- Kategori
- Siyaset
Altın terlikli sultanlar...

Televizyonlarda gazetelerde çarşaf çarşaf haberler…
Lüks otomobil satışları patladı!.
Milyon dolarlara ev alanlar öylesine çoğaldı ki, inşaat firmaları lüks ev, akıllı ev yapmaya başladılar…
Televizyondaki magazin haberleri en fazla izlenen, reyting rekorları kıran programlar!
Ülkede yaratılan ekonomik mucize(!)den halkın payına düşen refah, sanki halka eşit dağıtıldığı için, halk mutlu, halk umutlu!
Sahi Gazeteler ve televizyonlarda gösterildiği gibi halk mutlu, umutlu, geleceğine güvenle mi bakıyor?
Birkaç gazete ve televizyonun dışındakilere bakılırsa evet!
Halkın yediği önünde yemediği arkasında…
Gelin birde ülke gerçeklerine bakalım:
DİSK’in yaptığı bir araştırmada;
Açlık sınırı 830TL
Yoksulluk sınırı 3.021TL
Asgari ücret 598TL
Ortalama Emekli maaşı 750TL
Ortalama memur maaşı 1500TL
Asgari ücretle çalışan sayısı yaklaşık olarak 4 milyon…
Emekli sayısı 9 milyon…
Çalışan memur, sözleşmeli sayısı 2.5 milyon…
Yeşil kartlı sayısı 13 milyon…
İşsiz sayısı 3, 5 milyon…
Tablo bu!
Bir de madalyonun öbür yüzü var. Yani halka lanse edilen yüzü…
Bilmem kimin son aldığı oyuncağın değeri 850 bin Lira…
Kuyumcu vitrinlerini süsleyen altın terliklerin fiyatı 6000TL…
Seçim zamanlarında halka bedava dağıtılan kömürle ilgili Mecliste yapılan incelemede:
TKİ’lerinin nasıl zarar ettiği ortaya çıkmış!
İktidar yandaşlarından ihalesiz alınan kalitesiz kömürler nedeniyle 4 yandaş firmaya 1.5 milyar lira (Eski parayla bir katrilyon beş yüz trilyon lira) aktarılmış…
Ülkemizin durumu, tam da Fransız hikâyesi gibi değil mi?
Neydi o hikâye? “1789 yılı ekim ayında fakir kadınlar, hükümetin değişmesini istediklerini kral'a duyurmak için versailles sarayı önünde yürüyüş yapıyorlarken, kadınların ne istediğini yanındakilere soran kraliçe marie antoinette'e "ekmek istiyorlar" denilmiş ve o da "ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler" diyerek, bizim ülkenin bu günkü durumuna ta o zamandan gönderme yapmış!
Bu hikâyeye her ne kadar iftira denilse de, her hikâyenin altında biraz gerçek payı vardır.
Anayasa değişiklik paketi, HSYK, Anayasa Mahkemesinin üye yapısı, referandum, CHP’nin koltuk kavgası derken, ülke gündeminden nasıl uzaklaştığımız açıkça görülüyor. Hiç kimse halk yığınları arasındaki uçurumları görmüyor. Hiç kimse yapılan yolsuzlukları umursamıyor! Hiç kimse görevi kötüye kullananlara verilen ceza indirimini konuşmuyor!
Sahi bu halk hala bu iktidara niye oy veriyor?