi hiç düşünmeden yola çıkan olmak istedi yaşamının her anında. Bazen çıtır çıtır kestane kızaran bir soba kenarında yatan bir kedi olmayı düşledi ama düşlerinin çoğunda denizin hırçın dalgası olmayı istedi. Ama ne sıcak yuvanın miskin kedisi ne de ne de kızgın dalgaların delişmen kürekçisi olabildi.
Bilincinde yer alan akıllı devi uyandırıp, kendisine bir rota çizmesini emretti. Kişisel tarihini yazmanın en zorlandığı yazı olamaması için mutlaka doğru bir rotası olmalıydı. Onu en çok acıtan ve en zor yazılan yazı yapamadıklarını kaleme aldığı hayat hikayesi olsun istemedi. Hayat kendisiyle hesaplaşmasına dönüşmemeliydi. Hep yeniden başlamak ile dalgaların sürüklediği yere gitmek arasında gelgitler yaşamanın ötesinde bir noktadan hayatı yaşamayı yeğledi.
Çantasında kilitli tuttuğu öteki ben ile buluşma vakti geldi çattı. Dönüm noktasında hayatının rotasını belirleyecek önemli kararların eşiğindeydi. Sanat ve toplumun değişimi için politikacı olmak. Bu iki düş artık bir hedef olmuştu. Toplumsal değişimi sağlamak için önce teknik donanım, sonra siyaset ve beraberinde sanatla içiçe giden bir yaşam.
Pratikte toplumun nasıl idare edildiğini ders notlarından sonra bir de gerçek yaşamda tanıma ve öğrenme fırsatı yarattı kendine. Nefes alış verişinde ritim bozuklukları olmaya başladı. Çünkü zaman daralıyor ve düşler gerçeğe dönüşüyordu. Bir idam mahkumu telaşıyla yaşamı tüketmeye çalışıyordu. Çünkü daha ömrünün olup olmadığını ona can veren yaratıcı kudret dışında kimse bilmiyordu.
Son üç yıldır uyku saatlerini en aza indirerek çalışmaya başladı. Düşlerini gerçekleştirmesi için rotasından ayrılmaması gerektiğinin bilinciyle çalışıyordu artık.