- Kategori
- Mizah
Amerika ağzındaki baklayı çıkardı
Amerika Dışişleri Bakanı Hillary Clinton; Paris’te yapılan “Suriye Halkının Dostları (!)” toplantısında, yıllardır geveledikleri, açıkça söyleyemedikleri esas amaçlarını dışa vuruverdi…
ABD Dışişleri Bakanı Clinton; “Esad rejimini desteklediği için, Rusya ve Çin bedel ödemeli” dedi, iyi mi?
Bunu niye söylüyorlar ki; sen güçlü ve süper bir devletsin! Git de sen bedel ödet bunlara kardeşim!.. Ama yemezler? Tek başına baş edemeyeceği için, bizim gibi komşu ülkelerin burnunu da boka bulaştırmak istiyor, aylardır bu yüzden bize gaz veriyorlar, esas sebep buymuş...
Hatırlarsanız; birkaç yıl önce Çin, ABD’nin insansız casus uçağını indirip, el koydu. Son teknolojiyle donanımlı bu uçağı; ABD ısrarla, adeta yalvararak istedi, Çinliler vermediler. Günler sonra, uçağın her türlü teknolojik özelliklerini inceleyip, kopyalayıp da öyle verdiler! O zaman niye kendileri Çin’e saldırmadılar da, şimdi bizi Suriye ile çatıştırmaya çalışıyorlar?
Clinton; zirvedeki tüm ülke temsilcilerine çağrıda bulunarak, Rusya ve Çin'in Suriye'ye olan desteklerini kesmeleri için baskı yapılmasını da istedi. Ayrıca, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne de “Suriye'ye yaptırım” çağrısında bulundu.
Eee, Clinton böyle der de bizim Dışişleri Bakanı hiç geri kalır mı?
Toplantıda konuşan Dışişleri Bakanı sayın Ahmet Davutoğlu, Suriye yönetimine yönelik uluslararası baskının arttırılmasını isterken; Beşşar Esad sonrası dönemin hazırlıklarına da, her alanda ve hiç vakit geçirilmeden başlanması gerektiğini belirtti.
(Ba ba baaa… Sanki Esad gitmiş de, yeni hükümet kurması kalmış gibi…)
Davutoğlu, Suriye'deki çatışmaların sona erdirilmesi için etkili bir “Geçiş Dönemi Hükümeti”nin işbaşına gelmesinin gerekli olduğunu ifade ederken; Suriye Halkının Dostları Grubu'nun bir sonraki toplantısının da, New York'taki BM Genel Kurulu'nda yapılması için çağrı yaptı. Ayranımız yok içmeye, tahtırevanla gideriz beyhude yardım etmeye!..
Yahu bunların bu kadar insana değer verdiklerini gördükçe, doğrusu kendimden utanıyorum ama, şu insancıllıkları karşısında da, inanın göğsüm kabarıyor!.. Amerika nere, Afganistan nere, Irak nere, Suriye nere..? Taa Okyanus ötesinden; hiçbir kan, akrabalık, tarih ve sınır bağları olmadığı halde, buralardaki insanlar için “milyar – dolarlar” harcamaktan hiç çekinmiyor bu hayırseverler (!) Ne bonkör, ne eli açık ve vicdan sahibi insanlar şu Amerikalılar yahu!?
Sanki her biri Noel Baba, bizimkisi de Osmanlının Sivas Valisi “Varvar Ali Paşa” gibi maşallah!.. ABD’den ne teklif gelirse “var, var”; komşu Suriye’nin Esad’ından ne öneri gelirse “yok ulan, yok!..” Böyle komşuluk olur mu?
Şimdi de şu habere bir bakalım: “Katliam suçundan kırmızı bültenle aranan, Sudan Devlet Başkanı Ömer Hasan El Beşir’in ordusunu, Türkiye eğitecek…
Türkiye ile Sudan arasında imzalanan askeri iş birliği anlaşması, TBMM’de krize neden oldu: Dışişleri Komisyonu’nda CHP, MHP ve BDP’li üyeler, “Katliam” ile suçlanan El Beşir’in ülkesiyle yapılan anlaşmanın geri çekilmesini istediler. Ancak AKP’li komisyon üyelerinin oylarıyla anlaşmayı onayladılar…”
Şimdi sormazlar mı adama; “Bu ne perhiz, bu ne lâhana turşusu!? Esad diktatörse, Ömer El Beşir de diktatör? Esad kendi halkını öldürüyorsa, (ki, karşısında diklenenleri hep dış güçler yardım ediyorlar); El Beşir bu katliamın kat kat fazlasını yaptı; 300 bin insanı öldürüp, 2,5 milyon insanı da göç ettiren bir zorba bu adam! Tüm dünyada ‘Kırmızı Bültenle’ aranıyor.
Gidebileceği en Batıdaki ülke ise, Türkiye! Diğer tüm ülkelere adım attığında yakalanacak!.. Biz bu adama kucak açıyor; bir de, daha fazla insanının canını yaksın diye, AKP İktidarı sayesinde ordusunu eğitiyoruz!.. Niye önce Esad, niye Sudan’ın eli kanlı katiline aynı tepkiyi göstermiyorsunuz!?” demezler mi?
Bu dış politika böyle sürerse eğer; “Bari Yüce Allah Türk milletine acısın da, yardım etsin inşallah” demekten başka, elimizden hiçbir şey gelmiyor dostlar!..
Sakin KOŞAR…